Hizmette 10+ Yıl ve binlerce müşteri memnuniyeti... | %100 doğru kaynak | %100 memnuniyet | %100 mezuniyet | 0.332 350 23 47
0.541 350 23 42
İLH1004-İLK DÖNEM İSLAM TARİHİ DERSİNİN 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
İLH1004-İLK DÖNEM İSLAM TARİHİ DERSİNİN 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ

1. ÜNİTE - İSLAM VE AHLAK

İslâm ahlâkı, İslâm dininin bir parçası, mütemmim cüzüdür. Müslümanların İslâm’a uygun şekilde yaşayarak yani Müslüman olarak varlığını sürdürmesi İslâm ahlâkının da etki olması anlamına gelmektedir. İslam ahlakı ilk olarak Hazreti Peygamber’in şahsında ve karakterinde meydana gelmiştir. Efendimiz güzel ahlakı ile bütün insanlığa çok güzel bir örnek teşkil etmiştir. O’nun bu durumuna usve-i hasene(güzel örnek) denmiştir. O’nun ahlakı ile ilgili en güzel örnek Hazreti Aişe’nin “O’nun ahlakı Kuran’dı” sözleri olmuştur.

İslamın iman-amel yönünden barındırdığı tüm ilkelerinsanın ahlak ciheti ile doğru orantılıdır.

DİN

İnsan fıtrat itibari ile pek çok şeye muhtaç olarak dünyaya gelir. Ve kendisine bahşedilen nimetler aracılığı ile belirli bir düzen içerisinde yaşamayı öğrenir. İşte inana bu düzeni öğretme vazifesi Peygamberler’e verilmiş, Peygamberlerin öğrettiği bu düzene de DİN denmiştir.

Diğer taraftan dinin klasik tanımı, “akıl sahiplerini hüsn-i ihtiyarları ile bizzat hayırlara sevk eden ilahi vaz” şeklindedir. Ahlâk ve ahlâkilik ile ilgili bütün tanımlarda ve tanımlamalarda irade ve hayr vazgeçilmez unsurlardır. Kısaca İslâm’ı dikkate alarak yapılmış olan klasik din tanımı, ahlâki bir boyut taşımaktadır. Din kelimesinin kök anlamı bir yandan yakınlaşmakla alakalı iken diğer yandan borç anlamına gelmektedir. İnsan kendisini yaratan Rabbine nelerini borçlu olduğunu düşündüğünde aslında Rabbine ne kadar yakın olduğunun farkına varacaktır. Aynı anlam Latince deki religion kavramı için de geçerlidir. Religio Latince de bağ demektir.  İnsan hayatı dediğimiz zaman sadece canlı olmayı değil, bir taraftandiğer insanlarla birlikte paylaştığımız manevi bir vasatı ve ruhânî varlıklarla/meleklerle paylaştığımız ruhânî boyutu da kast ederiz. İşte dininsanı canlı olarak alır, onu diğer insanlarla bir ve herkesin yaratıcısı olan Cenab-ı Hakk ile olan irtibatını hatırlatıp, herkesin Allah’ın kulu olduğunufark ettirerek, insanı ilk bakışta fark edemeyeceği daha üst ve yüksek, aynızamanda farklı ve derin boyutlara taşır.

AHLAK

Ahlak; bir davranış düzenidir. Bu yüzden de insan hayatını en önemli parçasıdır. Davranışlar “iyi” ve “kötü” olarak nitelendirildiğinden ahlakı da bu şekilde değerlendirmek doğru olabilir. Bir fiili iyi ya da kötü yapan o fiilin insani varoluş üzerindeki tesiridir. Bu çerçevede insani varoluşu taşıyan en esaslı konum anne konumudur. Yüce Allah’ın filleri değerlendirme konusu değildir. Çünkü iyi ya da kötü hiçbir insani davranış düzeni Allah’ı etkilemez. O’nun bizim iyi ya da kötü davranışlarımıza ihtiyacı yoktur. Bu yüzden Cenab-ı Hakkın fiileri ahlaki değerlendirme kapsamına girmez.

*Kısaca ahlâki değer ifadeleri insanlar, insan fiilleri ve insan fiillerinin doğrudan veya dolaylıneticelerini nitelemek için kullanılmaktadır.

Bir insanda ahlaktan bahsedilirken genellikle o insanda karakter haline gelmiş davranış düzenleri kastedilir. İnsanlar arasında genel kabul görmüş olan belli başlı bazı davranışlar vardır ki bunlar ahlakın gerekleridir denilebilir. Örneğin hiçbir toplum “yalan söylemek güzeldir” gibi bir ifaeyi ahlaklılık olarak kabul etmez. İşte buradan yola çıkarak İslâm ahlâkı denildiğinde, müslümanın davranış düzenine esas teşkil eden veya davranırken tabi olduğu kurallar kastedilmekte; bukurallar ise öncelikle Kur’an-ı Kerim olmak üzere, Hadis kitaplarındaderlenmiş olan Hz. Peygamber’den ve Hz. Peygamber hakkındakirivayetlerde bulunmaktadır. Bunlara ek olarak daha sonra yaşamış olan sahabe, tabiin, tebeü’t-tabi’in yanında İslâm tarihinde toplum nezdinde kabulgörmüş önemli âlim ve zahidlerin hayatları, önemli devlet adamlarının iyiolarak kabul edilen fiilleri de, özellikle çocukların ahlâki eğitimi söz konusu olduğunda, müracaat edilen kaynaklar arasındadır.

