Hizmette 10+ Yıl ve binlerce müşteri memnuniyeti... | %100 doğru kaynak | %100 memnuniyet | %100 mezuniyet | 0.332 350 23 47
0.541 350 23 42
HUK203U-MEMUR HUKUKU DERSİNİN 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
HUK203U-MEMUR HUKUKU DERSİNİN 1. ÜNİTE DERS ÖZETİNE VE DİĞER DERSLERİN DERS ÖZETİNE ULAŞABİLİR AÖF ÇIKMIŞ SORULARI, DERS ÖZETLERİNİ VE AÖF YARDIMCI KİTAPLARI ONLİNE SİPARİŞ VEREBİLİRSİNİZ...

1.ÜNİTE - MEMUR KAVRAMI

KAVRAMIN DEĞİŞKENLİĞİ SORUNU

Memur kavramı, ülkeler arasında, hatta aynı ülkede farklı zamanlarda ve durumlarda değişebilmektedir.Her ülkede kanun koyucu kendi tarihi, kültürel, siyasî ve ekonomik gereklerini dikkate alarak memurları da içeren kamu personel rejimini belirlemektedir.

POZİTİF NORMLARDAKİ GÖRÜNÜM

Anayasal Düzenlemeler

Anayasal hükümlere bakıldığında, memur statüsü ile ilgili esasların anayasa ile dü­zenlenmesinin ilk bakışta yasama organına olan güvensizliği yansıtması nedeniyle demokratik inançla bağdaşmayacağı düşünülebilir. Ancak uygulamada bu güven­sizliği haklı çıkaracak örneklere de rastlanmıştır. Bununla birlikte, şayet anayasal düzenleme teferruatlı yapılacak olursa -ülkemizdeki gibi- anayasaların değiştirilmesinin zor olduğu sistemlerde, personel rejimi değişimi yakalamakta güçlük çe­kebilir. 

Bunun nedeni, Anayasaların yapıları gereği genellikle ilkeleri belirten, ayrıntı­ya girmeyen ve bu işi kanunlara bırakan bir yol izlemeleridir. Bu sebeple, memur­ların ve kamu görevlilerinin tanımlanmaları, çalıştırılma biçimleri ve buna bağlı olarak yapılan ayrımlar.

Devlet Memurları Kanunu

1961 Anayasasının yürürlükte olduğu 1965 yılında yürürlüğe giren 657 Sayılı Dev­let Memurları Kanunu (DMK) md. 4/A “Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen as­li ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler, bu Kanunun uygulanma­sında memur sayılır” hükmü ile kanun koyucu, daha önce devlet sektörü ve kamu hizmetlerinde baremli, baremdışı, daimi hizmetli, geçici hizmetli, bütçenin R, S cet­vellerinden ücretli, teknik personel, çok geniş ölçüde istisnaî mevkilerde istihdam gibi farklı istihdam şekilleri ve bunun sakıncalarını gidermek için tek istihdam şek­line yönelme arzusunu taşımıştır. Tek istihdam şekli ile kastedilen kamu persone­li, memurlardır. 

Ceza Kanunları

Yeni Türk Ceza Kanununda “Kamu Görevlisi” Kavramı

Yeni TCK memur değil, kamu görevlisi kavramı üzerinde durmuştur (Bkz. md. 6/1 c, 247 vd.). Buna göre kamu görevlisi, “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişidir”.

Yeni düzenleme ile, kamu hizmeti ölçütü terk edilmiş, kamusal faaliyetin yürü­tülmesine katılma ölçütü getirilmiştir. Bu bakımdan yeni TCK’ da özgü suç tipleri sadece memur açısından değil tüm kamu görevlileri bakımından düzenlenmiştir. Ceza Kanunu anlamında kamu görevlisi ve bu arada memurların belirlenmesinde temel ölçüt “kamusal faaliyetin yürütülmesine katılma”dır. Kamusal faaliyet, kural olarak özel faaliyet dışında kalan faaliyetlerdir. Ancak bazen istisnai olarak kamu­sal faaliyetin kamu yararı nedeniyle özel faaliyete de sirayeti mümkün olabilir (Ör­neğin kamu yararı nedeniyle sözleşme özgürlüğüne müdahale, özel hayata müda­hale gibi). Şu halde Ceza Kanunu anlamında kamu görevlisi kavramının eski TCK md.279 kapsamından daha geniş bir anlayışla ele alındığı söylenebilir. 

