Hizmette 10+ Yıl ve binlerce müşteri memnuniyeti... | %100 doğru kaynak | %100 memnuniyet | %100 mezuniyet | 0.332 350 23 47
0.541 350 23 42
İKT313U-KAMU EKONOMİSİ-1 DERSİNİN 1. ÜNİTE DERS ÖETİ
İKT313U-KAMU EKONOMİSİ-1 DERSİNİN 1. ÜNİTE DERS ÖETİNE VE DİĞER DERSLERİN DERS ÖZETİNE ULAŞABİLİR, AÖF ÇIKMIŞ SORULARI, DERS ÖZETLERİNİ VE AÖF YARDIMCI KAYNAK KİTAPLARI ONLİNE SİPARİŞ VEREBİLİRSİNİZ.

1. ÜNİTE - PİYASA BAŞARISIZLIĞININ ANATOMİSİ VE KAMU EKONOMİSİ RASYONELİ

KAMU EKONOMİSİ RASYONELİNİN NEOKLASİK İKTİSAT AÇIKLAMASI: PİYASA BAŞARISIZLIĞI TEORİSİ

Amaç; Neoklasik iktisadi düşünceye göre piyasa ekonomisinin tek başına neden optimizasyonu sağlamaktan uzak olduğunu açıklamak. Fizyokratlar“doğal düzen”, Klasik iktisatçılar da “görünmez el” düşüncesi ile ekonomik faaliyetlerde ortaya çıkabilecek dengesizlik ve istikrarsızlıkların aslında geçiciolduğunu ve bunların zaman içerisinde ortadan kalkacağını savunmuşlardır. Bir diğer deyişle, Fizyokratlar ve klasik iktisatçılar piyasa ekonomisinin, sosyalrefahın optimizasyonu için yeterli olduğunu ve kamu ekonomisine sınırlı bazıfonksiyonlar dışında gerek kalmadığını iddia etmişlerdir.

Klasik iktisadi düşünceye önemli bir katkı olarak kabul edilen neo-klasik iktisadidüşünce ise, piyasa ekonomisinin tek başına optimum sağlamaktan uzak olduğunu ve bu nedenle kamu ekonomisine gerek olduğunu açıklamıştır. Neoklasikiktisatçıların, bir diğer deyişle teorik refah iktisatçılarının görüşleri iktisat literatüründe“piyasa başarısızlığı teorisi” olarak bilinmektedir. Neoklasik iktisatçılara, birdiğer deyişle teorik refah iktisatçılarına göre piyasa ekonomisini başarısızlığa uğratanbaşlıca faktörler aşağıda incelenmektedir.

Tam Rekabet Modelinin Gerçekleştirilememesi

Tam rekabet piyasaları, çok sayıda alıcı ve satıcı bulunan, piyasaya giriş-çıkışserbestisi sağlanmış, homojen malların bulunduğu ve bütün piyasa ilişkilerininaçıkta cereyan ettiği bir piyasa modelidir. Tam rekabet piyasasında fiyatmekanizması yoluyla kaynakların optimal dağılımı için öngörülen şartlar şunlardır:

*Fizyokratlar“doğal düzen”, Klasik iktisatçılar da “görünmez el” düşüncesini savunmuşlardır.

• Piyasaya arz edilen mal ve hizmet türleri homojen, yani birbirine benzer olmalıdır. Böylece, piyasada bir firmanın mallarının diğerlerine tercih edilmesiimkanı ortadan kalkmaktadır. Buna “homojenite” özelliği denilmektedir.

• Üretim faktörlerinin ekonominin bütün alanlarına kolayca akışı mümkün olmalıdır. Bu şart ise “akıcılık”,”mobilite” ve “seyyalite” gibi kavramlarla ifadeedilmektedir.

• Alıcı ve satıcıların piyasada olan bitenlerden haberdar olmaları gereklidir.Böylece bir seçim özgürlüğü sağlanmış olacaktır. Bu özelliğe ise “saydamlık” veya “şeffaflık” denilmektedir.

• Üreticilerde “kâr maksimizasyonu”, tüketicilerde ise “fayda maksimizasyonu”düşüncesi ve gayreti bulunmalıdır.

