Hizmette 10+ Yıl ve binlerce müşteri memnuniyeti... | %100 doğru kaynak | %100 memnuniyet | %100 mezuniyet | 0.332 350 23 47
0.541 350 23 42
İŞL202U-KAMU YÖNETİMİ DERS ÖZETİ

1.ÜNİTE - TEMEL KAVRAMLAR

Giriş

Kamu yönetimi, örgütlü olarak kendilerinin toplumun ihtiyaçlarını karşılamak için oluşturulmuş bir yapıdır. Toplumlar önceleri böyle bir yönetim yapısına gerek, zamanla yeni toplum ve devlet modelleri ortaya çıktıkça kamu yönetime ihtiyaç doğmuş ve artık bir bilim dalı haline gelmiştir.

Yönetim Nedir?

Bir arada yaşayan insanlar, hayatlarını daha sağlıklı devam ettirebilmek için yönetmeye ve yönetilmeye muhtaçtırlar. İnsanlarla birçok yönden aktarım ve paylaşım içinde olmaları ve bazı entegre olma durumlarına razı olma halidir.

Yönetim Kavramı

Yönetim kavramının tanımına bakıldığında, kelime anlamı olarak, örgüt, sevk ve idare anlamlarına gelir. Ancak yönetim kavramına geniş anlamı içinde ele alırsak, bir amacı gerçekleştirebilmek adına, işbirliği içinde yürütülen bir örgüt faaliyetidir. Yönetim kavramının da içinde ihtiva ettiği bazı unsurları vardır. Bunlar, insan, etkileme ve işbirliği eylemi ve amaçtır.

Bir insanın ya da bir kadronun, diğer insanlar üzerinde otorite kurarak onlara grup içinde inanarak iş yaptırabilme ve o amaç etrafında yönlendirebilme gücünü ifade eder. Yönetimi diğer bir anlamda yani örgüt anlamında da kullanabiliriz. Yani bir örgütten bahsettiğimizde bir yönetimden bahsetmiş oluruz. Bunu devletler bazında da görebiliriz. Bir devletin rejimi ve politikaları onların yönetim biçimi ile bağlantılıdır.

Bir insan bir işi tek başına yapabilir. Ama o işin tek başına yapılamayacak evrelerine gelindiğinde, diğer insanların o işe birlikte çözüm aramaları gerekecektir. O iş için, birlikte çalışmaları için gerekli olan otorite, bağlılık, koordinasyon, uyum ve idare başlı başına yönetim alanı içine girmektedir.

Yönetimin gruplar, örgütler ya da devletler bazında bazı fonksiyonları vardır. Bu fonksiyonlar yönetim biliminin elemanlarını oluşturur. Bir çarkın içindeki dişlilerdir. Bu fonksiyonları planlama, örgütleme, bütçeleme, yönlendirme, koordinasyon ve denetim olarak sıralarız.

Planlama amaçların belirlenmesi evresidir. Örgütleme, oluşturulan planın uygulanması için etkinliklerin gruplandırılmasıdır. Bütçeleme, planların yürütülmesi için gerekli olan kaynakları, personeli ve tesisleri temin etmektir. Yönlendirme, eldeki kaynakların en verimli şekilde birbirleri eşleştirilmesidir. Koordinasyon, grup içindeki fiillerin bütün halinde devam etmesini sağlamaktır. Denetim, belirlenen amaçların etkin ve verimli bir şekilde sürdürülüyor olmasının takip edilmesidir.

Kamu Yönetiminin Tanımı

Toplumlar da insanlar gibi bir gelişim ve ilerleme içindedirler. Bu gelişen toplumun isteklerine ve beklentilerine cevap verebilmek için, yönetim faaliyetini sürdüren kurumlarda kendi içlerinde bir değişim ve gelişimi yaşama zorundadırlar. Kamu yönetiminde faaliyet alanlarının genişlemesi, bu kavramın da tanımlarının değişmesi anlamına gelir.

Kamu yönetiminin işlevsel açıdan tanımı, insanların temel ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik mal ve hizmet üretimidir. Yapısal açıdan, kamu politikalarının oluşturulması ve yürütülmesi olarak tanımlanır. Akademik bir disiplin olarak, kamu hizmetlerinin aktarılması açısından, uyulması gerek siyasi ve hukuki prosedürü ifade eder.

Geleneksel Kamu Yönetimi ve Yeni Kamu Yönetimi

Dünya da ve özellikle Avrupa da, geleneksel kamu yönetimi 19. Yüzyıldan başlayım, 20. Yüzyılın ortalarına kadar egemenliğini sürdürmüştür. Geleneksel kamu yönetimi anlayışının temelleri MaxWeber, Woodrow Wilson, Frederick Taylor’un düşüncelerinedayanır.

