Hizmette 10+ Yıl ve binlerce müşteri memnuniyeti... | %100 doğru kaynak | %100 memnuniyet | %100 mezuniyet | 0.332 350 23 47
0.541 350 23 42
İLT110U-ULUSLARARASI İLETİŞİM
İLT110U-ULUSLARARASI İLETİŞİM DERSİNİN 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ

ÜNİTE 1 - ULUSLARARASI İLETİŞİMİN ALTYAPISI

İnsanın varlığını sürdürebilmesi için, bilgi sahibi olma gerekliliği dış dünyada yaşanan gelişmelere karşı hazırlıklı olması zorunludur. Nasıl yazının olmadığı çağlarda bir ağaca atılan çentik, renkli bir çakıl taşı, düşmanın yaklaştığı ya da bir av hayvanının oradan geçtiği bilgisini veriyorsa; günümüzde de dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan bir olaydan yapılan çıkarımlar, herhangi bir yerde yaşayan bir topluluğun varlığını sürdürmesi için gerekli bilgileri barındırmaktadır. Bilgi akışı insanlar için oldukça önem taşımaktadır. Buna örnek olarak İspanyolların fethinden önce, İnkalar zamanındaki Peru'da geliştirilen bir sistemi verebiliriz. İnka İmparatoru ülkesini yönetebilmek için sürekli olarak hızlı, doğru ve gizli bilgi akışına gereksinim duymaktadır. Bunun için ülkeyi boydan boya geçen 2400kmlik taş döşeli bir yol inşa ettirmiş ve bilgi akışı, bu yolu 20 km’lik aralıklarla saatte 10 km koşan koşucular tarafından sağlanmıştır. Koşucu kendisine verilen bilgiyi sıradaki koşucuya ezberden aktarır. Bu sayede ilk kişiden çıkan bilgi tüm ülke insanlarına duyrulur. Bu yöntem oldukça ilkel görünmesine rağmen, topluluğunun varlığını sürdürebilmesi için oldukça önemlidir.Uygarlığın gelişmesiyle ilkel toplumlardaki haberleşmenin/iletişimin üç esas rolü olan

Uygarlığın gelişmesiyle, önce yazı geliştirilmiş daha sonra baskı sanatı ile çoğaltılması sağlanmış ve matbaanın icadıyla yayma işlevi gerçekleştirilmiştir. Daha sonraki dönemlerde ise hayata giren ses ve görüntü teknolojileriyle kitle iletişim süreci başlamıştır.

ULUSLARARASI İLETİŞİM

Hemen her ülkede sosyal ve siyasal bünyeyi bir ağ gibi saran kitle iletişim araçları;

Kitle iletişim araçlarının uluslararası alanda kullanım zıt kavramlar olsa bile kapitalleşme ve küreselleşme kavramları ile birlikte ele alınmalıdır.  Medya sayısındaki çokluk içerikte çoğulculuk anlamına gelmeyebilir. Seçenekler rekabet koşullarınca önceden belirlenmektedir. Kısacası, pazara girişte sınıf süzgeci yerleştirilmiştir ve rakipler arasında eşitsiz bir ilişki vardır.Toplumsal değişmeler, herhangi bir ülke sınırı tanımadan bütün toplumları etkilemekte ve bu etkileşim süreçleri, kitle iletişim araçları ile daha da derinleşmektedir.  David Harvey, Spaces of Hope (Umudun Mekanları) adlı kitabında küreselleşmeyi şöyle belirtmiştir:

Uluslararası medya kültürünü de tıpkı küresel toplumun diğer boyutları gibi, temelde eşitsizliğe dayalı özellikleriyle karşımıza çıkmaktadır. Medya kültürü;

Amerikan Basını

İlk olarak 1600’lü yılların ortalarında sömürge gazeteleri ortaya çıkmıştır. Bu gazetelerde Britanya basınının biçim ve içeriği görülür. 1700’lü yıllarla birlikte Bağımsızlık Savaşı gazeteleri yayınlanmaya başlamıştır. Bu dönemdeki gazetelerin hepsinin bağımsızlık savaşını çabuklaştırmaya büyük etkisi vardır.Bağımsızlık Savaşı sonrası gazeteler kuşağı sonrası politik uçlara bölünmüştür. George Washington’un 1789’da başlayan başkanlık dönemi ile birlikte parti gazeteleri yayınlanmaya başlamıştır.