• Piyasaya giriş ve çıkış serbest olmalıdır. Buna “serbestlik” özelliği denilmektedir.

• Piyasada alıcı ve satıcılar kendi aralarında fiyatları ve üretim miktarını etkileyemeyecekkadar sayıca çok olmalıdır. Buna “atomisite” özelliği denilmektedir.

Şartların hep birlikte sağlanması hâlinde “tam rekabet” söz konusudur.Ancak gerçek hayatta bu şartların hemen hiçbirinin tam olarak sağlanamayacağı,bu nedenle de bu koşulların “soyut bir varsayım”dan öteye gidemeyeceği bilinmektedir.Tam rekabet piyasalarını ulaşılması olanaksız bir ütopya hâline getirennedenleri kısaca şu şekilde özetleyebiliriz:ilk olarak, günümüzde piyasalarda haberleşme ve bilgi elde etme olanaklarınınfarklılığı nedeniyle tam rekabet piyasasının “şeffaf” olma özelliği gerçekleştirilememektedir.İkinci olarak aynı ihtiyacı karşılamaya yönelik mal ve hizmet türleri arasında piyasadaçoğunlukla bir benzerlik söz konusu değildir. Bu durum bazı firmaları, diğerlerine oranla üstün kılmakta ve tam rekabetten sapmalar yani aksak rekabet sözkonusu olmaktadır.Üçüncü olarak, günümüz piyasalarında mal ve hizmetlerin üretim ve tüketiminde“tercih özgürlüğü” hemen hemen hiç yoktur. Bireyler açısından tercih özgürlüğü, bireylerin piyasada üretilmesini istedikleri mal ve hizmetlerin nelerden ibaretolacağına karar vermeleri ile ilgilidir. Ancak gerçek hayatta başta reklamlar olmaküzere birçok faktör bireysel tercihlerin sapmasına neden olmaktadır.

*Tam Rekabet Piyasası(TRP) Şartları: Atomisite, mobilite, homojenlik, serbestlik.

Dışsal Ekonomiler

Dışsal ekonomiler kavramı ilk kez iktisat tarihinde Cambridge Okulu’nun kurucusuolarak kabul edilen ünlü İngiliz iktisatçı Alfred Marshall (1842-1924) tarafındanortaya atılmıştır. Marshall, “iktisadın ilkeleri” adlı eserinde dışsal ekonomilerişu şekilde açıklamıştır: “Herhangi bir mal veya hizmet piyasasında endüstrilerinyoğunlaşması sonucunda, endüstriye yeni giren firma, önceki firmaların ortalamaüretim maliyetlerinde bir azalmaya neden olur”. Marshall, bu avantajı dışsalekonomiler olarak adlandırmıştır.

İçsel Ekonomiler

İşletme büyüklüğü veya üretim ölçeğindeki artış nedeniyle firmaların kendi içindesağladığı olumlu ve olumsuz etkilere içsel ekonomiler adı verilmektedir. Firmanınüretim ölçeğindeki değişme sonucu sağlanan içsel ekonomiler, doğurduğu olumluve olumsuz etkiler nedeniyle ikiye ayrılır. Eğer firma ölçeğinin değişmesi sonucundafirmanın maliyetlerinde bir azalma görülüyorsa pozitif içsel ekonomiler sözkonusudur. Aksine ölçek değişimi sonucunda firma birtakım dezavantajlar eldeediyorsa bu durumda negatif içsel ekonomiler söz konusudur. Negatif içsel ekonomiler,aşırı büyümenin yarattığı olumsuz etkilerdir. Ölçek ekonomileri olarak dabilinen içsel ekonomilerin ortaya çıkış nedenleri çeşitlidir. Başlıcalarınışu şekildesıralayabiliriz:

• Aynışekilde ölçek büyümesi ile birlikte firmanın pazarlama maliyetlerindebir azalma görülür.

• Ayrıca büyük ölçekli firmalar daha kolay ve daha ucuz finansman olanaklarından yararlanarak içsel ekonomiler elde ederler.

• Firma ölçeğinin artmasıyla birlikte üretimde yeni teknolojinin kullanılmasıbirim başına üretim maliyetlerini azaltır. Bu üretim maliyetlerindeki azalmaküçümsenmeyecek düzeydedir.