Askeri Ceza Kanununa Göre Memur Kavramı

1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na göre “memur”, bir askeri vazifeyi yapmakla yü­kümlü olan kimsedir. Memur, amir ve üstün tarifi anılan kanun md.13(Değ, md.15/06/1942 - 4257/1 md.) de açık bir şekilde yapılmıştır. Buna göre; “1-Bu ka­nunun tatbikatında "memur" tabirinden maksat 12. maddede yazılı hizmeti ifa ile mükellef olandır. 2-Amir, makam ve memuriyet itibariyle emretmek salahiyetini haiz kimsedir. 3-Üst tabiri rütbe ve kıdem büyüklüğünü gösterir. 4-Herhangi bir suretle ciheti askeriyece göz altına alınan yabancı devlet orduları mensupları ara­sında astlık ve üstlük münasebetleri cari değildir. Bunlar arasında astlık ve üstlük münasebetleri salahiyetli komutanlar tarafından hususi surette verilen emirle tees­süs edebilir” hükmü yer almaktadır.

MEMUR TANIMLAMALARINDAKİ ORTAK YÖNLER

Genel İdare Esaslarna Tâbi Kamu Hizmeti Kriteri

Kamu hizmeti ile memur arasındaki hukukî ilişki ve bağın belirlenmesi memur ta­nımının unsurlarının ortaya konması bakımından önemlidir. Ingiltere ve ABD ka­mu idaresinde kamu hizmetleri düşüncesi esas alınmamıştır. Kamu hizmetinin sü­rekliliği ilkesi memuriyetin meslek olarak kabul edilmesi ve sürekli olmasını da ge­rektirir. Yine anayasamıza göre memurun bir “kamu hizmeti görevlisi” olduğu, 128. maddenin kenar başlığında ifade edilmiştir. Yasama organınca belirlenen ka­mu hizmetlerinden ancak genel idare esaslarına tâbi olanlarının memurlarca bizzat ifası zorunludur. Kamu hizmeti niteliği taşımayan bir faaliyeti yapan kişi memur sa­yılamaz. Genel idare esaslarına tâbi kamu hizmetleri özel kişilerce ifa edilemez. 

Anayasa Mahkemesi, genel idare esaslarının tanım ve öğelerinin Anayasanın 5, 123, 125, 126, 128. maddelerindeki “esaslar” sözcüğünde aranmasını ve personelin niteliğinin değil hizmetin esas alınmasının zorunlu olduğunu vurgulamaktadır. Ka­mu iktisadi teşebbüslerinde genel idare esaslarına göre yürütülmekle yükümlü ka­mu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler mutlaka vardır diyen Anaya­sa Mahkemesi, bir başka kararında da önemi ve değeri nedeniyle devletin başlıca görevleri içindeki hizmetlerin genel idare esaslarına göre yürütülen hizmetler ol­duğunu belirtmekte, yine diğer bir kararında da bu görüşünü destekleyerek kolluk görevinin genel idare esaslarına tâbi görevlerden olduğunu vurgulamaktadır.