Popüler gazetecilik akımının ilk ürünleri Peni (Penny) gazeteleridir. Orta sınıf kesimindeki yeni okurlarına dünya hakkında öğretici bilgi vererek sınıf kimliğinin anlamını öğreten bir yayın politikası izlemiş, kendilerine bir yer edinmeyi başarmıştır. Bu türde yayın yapan gazetelerin önemli örneği 1835’te kurulan ‘New York Herald’ gazetesidir. Peni basınıyla gazeteler, ticaretle uğraşan seçkin sınıfın yerine, orta sınıfın olaylarını yansıtmaya başlamıştır.

Amerika Birleşik Devletleri’nde dünya basın tarihi için önemli bir isim Joseph Pulitzer’dir. Joseph’in 1878’de kurduğu St. Louis Post-Dispach ve 1883’te satın aldığı New York World gazeteleri ‘Yeni Gazetecilik’ adlı gazete akımına örnek olmuştur. Bu yeni akımın özellikler şunlardır:

Pulitzer, gazetesinde her gün üç önemli şeyi sunmakla kitleleri elinde tutmayı başarmıştır. Bunlar okunabilirlik, Heyecan, Eğitimdir.

1900’lü yıllarda telefonun yaygınlaşmasıyla Amerikan gazeteciliğini beslemiştir.1960’lı yıllarda ortaya çıkan İnsan Hakları Hareketi ile de Amerikan basınına muhalif alt-kültür ve yeraltı gazeteleri girmiştir.1970’lerde basın endüstrisi ırkçılık, tutuculuk ve cinselliğin hissedilmesiyle giderek artan eleştirilere maruz kalmıştır. Gazeteler bir çok aranma ve mahkeme kararlarıyla karşılaşmışlardır. 1980’li yıllarda gazeteciler mahkemelerde ifade özgürlüğünün korunması çabalarını sürdürmüştür. Banliyölerin gelişmesi ve Güney eyaletlerinde yeni küçük gazetelerin kurulmaya devam etmiştir. Bu da  eski metropolitan gazetelerin yok olmasına neden olmuştur.1990’lar da ise Amerikan günlük gazetelerinin, rekabet dolu medya pazarının içinde dinamizme sahip oldukları gözlemlenmektedir.

ABD dünyada radyo ve televizyon yayıncılığına da öncülük etmiştir. 1920 yılında başkanlık yarışının canlı verilmesiyle radyo yayıncılığı başlamıştır.Televizyon yayıncılığında CNN kanalı 1980 yılında faaliyete geçerek kablolu yayıncılık ve habercilik alanlarında yeni bir çağ açmıştır.CNN’in yayıncılığa getirdiği yenilikler:

• Canlı yayına önem vermesi,

• 24 saat yayın yapması,

• Tüm dünyada kurduğu yerel muhabir ağıyla ayrıntılı haberler yakalaması,

• Özel haber birimleri oluşturmasıdır.

CNN George Bush döneminde Beyaz Saray’a büro açarak ABD başkanlarıyla iyice yakınlaşmıştır. CNN’in dikkat çeken yayınları; Doğu Bloku ülkelerinden insan hakları konulu haberler, Tiamanmen Olayları, Berlin Duvarının yıkılışı, Körfez Savaşı ve SSCB’nin çöküşüdür.

İngiliz Basını

 ‘TheObserver’ dünyadaki en eski ulusal Pazar gazetesidir.İlk kez 1791 yılında yayınlanmıştır. “The Times” 1785 yılında yayın hayatına başlamıştır. Hem dünyanın en etkin, hem de ülkenin en eski günlük gazetelerinden biridir. Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda’da da bölgesel gazeteler yayınlanmaktadır. Ayrıca Asya kökenliler ya da Araplar gibi farklı etnik grupların çıkardığı gazete ve dergiler de yayınlarını sürdürmektedir. İngiliz yazılı basınının olumlu nitelikleri şunlardır;

BBC (British Broadcasting Corporation) 1927 yılında kurulmuş ve yayınlarında kaliteli bir biçimde kamu hizmeti yayıncılığı gerçekleştirilmesi temel alınmıştır.Kamusal ve bağımsız bir kurumdur. Hiç reklam almamakta ve gelirlerini TV ruhsat ücretinden sağlamaktadır. Her türden program üretmekte ve yayınlamaktadır.İngiltere’de özel yayıncılık da yapılmaktadır. İlk özel televizyon kanalı 1955 yılında, ikincisi de 1982 yılında kurulmuştur.