Kamusal Mallar

Devletin ekonomik rasyonelinin önemli gerekçelerinden biri de kamusal mallardır. Kamusal mal kavramı, ilk kez Kıta Avrupası iktisat ve maliyecileri tarafındanincelenmiştir. Bunların başında Ferrara, Maffeo Pataleoni, Enrico Barone ve UgoMozzola gelmektedir. Ancak kamusal mallar konusunu bugünkü anlamında ilk elealan Amerikalı iktisatçı Paul A. Samuelson olmuştur.

Arzın Siyasal Talepçe Düzenlenmesi. Piyasa ekonomisinde özel malların arzınıdüzenleyen, bireylerin bu mallara olan taleplerinin toplamıdır. Yani, piyasa talebidir.

Bu durum kamusal mallar için geçerli değildir. Çünkü kamusal malların bölünmezlikve pazarlanmazlık özellikleri bu mallara çoğu kez bireylerin tercihlerininaçıklanmasını gerekli kılmaz. Bireyler tercihlerini açıklamasalar da kamusal mal arzıyapılacaktır. Bu nedenle kamusal arz, özel malların arzından farklı olarak gerçekleşmektedir.Kamusal malların arzını siyasal talep düzenlemektedir.

Bölünebilirlik/Bölünmezlik ya da Tüketimde Rakip Olma/Olmama Özellikleri.Kamusal malların önemli özelliklerinden birisi de “bölünmezlik” özelliğidir. Özelmallar, tamamen “bölünebilir”, yani tüketimde rakip mallardır. Bir bireyin özel maltüketimi sadece kendisine ait olabilir ve bu maldan diğer bir bireyin tüketimi engellenebilir.

Dışlanabilirlik/Dışlanamazlık ya da Tüketimden Mahrum Bırakma/BırakamamaÖzellikleri. Kamusal malların bir diğer özelliği ise bu malların bir kısmında dışlamailkesinin geçerli olması bir kısmında ise bireylerin tüketimde dışlanamaması,bir diğer ifadeyle tüketimden mahrum bırakılamamasıdır. Savunma, diplomasigibi mallarda bireylerin tüketimden mahrum bırakılması düşünülemez.

Kişisel ve Ortak Tüketim. Ortak ya da kollektif tüketim tek bir maldan birden fazlatüketicinin yararlanmasıdır. Örneğin, savunma, diplomasi, tiyatro ve spor gösterileri,vb. mal ve hizmetler ortak tüketime konu mallardır. Bireyler bu tür mallardanortak olarak yararlanırlar.

Talebin Zorunlu Olması.Kamu ekonomisinde vatandaşların bazı kamusal hizmetleretalepte bulunmaları zorunlu kılınmıştır. Zorunlu askerlik hizmeti, zorunluilkokul eğitimi, nüfus cüzdanı alınması,şoför ehliyeti alınması vb. bu konuda örnekolarak verilebilir.

Doğal tekel malları,yarı kamusal mallar gibi bölünebilir, pazarlanabilir ve fiyatyoluyla tüketiciye intikal ettirilebilir mallardır. Ancak yarı kamusal malların temelözelliği dışsal ekonomiler iken, doğal tekel mallarının temel özelliği içsel ekonomilerdir.İçsel ekonomilerin söz konusu olduğu sektörlerde (telekomünikasyon;hava yolu ve demir yolu ulaşımı, elektrik üretimi vb.) sonuçta bir doğal tekel ortayaçıkması dolayısıyla, bu tür malların genel olarak devletçe sunulması arzu edilmektedir.

KAMU EKONOMİSİ RASYONELİNİN KEYNEZYEN İKTİSAT AÇIKLAMASI: FONKSİYONEL DEVLET

John M. Keynes ve Keynesyen iktisatçılara göre devletin kaynakkullanımında ve kaynak dağılımında etkinlik sağlama, adil bir gelirve servet dağılımı sağlama, iktisadi istikrarı sağlama gibi temelfonksiyonlarını açıklamaya çalışacağız.