İslâm ahlâkı söz konusu olduğunda ahlâkın içeriği hep aynı olmaklabirlikte, bunun muhtelif bağlamlarda nasıl etkin kılınacağı en temel meseleolagelmiştir. Bu çerçevede klasik ahlâk eserlerinde üç sorun ele alınmıştır.

(1) Her şeyden önce ahlaki davranışın kuralları zikredilmiştir.

(2) Bu kuralların nasıl uygulanacağı, yaşanmış örnekler üzerindengösterilmiştir.

(3) Ahlaki eğitimin amacı, ahlaklı davranmayı bir meleke haline getirmekolarak kabul edilerek, ahlak eserlerini bu amacın nasıl gerçekleştirileceğimeselesini de dikkate alan kitaplar olarak hazırlamışlardır. Böylece ahlaklı olma, insanın iyi fiilleri geçekleştirme ve kötülüklerden de uzak durmayı karakter haline getirmiş olması hali şeklinde anlaşılmıştır.

Din-Ahlak İlişkisi

Ahlakın İslam dinini ile İslam dininin de ahlakilik ile çok yakından irtibatları vardır. “Din samimiyettir”, “ ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim” ve“sen yüksek bir ahlâk üzeresin” ifadeleri, din ile ahlâk arasındaki derinirtibatı ifade etmek için yeterlidir. Aslında İslâm dini, ahlâki varlık olarak insanın kendi varoluşunu gerçekleştirmesinin/tamamlamasının sahih yoludur.

İnsan biyolojik bir fert olarak toplumla ilişkisini devam ettirmektedir. Bunu yaparken de bir taraftan kendi ferdi sorumluluklarını yerine getirirken diğer taraftan diğer insanlarla ortak bir “kulluk” paydasında buluşmaktadır.  Böylece Allah’a kul olarak zaman, mekan mefhumunu aşarak tüm yaratılanlarla Rabbini bilmektedir. Bu da dinin yalnızca ameli değil nazari kısmını ortaya koyar.

İki Ahlak Anlayışı

1. Faziletlerin kazanılması ve faziletli olma olarak ahlâk;

2. Kurallı yaşama ve kurallara uygun davranma olarak ahlâk.

Birinci anlamıyla genel olarak önce sufilerin “zühd” adı verilen hayatında ameli bir şekilde “dile”gelmiş ve daha sonra da felsefi ahlâk içerisinde nazari olaraktemellendirilmiştir. İkinci manası ile muhaddis ve fukahalar ayet ve hadsler ışığında ahlakı ele almış ve tahlişllerde bulunmuşlardır. Her iki halde de ahlâk, Hz. Peygamber’de “en güzel örnek” bulunduğu ilkesine racidir. Birinci manası ile ahlâki yaklaşım, Hz. Peygamber’in görünen ve algılanan, zâhir fiillerinin anlamını ve bu anlamın dayandığıdüzeni veya doğrudan anlamın düzenini tespit ederek, bu anlamlar üzerindenbenzer durumlarda benzer bir şekilde davranmayı, benzer hallerde benzerfiilleri gerçekleştirmenin yöntemini araştırmışlardır. İkinci manası ile ahlâki yaklaşım ise, Hz. Peygamber’de zuhur eden fiillerin, onun derûnî halinin tabii bir neticesi olduğunu, benzer durumlarda benzer fiillerigerçekleştirmenin, benzer bir hale sahip olmakla mümkün olacağını ifadeeder.

Dini Hayatın Ahlaki, Ahlaki Hayatın Dini Boyutu

İslam iman ve ameldir. Sahih imana “hakk”, salih amele de “hayr” denir. Kısaca İslâm“hakkı” kabul etmek ve “hayrı” tahakkuk ettirmeye yönelmek ve gerçekleştirmektir. Önelikle İslam dinin akıl sahiplerine yöneliktir. Akıl insanın ayırıcı özelliğidir. İhtiyâr hayrı, iyiyi, varlığa yakınolanı tercihe yatkınlık anlamına gelmektedir. Bu yatkınlık, insanda söylenensözü, bir hitabı anlama konusunda önceden bulunan bir hazırlığa, hazırbulunan, ona verilmiş bir kabiliyete delalet etmektedir. Hüsn-i ihtiyar,insandaki bu yatkınlığın etkin olması, insanın kendisine ulaşan ilahi hidayetile kendindeki hayır cihetini keşfetmesi anlamına gelmektedir.Varlık, mahlukat demektir ve bizzat hayır, varlıklarla onların varlığını teyid ederek geliştiren demektir. Bu, iyifiillerin özelliğini ifade eder. Buradan hakkı bilmenin ahlâki bir boyutu olduğu gibi hayrı gerçekleştirmeninde ilmî, epistemolojik bir boyutu olduğu ortaya çıkar. Buradanihai amaç, olması gerekenin gerçekleşmesi ve bilinenin de gerçek olması, kısaca gerçeğin bilgisi içinde yaşanmasıdır. İmanın ve bilginin ahlâki bir boyutu olduğu gibi, ahlâkın da bilgi ile ilgili yani “kognitif” bir boyutuvardır.