Kamu Hizmetinin Gerektirdiği Asli ve Sürekli Görevleri Yürütme Kriteri

Kamu hizmetlerinin genel özelliklerinden birisi de “sürekli” olması yani devamlı ve muntazam görülmesidir. Sürekliliğin bir yönü “kronolojik” yani zaman bakımından devamlılık, diğer yönü ise “içerik ve yoğunluğu”ndaki istikrardır. Kamu hizmetinin sürekli ifa edilmesi zorunluluğu esas itibarıyla söz konusu hizmeti yapanın da sü­rekli istihdamını gerektirir. Kamu personelinin klasik, temel kategorisini oluşturan ve profesyonel olarak çalışan memurlar, idare teşkilatının olmazsa olmaz (sine qu- a non) nitelikteki unsuru olduğu için, Kanun-i Esasi’den beri memur statüsüne iliş­kin kimi hükümlerin başta anayasalarda bulunması, onların devlet ve diğer kamu tüzel kişileri için asli unsur olduklarının kabul edildiği anlamına da gelir. Kamu hizmetinin “sürekli” görülmesi zaten kural olduğuna göre bu hususun anayasal dü­zeyde ayrıca ve açıkca belirtilmesine gerek olmadığı şeklinde bir düşünce her za­man isabetli olmayabilir. Kuruluş kanunu ile bir kamu hizmeti geçici bir süre için öngörülebilir. Sözgelimi GAP İdaresi on beş yıllığına(388 s.KHKmd.1) kurulmuş bir idare olmakla birlikte gerek merkez gerekse taşra teşkilatında memur istihdamı öngörülmüştür. 

İstihdam Edilen Yer Kriteri

Memurlar, devletin üç temel erkini oluşturan yasama, yürütme (ve onun teknik uzantısı olan idare ile) yargı erkinde gerek organik gerekse fonksiyonel anlamda idarede istihdam edilmektedirler. Devlet, il özel idaresi, belediye ve köylerden olu­şan kamu idareleri ve kamu kurumları dışında hizmet gören kişiler örneğin serbest meslek ifa eden bir avukat, hekim, mühendis vs., bu kritere göre memur sıfatını kazanamazlar. 

Atama İşlemi Kriteri

Memur kavramını belirleyen kriterlerden birisi de atama işlemidir. Hiyerarşik an­lamda en üst devlet memuru olan müsteşardan en alt derecedekine kadar bütün memurlar atama işlemi ile işbaşına gelir. Atama idarenin tek yanlı iradesi ile huku­kî sonuçlar doğuran, kurucu, yenilik doğurucu, icraî-idarî işlemdir. İdarî işlemlerin maddî tasnifi bakımından birel-koşul işlem olan atama işlemi ile devlet ve memur arasındaki hukukî ilişki kamu hukuku ilişkisi olarak ortaya çıkmakta, ne idare ne de memurca değiştirilemeyen statüter hukukî durum olarak belirlenmektedir.

Atama işlemi ile oluşan memuriyet statüsü geniş anlamı ile mesleki memuriyet faaliyetine uygulanan kuralların tamamı olup, sözleşmeye dayanmayan hukukî du­rumu; dar anlamda ise “memuriyet statüsü”nden, memurların mesleki durumunu belirleyen yazılı kuralları ifade eder. 

Kadro Kriteri

Kadro, işin niteliği ile önemini, o kadroya ödenecek aylığın derecesini ve bunun için gerekli olan vasıfları tespit eder. Memurların özlük hakları büyük ölçüde kad­rolara bağlı olup, kadro memurun görev, ünvan ve aylık derecesini gösterir. Kad­rosuz devlet memuru çalıştırılamaz. Kadrolar, memur güvenliğini iki açıdan ilgilen­dirir: İlki, kadroların kolayca kaldırılması memurun çalışma güvenliğini zedeler. İkincisi, kadrosu kaldırılan memura sağlanacak haklarla ilgilidir. 

Aylık Tahsisi Kriteri

Kadro derecesine uygun olarak memura yapılan aylık tahsisi de memuriyet statü­sünün belirlenmesinde tek başına ayırt edici değil, tamamlayıcı kriter olarak nite­lendirilebilir. Bir başka deyişle, aylık alma şeklinde bütçeden maddî meblağ tahsi­si memur sayılmanın sebebi değil, kadroya tâbi olmanın bir sonucudur. Bununla birlikte aylık tahsisi, memuru, kamu kesiminde çalışan sözleşmeli personel ve işçi­den ayırt edebilir. 