İtalyan Basını

İtalyan Anayasası ifade özgürlüğünü garanti altına almıştır. 1948 yılında çıkarılan Basın Yasası gazetecilik mesleği ile ilgili normlarda;

1981 yılında çıkarılan bir yasayla daha ayrıntılı bir mevzuat belirlenmiştir. en dikkat çeken yenilik basında tekelleşmeleri önleyecek tedbirler alınması gerektiğine dair olan maddedir. İlk başta gazete fiyatı hükümet tarafından belirlenirdi. 1988 yılında fiyat belirleme İtalya’da serbest bırakılmıştır.Spor gazeteleri İtalya’nın en popüler gazeteleridir. Sadece 6 gazetenin politik olduğu ülkede birçok gazete politik partilerin organıdır.

Fransız Basını

1789 Fransız Devrimi ile Fransa’da modern basın doğmuştur.1789-1792 yıllarında devrimin sınırsız basın özgürlüğünden faydalanılmıştır. Fakat sonraki iki yılda gazeteciler terörün ilk kurbanları olmuştur. İtalya’daki çoğulcu yaklaşımın aksine Fransa’da yayıncılık sektöründe merkeziyetçi devlet tekeli dikkat çekmektedir. Özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında hükümetlerin basın yoluyla siyasal propaganda yaptıkları gözlemlenmiştir. Fransız yayıncılık sektöründe kamu tekeli 1980’lerde sosyalistlerin iktidara gelmesiyle kaldırılmıştır. Fransız basını ile ilgili yasal düzenlemeler hep seçim dönemlerinde yapılmıştır. Bu da iktidarın iletişim sektörüne doğrudan müdahalesinin bulunduğunu göstermektedir.

Alman Basını

Dünyada basın hayatının başlangıcı matbaanın 1450 yılında Almanya’da bulunmasıyla olmuştur. Almanya’da klasik anlamda ilk gazete ise 1609 yılında yayınlanmaya başlamıştır ve bu dönemlerde kilise ve devlet basın üzerinde baskı yaratmıştır. Kilise basın üzerinde tam bir sansür yetkisine sahiptir. Alman basınında Fransız Devrimi ile yaşanan özgürlük dalgası yeni bir anlayışın temelini oluşturmuştur. Hitler’in 1933 yılında iktidara gelmesi ile basın tam bir propaganda aracı olarak kullanılmıştır. Basın üzerinde otorite kurmak amacıyla bakanlık oluşturulmuştur. Özgür basın susturulmuş, birçok gazete kapatılmıştır. Radyo yayıncılığı 1920’li yıllarda başlamıştır. Hitler döneminde uğradığı baskıcı politikaların ardından radyo yayıncılığı 1940’lı yıllarda özgürlük kavramının yasal zeminine oturtulmaya çalışılmıştır.

Latin Amerika Basını

Gazete ortaklarının genelde muhafazakar olmalarına karşın Latin Amerika ülkelerinde gazetelerin yayın çizgileri radikaldir. Fakat daha az politize olmuş gazeteler, gün geçtikçe popülerleşmektedir. Birçok gazetenin basım kalitesi yüksektir. Daha çok Brezilya, Meksika, Kolombiya ve Şili’de Otokrat yönetimlere karşı meydan okuyan, muhalifgazeteler basılmaktadır. Arjantin’de yaşanan 1990 ekonomik krizi basını ciddi bir biçimde tehdit etmiştir. Burada 1869 yılında yayına başlayan La PrensaThe Times gazetesine benzerliği ile dikkat çekmektedir. 1930’ların başında iki Amerikan radyo istasyonu ile bölgede radyo yayınları başlamıştır. Televizyon yayınları da 1950’lerde girmiştir.

Doğu Avrupa Basını

Yeni doğmakta olan özgür basının Orta ve Doğu Avrupa’da, 1989-1990 yıllarında, politik ve sosyal değişimlerin biçimlenmesinde büyük rolü olduğu gözlemlenmektedir. Macar basınında diğer Doğu Avrupa ülkelerine göre Macarların daha hızlı ve cesur oldukları söylenmektedir. Macar basın sektörünü, Tabloid basının tüm dünyada revaçta olması kısa ve özlü yazılar yazmaya sevketmiştir. Macarlar daha az politize olmuş bir basını tercih etmektedir. Macaristan’da gazetecilerin haklarından çok sorumluluklarının vurgulandığı basın yasası 1986 yılında çıkarılmıştır. Ülkede basın özgürlüğü önemlidir, sansür yoktur.