Ahlâk, Ahlâk İlmi ve Ahlâk Felsefesi

Ahlak tabirinin davranış düzenini belirttiğini daha önce söylemiştik. Eğer ahlak ferdi değil de toplumsal olarak inceleniyorsa bu ahlak psikolojisi ya da ahlak sosyolojisi olur. Ama bu düzende genel geçerolanlar bunların hilafına gerçekleşenler ile birlikte zikredilerek, olmasıgereken dile getirilirse, o zaman buna ahlâk ilmi denir. Bu haliyle ahlâk ilmi, normatiftir; olması gerekenin ilmidir. Ahlâk ilmi, duruma göre bir topluma, duruma göre daha genel olarak bütün insanlığa yönelik bir şekilde yapılabilir. Ahlâk bütün bunların ötesinde, bir taraftan birinci seviyedeki haliyle ahlâkiliğin “varlığını”, diğer taraftan da ahlâki terim ve kavramlar ile ahlâki önermelerin anlamı ve birbiri ile irtibatını, bunların nasıl temellendirildiğinisöz konusu eder ki, buna da “ahlâk felsefesi” denilir. Batı dillerinde bunlariçin genellikle “moral” terimi kullanılsa da, üçüncüyü diğerlerinden ayırmakiçin, buna “etik” denilmesi de oldukça yaygındır.

Özet olarak ahlak hakkında konuşmak istersek, bir ferdin ya da toplumun ya da ferdin toplumla olan ilişkisini düzenleyen davranış düzenlerinden ve bunlar arasındaki ilişkilerden bahsetmek mümkündür. Davranış düzenini fertlerin iç dünyasını dikkatealarak -ve özellikle de insanların biyolojik gelişimini takip ederek elealmaya,- ahlâk psikolojisi; bu düzenin toplum tarafından benimsenmişolması cihetiyle fert üzerindeki tesirini ele almaya ahlâk sosyolojisi, budüzenin ilkelerinin neler olduğu ve bunlar arasında da bir düzenin olupolmadığını; varsa bunun keyfiyetini ele almaya da ahlâk felsefesi denilmektedir. Sonuç olarak iyi fiile edinmeyi alışkanlık haline getirmiş kimse ahlaklı, kötü fiiler işlemeyi adet edinmiş kimse ise tam tersi kabul edilir. Henüz öğrenme çağınd olan çocuklar ve gençler için böyle tabirler kullanmak doğru olmaz.

Ahlak ve Edeb

Bir ibadeti veya fiili yaparken estetik zevk tarafını da dikkate almaya, o fiili “âdâbıyla yapmak” denir. Bir işi adabına uygun yapmak klasik İslam kültüründe “hüsn” ve “hasen” kelimeleri ile tabir edilmiştir. Bir fiilin hasen olması gibi kişinin yaptığı fiilin edebe uygun olması açısından estetik kaygı taşıması gerekmektedir. 

AÖF Ücretsiz Ders Özeti Paylaşımları
1
ATA AÖF - KURTARMA ARAÇLARI EĞİTMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
2
ATA AÖF - AFETLERDE RİSK VE KRİZ YÖNETİMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
3
ATA AÖF -MESLEK HASTALIKLARI 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
4
ATA AÖF - BİREYLERLE SOSYAL HİZMET 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
5
ATA AÖF - ETİKETLEME VE İŞARETLEME 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
6
ATA AÖF - YÖNETİM BİLİŞİM SİSTEMLERİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
# TÜM ÖZETLERİ LİSTELE
Siz de hemen Ders Özeti sipariş verin, derslerinize kolayca çalışarak mezun olun.

Anadolu Üniversitesi Özet

Atatürk Üniversitesi Özet

Etiketler: ata aöf - ata aöf çıkmış sorular - ata aöf ders özeti - burhan kankaya - burhan kankaya ders özeti


Bu yazı 21.03.2017 tarihinden itibaren 1 kez okundu.




AÖF Çıkmış Sorular (Anadolu Ünv.) AÖF Çıkmış Sorular (Atatürk Ünv.) AÖF Ders Özetleri AÖF Deneme Sınavları AÖF Ders Kitapları Açık Lise Çıkmış Sorular
İletişim Bilgileri Firmamız Hakkında Sipariş ve Kargo Takibi Mesafeli Satış Sözleşmesi Garanti ve İade Şartları Gizlilik Sözleşmesi Ödeme ve Teslimat