Hiyerarşi Kriteri

Hiyerarşi, sözcük anlamı ile üst üste sıralanmış ve derece ya da basamaklar (silsi- le-i meratip ya da meratipler silsilesi yani mertebeler, rütbeler dizisi) anlamına gel­mektedir. Hukuk düzeninde hiyerarşi belirli bir örgüt içerisinde bulunanlar ara­sındaki derecelenmeyi ifade eder ve bu anlamıyla da hukuksal bir kavram ve ku­rumdur. Merkezi sistemde hiyerarşi, devlet idare teşkilatında yer alan makam ve memurların aşağıdan yukarıya doğru birbirlerine basamak basamak ve derece de­rece bağlanarak baştaki yetkiliye idari bakımdan tabi olması durumudur.  

Hiyerarşi merkezden yönetimin gerçekleşme aracı ve yöntemidir. AY md.126’ da öngörülen yetki genişliği ilkesi ile de dolaylı bir biçimde de olsa hiyerarşi ön­görülmüştür. Hiyerarşi gücü, üstün, emri altındakilerinin işlemleri, eylemleri ve memuriyet durumları üzerinde birtakım tasarruflar yapmasına imkan verir. Bu yet­kiler hiyerarşi ilişkisinden doğduğu için olağan ve geneldir. Bunların ayrıca yasa­larla ve düzenleyici işlemlerle öngörülmesine ve verilmesine gerek yoktur. Hiye­rarşik şef ya da amir yetkilerini her zaman ve kendiliğinden kullanabileceği gibi il­gililerin ihbar, şikayet veya talep gibi başvuruları üzerine de kullanabilir ve bazen da kullanmak zorundadır. Ancak hiyerarşi bir basamaklar düzeni olduğundan, normal koşullarda üst bunları aşmadan ve sıra gözeterek yetkilerini kullanmak du­rumundadır. 

 

KAMU PERSONEL KATEGORİLERİ VE MEMURLARIN KONUMU

Anayasa koyucu memur dışındaki “diğer kamu görevlisi” adını verdiği kişileri ana­yasal güvenceye almak istemiş ve onlarla aynı genel esaslara tabi tutmuştur. Dola­yısıyla genel idare esasları ile asli ve sürekli olma kriterleri dikkate alındığında, me­mur kavramının tipik unsurlarına ortak olan “diğer kamu görevlisi”nden anlaşılma­sı gerekenin ne olduğu konusunda ona verilecek anlam ve kapsamın belirlenme­sinde bizim de katıldığımız birinci görüşe göre, asli ve sürekli görev ortak paran­tezine alınan ve öncelikle ifade edilen memuriyet esas alınmalı ve buna göre “di­ğer kamu görevlisi” kapsamının belirlenmesinde dar yorum yapılmalıdır. 

Sözleşmeli personel idarenin çok yanlı işlemlerinden olan idarî hizmet sözleş­mesi ile memurlar ise tek yanlı bir idarî tasarruf olan atama işlemi ile istihdam edil­mektedirler. Ülkemizde hukukî statüsü daha ziyade kanun hükmünde kararname ile düzenlenen sözleşmeli personel özellikle; sürekli istihdam edilme, kadro karşı­lığı sözleşmeli personel çalıştırılması, sözleşmeli personelin memuriyet kadrolarına intibakları gibi uygulamalar karşısında memur kavramına yaklaşmakta ve araların­daki ayrım sorunu daha da belirginleşmekte ve önem kazanmaktadır. Fransa’da sözleşmeli personel özellikle haberleşme mühendisliği, tıp, özel polis, ekonomi, çevre, turizmin belirli alanlarında istihdam edilmektedir.