Klasik iktisadi düşüncede piyasa ekonomisinin, tek başına sosyal refahın optimizasyonunusağlayacağı ve bu nedenle devletin ekonomiye müdahalesine gerek olmadığıgörüşü hakim olmuştur. Neoklasik iktisadi düşüncede ise piyasa ekonomisininbazı faktörler dolayısıyla başarısızlığa uğrayabileceği böylece, sosyal refahınoptimumdan uzaklaşabileceği görüşü savunulmuştur. Neoklasikler, klasik iktisatçılardan farklı olarak devletin ekonomiye müdahalesinin gerekli olduğunu, ancakbunun “sınırlı” olması gerektiği görüşünü savunmuşlardır.

Ancak 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı ekonomik düşüncede büyük bir evriminoluşmasına ortam hazırlamıştır. 1929 depresyonunun ortaya çıkardığı sorunlaraklasik iktisadi düşüncenin “laissez faire” ilkesinin çözüm olamaması, iktisatçılarıbunalımdan çıkmak için yeni çözüm arayışları içerisine itmiştir. Bu dönemde İngiliziktisatçı John Maynard Keynes, 1929 bunalımının etkilerini inceleyerek, 1936yılında yayınladığı ünlü “İstihdam, Faiz ve Paran›n Genel Teorisi” adlı eserindedepresyondan kurtulmak için devletin ekonomiye aktif olarak müdahale etmesigerektiği görüşünü savunmuştur.

Kaynak Kullanımında ve Kaynak Dağılımında Etkinlik SağlanmasıFonksiyonu.Devletin en önemli ekonomik fonksiyonlarından biri kaynak kullanımında etkinliğin sağlanmasıdır. Kaynak kullanımında etkinlik, ekonomideki kıtkaynakların en fazla toplumsal fayda sağlayacak şekilde ihtiyaçları tatmin edecekmal ve hizmet üretimine tahsis edilmesidir. Başka bir deyişle mevcut üretim faktörlerininen rasyonel biçimde ve en geniş ölçekte toplumsal ihtiyaçları karşılayacakdüzeyde kullanılması, kaynak kullanımında etkinliği ifade etmektedir.

*Klasik düşüncenin Laissez faire-Laissez paisser ifadesi, bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler anlamındadır ve devlet müdehalesinin olmaması gerektiğini ifade eder.

Adil Bir Gelir ve Servet Dağılımı Sağlanması Fonksiyonu. Milli gelirdenüretim faaliyetine katılanların dengeli ve adil bir pay almalarına gelir dağılımındaadalet adını veriyoruz. Gelir dağılımı denildiğinde, çoğunlukla “kişisel gelir dağılımı” anlaşılmaktadır. Milli gelirin toplumu oluşturan bireyler arasında nasıl dağıldığını, diğer bir deyişle bireylerin toplam milli gelirden ne oranda pay aldıkları kişiselgelir dağılımı hesaplamalarıyla bulunuyor. “Fonksiyonel gelir dağılımı” ise milligelirin üretim faktörleri (emek, sermaye, müteşebbis, toprak) arasındaki dağılımıdır.

Kişisel gelir dağılımı, milligelirin toplumu oluşturanbireyler arasında nasıldağıldığını, diğer bir deyişlebireylerin toplam milligelirden ne oranda payaldıkları gösteren bir gelirdağılımı ölçütüdür.

Gelirin yeniden dağılımı, gelir dağılımındaki adaletsizlik sorununun piyasa ekonomisi içerisinde kendiliğinden çözüme kavuşturulamaması nedeniyle devlet elindeki birtakım araçlarla ekonomiye müdahale ederek adil bir gelir dağılımı gerçekleştirmeye çalışması sonucunda ortaya çıkan gelir dağılımıdır. Piyasa ekonomisindeki kendiliğinden oluşan gelir dağılımı “birincil gelir dağılımı” olarak ifade edilirken, devlet müdahalesi sonucunda ortaya çıkan gelir dağılımı “ikincil gelir dağılımı” olarak da adlandırılır.

İktisadi istikrarın Sağlanması Fonksiyonu. Keynezyen iktisatçılara görekamu ekonomisinin temel görev ve fonksiyonlarından birisi de ekonomik dengeninsağlanmasıdır. Bir ekonomide denge, genel olarak toplam arz toplam talep eşitliği veya yatırım tasarruf eşitliği olarak ifade edilir. Bu büyüklüklerin birbirine eşitolmaması hâlinde ekonomide istikrarsızlık var demektir.