Japon Basını

Japon dilinde en eski gazete 1862 yılında, ilk günlük gazete de 1871-1940 yılları arasında çıkarılmıştır. Bu ilk günlük gazete Yokohama MainichiShinbun adıyla basılmıştır. Radyo yayını da 1925 yılında başlamıştır. Ülke gelişmiş haberleşme teknolojisi sayesinde hızla haber toplumuna dönüşmekte ve Japon basını okuyucularına her türlü konuyu aktarır. Japonya’da biri ticari yayın sistemi, diğeri kamu kuruluşu olan NHK olarak iki ulusal sistem bulunmaktadır.

Ortadoğu Basını

Temelde sömürgeci devletlerin girişimleri ile Ortadoğu işitsel ve görsel basını oluşturulmaya başlanmıştır. Ortadoğu ülkelerinde Radyo yayınları tüm dünya ile birlikte yayına geçmiş olsa da televizyon yayıncılığı 1960’lı yıllarda girmiştir. Irak’ta radyo yayınları 1936 yılında, Suriye’de Fransız mandası döneminde başlamıştır ancak Suriye’de devlet tekelinde radyo yayınları 1946 yılında, televizyon yayınları da1960 yılında başlamıştır. Ürdün’de 1948’de İngilizler ‘in bölgeden çekilmesiyle yayın hizmetleri krallığa devredilmiş, 1967 yılında televizyon yayınına başlanmıştır. Lübnan’da radyo, 1938 yılında Fransız mandası altında bulunan hükümete ait işletilmeye başlanmış, televizyon yayınları ise özel teşebbüs yoluyla kurulmuştur. İran’da 1940 yılında radyo yayınları başlatılmıştır. İsrail’de radyo ve televizyonlar için yayınları ‘Siyasal olmayan, hükümete ait bulunmayan, bağımsız ve her türlü dış denetim dışında kalacak’ bir yayın anlayışı benimsenmiştir. Resmi olarak İsrail’de radyo yayıncılığı 1948 yılında başlamış denilebilir.

Asya Basını

Hükümet ve haberleşme arası ilişkiler kapitalist düzendekine göre Asya’daki sosyalist-komünist ülkelerde farklı biçimler ortaya koymaktadır. Hong Kong, Endonezya, Malezya, Singapur ve Tayland gibi ülkelerde basın özgürlüğünden fiilen bahsetmek pek mümkün değildir. TV kanalları Tayland’da devletin elindedir fakat idare ve işleyiş özel sektöre bırakılmıştır. Hindistan kültürel üretim ve haberleşmede, karmaşıklık ve farklılık örneği oluşturmaktadır. Çin’de ifade özgürlüğü tamamen siyasi konjüktüre bağlıdır. Çin liderleri 1989’dan itibaren politik fikirlerin serbest dolaşımını engelleme yoluna gitmiştir.

AÖF Ücretsiz Ders Özeti Paylaşımları
1
ATA AÖF - KURTARMA ARAÇLARI EĞİTMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
2
ATA AÖF - AFETLERDE RİSK VE KRİZ YÖNETİMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
3
ATA AÖF -MESLEK HASTALIKLARI 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
4
ATA AÖF - BİREYLERLE SOSYAL HİZMET 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
5
ATA AÖF - ETİKETLEME VE İŞARETLEME 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
6
ATA AÖF - YÖNETİM BİLİŞİM SİSTEMLERİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
# TÜM ÖZETLERİ LİSTELE
Siz de hemen Ders Özeti sipariş verin, derslerinize kolayca çalışarak mezun olun.

Anadolu Üniversitesi Özet

Atatürk Üniversitesi Özet

Etiketler: ata aöf - ata aöf çıkmış sorular - ata aöf ders özeti - burhan kankaya - burhan kankaya ders özeti


Bu yazı 21.03.2017 tarihinden itibaren 1 kez okundu.




AÖF Çıkmış Sorular (Anadolu Ünv.) AÖF Çıkmış Sorular (Atatürk Ünv.) AÖF Ders Özetleri AÖF Deneme Sınavları AÖF Ders Kitapları Açık Lise Çıkmış Sorular
İletişim Bilgileri Firmamız Hakkında Sipariş ve Kargo Takibi Mesafeli Satış Sözleşmesi Garanti ve İade Şartları Gizlilik Sözleşmesi Ödeme ve Teslimat