Devlet Memurları Kanunu anlamındaki sözleşmeli personel sürekli kamu hiz­meti ifa etmediğine göre “diğer kamu görevlisi” kavramına dahil değildir. Oysa ka­mu iktisadi teşebbüslerindeki sözleşmeli personel sözleşmelerinin sürekli ve ke­sintisiz yenilenmesinin yanısıra asli ve sürekli görev yapar konuma getirildiğinden bir istisna olarak anayasadaki “diğer kamu görevlisi” kategorisi içerisinde nitelen­dirilebilir. Bunlar dışındaki diğer mevzuatta öngörülen sözleşmeli personel DMK anlamındaki sözleşmeli personel anlayışı ve esasları benimsendiği ve uygulandığı müddetçe anayasadaki “diğer kamu görevlisi” olarak nitelendirilmemelidir. 

Geçici personel ve memur arasındaki ayrımın da ortaya konması gerekmek­tedir. Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmetlerde örneğin, hasat, şantiye işle­ri, yoğun kar bulunan yerlerde yapılan kar küreme faaliyeti, kampanya dönemle­ri, sayım ya da anket yaptırılması, üniversitelerde istihdam edilen canlı modeller gi­bi ihtiyaç duyulan belirli dönemlerde yoğunluk kazanan, fakat süreklilik gösterme­yen işlerde geçici personel çalıştırılır. Ancak kamu kurumları diledikleri gibi geçi­ci personel çalıştıramazlar. Bunların çalıştırılmaları sıkı kayıtlara tâbi bulunmakta­dır. 

Mükellefler (lesrequis) kanunun açık hükmüne dayalı olarak idarenin zorla, geçici bir süre ve bir görevin yerine getirilmesi için hizmete aldığı kişilerdir. Dev­let kural olarak bunlara aylık vermez. Oysa memurlar zorla değil rıza ile memuri­yet statüsüne girmekte ve mükelleflerden farklı olarak geçici değil sürekli görev ifa edip aylık almaktadırlar. Mükellefiyet bir meslek değildir. 

Fahri ajanlar (lesagentshonorofiques) il, belediye meclisi üyeleri gibi seçim­le ve belirli bir süre kamu hizmetine katılan kimseler olup, bunlar genellikle rıza- i olarak ve çoğunlukla seçimle işbaşına gelirler. Oysa memurlar atama ile işbaşına gelir ve geçici değil, sürekli görev yaparlar. Fahri ajanlar ise ferden İdarî bir hizmet görmeyip, kurul olarak görev yaparlar. Bu esnada kamu hukukuna tâbi olurlar ve bunun dışında ise iş serbestliklerini korurlar.  edilmediği hukuk sistemimizde işçi-memur ayrımı, uygulanacak hukukun belir­lenmesi bakımından önemli ve gereklidir.  

AÖF Ücretsiz Ders Özeti Paylaşımları
1
ATA AÖF - KURTARMA ARAÇLARI EĞİTMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
2
ATA AÖF - AFETLERDE RİSK VE KRİZ YÖNETİMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
3
ATA AÖF -MESLEK HASTALIKLARI 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
4
ATA AÖF - BİREYLERLE SOSYAL HİZMET 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
5
ATA AÖF - ETİKETLEME VE İŞARETLEME 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
6
ATA AÖF - YÖNETİM BİLİŞİM SİSTEMLERİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
# TÜM ÖZETLERİ LİSTELE
Siz de hemen Ders Özeti sipariş verin, derslerinize kolayca çalışarak mezun olun.

Anadolu Üniversitesi Özet

Atatürk Üniversitesi Özet

Etiketler: ata aöf - ata aöf çıkmış sorular - ata aöf ders özeti - burhan kankaya - burhan kankaya ders özeti


Bu yazı 21.03.2017 tarihinden itibaren 1 kez okundu.




AÖF Çıkmış Sorular (Anadolu Ünv.) AÖF Çıkmış Sorular (Atatürk Ünv.) AÖF Ders Özetleri AÖF Deneme Sınavları AÖF Ders Kitapları Açık Lise Çıkmış Sorular
İletişim Bilgileri Firmamız Hakkında Sipariş ve Kargo Takibi Mesafeli Satış Sözleşmesi Garanti ve İade Şartları Gizlilik Sözleşmesi Ödeme ve Teslimat