KAMU POLİTİKASI

Neo-klasiklerin “piyasa başarısızlığı teorisi” ve Keynezyenlerin“fonksiyonel devlet teorisi” devletin niçin var olması gerektiğini ve devletingörev ve fonksiyonlarını anlamak bakımından büyük önem taşımaktadır. Milli ekonomiiçerisinde Devlet adı verilen bir kurumun varlığının gereğini ve rasyonelinibu şekilde anladıktan sonra, şimdi kamu ekonomisinin fonksiyonlarının yerine getirilebilmesindeyararlanılabilecek kamu ekonomisi araçlarını inceleyelim.

Kamu ekonomisinin amaçlarını gerçekleştirecek başlıca araçlar şunlardır:

• Para ve kredi politikası

• Maliye politikası

• Dış ticaret politikası

• Regülasyon ve kontroller politikası

• KİT politikası.

Yukarıda belirtilen araçlar bütününe “kamu politikası” adı verilmektedir. Kamupolitikasının yukarıda belirtilen mali parasal araçları kamu ekonomisinin amaçlarını, bir diğer ifadeyle görev ve fonksiyonlarını gerçekleştirmek için kullanılır. Tablo1.2’de kamu ekonomisinin amaçları ve araçları bir bütün olarak gösterilmiştir.

Ödemeler bilançosundameydana gelebilecek açığı kapatmak ve ödeme güçlüklerinigidermek için alınan önlemlerin ve yapılan müdahalelerinbütününe “dış ticaret politikası” veya “uluslararasıiktisat politikası” adı verilmektedir. Devletin ekonomiyemüdahalesi bazen belirli ekonomik faaliyetleridirekt olarak düzenlemeye tabi tutması (regülasyon)ve/veya mal ve faktör piyasalarında serbestçe oluşabilecekfiyatlara müdahale etmesi şeklinde olabilir. Birincitürde devlet müdahalesine “ekonomik regülasyon”,ikincisine ise “ekonomik kontrol” adı verilir.

SORU: Aşağıdakilerden hangisi maliye politikası araçlarındanbiri değildir?

a. Bütçe politikası

b. Kamu harcamaları politikası

c. Borçlanma politikası

d. Kamu gelirleri politikası

e. Devalüasyon politikası (DOĞRU)

Maliye politikası, tüm kamu ekonomisi fonksiyonlarının gerçekleştirilmesinde kullanılabilen etkin bir kamupolitikasıdır.

AÖF Ücretsiz Ders Özeti Paylaşımları
1
ATA AÖF - KURTARMA ARAÇLARI EĞİTMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
2
ATA AÖF - AFETLERDE RİSK VE KRİZ YÖNETİMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
3
ATA AÖF -MESLEK HASTALIKLARI 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
4
ATA AÖF - BİREYLERLE SOSYAL HİZMET 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
5
ATA AÖF - ETİKETLEME VE İŞARETLEME 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
6
ATA AÖF - YÖNETİM BİLİŞİM SİSTEMLERİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
# TÜM ÖZETLERİ LİSTELE
Siz de hemen Ders Özeti sipariş verin, derslerinize kolayca çalışarak mezun olun.

Anadolu Üniversitesi Özet

Atatürk Üniversitesi Özet

Etiketler: ata aöf - ata aöf çıkmış sorular - ata aöf ders özeti - burhan kankaya - burhan kankaya ders özeti


Bu yazı 21.03.2017 tarihinden itibaren 1 kez okundu.




AÖF Çıkmış Sorular (Anadolu Ünv.) AÖF Çıkmış Sorular (Atatürk Ünv.) AÖF Ders Özetleri AÖF Deneme Sınavları AÖF Ders Kitapları Açık Lise Çıkmış Sorular
İletişim Bilgileri Firmamız Hakkında Sipariş ve Kargo Takibi Mesafeli Satış Sözleşmesi Garanti ve İade Şartları Gizlilik Sözleşmesi Ödeme ve Teslimat