Geleneksel kamu yönetimi dört temele dayanır. Bunlardan ilki kamu yönetiminin yapısı ile ilgilidir. Bu anlamda geleneksel kamu yönetimi aşırı bürokrasiden oluşur. Ayrıntılı kurallara, biçimselliğe ve katı hiyerarşiye sahiptir. İkincisi, geleneksel kamu yönetimi anlayışı, kamusal mal ve hizmetlerin üretimi ile ilgili olup, devlet bu mal ve hizmetlerin üretimini kendi bünyesinde toplamış ve bunların her kesime ulaştırabilmek için ekonomide kendin büyük bir yer edinmiştir. Üçüncüsü, yönetimde siyasi ve idari eylemlerin birbirinden ayrılabileceği konusudur. Kamu politikalarının neler olacağı siyasiler tarafından belirlenir ancak bu kararların teknik açıdan uygulanması idarenin alanına girer. Bu konuda Woodrow Wilson’un Yönetimin İncelenmesi adlı eseri bulunmaktadır. Dördüncü ilke kamu yönetiminin özel sektörden farklı araç ve eylemlere sahip olmasıdır. 

Günümüzde özellikle Batılı ülkelerde yeni kamu hizmeti anlayışı ön plana çıkmaya başlamıştır. Bu anlayış kamu hizmeti sunumunda bazı yeni yöntemler ve uygulamalar önermektedir. Örneğin geleneksek kamu hizmetinde devlet ihtiyaçlara, evet biz bunu yaparız ya da hayır yapamayız şeklinde karşılık verirken, yeni kamu yönetiminde, bunun için birlikte çalışalım ve bunu yapalım şeklinde karşılık vermeleri gerektiğidir.

Temel amacı kamu menfaatidir. Kamu yararına olacak gelişmeleri sadece hükümetlerden beklemek yerine, bu fikirleri kendisi türetmelidir. Hizmetin müşteriye değil vatandaşa yapıldığının farkındadır. Bununla birlikte hesap verilebilirlik olgusunu içerir. Yine geleneksel kamu yönetiminde çalışanların kamu hizmeti yapılması yanında en büyük menfaati maaş karşılığında olmasıdır, yeni kamu yönetimi anlayışında ideolojik olarak devleti küçültmek amaçlanmıştır.

Kamu Yönetiminin Elemanları

Her şeyden önce hükümetler düşse, rejimler değişsebile kamu yönetiminin devam ediyor olması gereklidir. Çünkü bu anlayış sürekli devam eden bir mantıkla süre gelir. Bu bağlamda kamu yönetiminin devam edebilmesi için bazı elemanlara ihtiyacı vardır.

Bu elemanların ilki insandır. Yani halk dediğimiz, o ülkede yaşayan tüm insanları ifade eder. İkincisi örgüttür. Bu araçla devletler kamu mal ve hizmetlerini topluma sunarlar. Üçüncüsü kamu politikalarıdır. Toplumun ihtiyaçlarına karşılık verme ve toplum sorunlarının çözümünün belirlenmesidir. Dördüncü elemanı normdur. Bu kavram kanunlar, tüzükler, yönetmelikler ve yasaları ifade eder. Kamu hizmetinin sunulmasında uyulması gerek kurallar bütünüdür. Beşinci elemanı mali kaynaktır ve bu elemanı, eldeki kaynaklar dahilindemal ve hizmet üretip, kaynakların etkin ve verimli şekilde kullanımını anlatır. Altıncı elemanı ise kamu görevlileridir. Bu elemanı örgütü harekete geçirir ve devletin kurumlarındaki yapısına göre artıp azalan bir yönü vardır.

Yönetişim

Bu kavram dünyada özellikle son otuz yıl içinde sıkça kullanılır hale gelmiştir. Yönetişim, toplum ve devlet ilişkilerinde karşılıklı etkileşimi ifade eder. Yerinden yönetim ve mahalli yönetim kuruluşlarından başka, sivil toplum kuruluşları, özel girişimciler, kar amacı gütmeyen kuruluşları da içine alan bir kavramdır. Başka bir ifade ile yönetişim, kamu yönetiminde devletin ve siyasanın etkinliğini azaltmakta, bunun yanında özel sektör ve sivil toplum örgütlerini ön plana çıkarmaktadır.

Kamu Yönetimi ile Özel Yönetimin Benzerlikleri ve Farklılıkları

Bu iki kavram birbirlerinin alt dalları olması itibariyle birbirlerine benzeyen ve birbirlerinden farklı kılan özelliklere sahiptirler.

Bu kavramların önce benzer yönlerine bakalım. Kamu yönetim ile özel yönetimin en benzer yanları temel işlevleri, mali yönü, örgütün yapısı ve idaresi konularında görülmektedir.

Günümüzde kamu yönetimi ve özel yönetim arasında süregelen bir yakınlaşma görülür. Aralarındaki işbirliği güm geçtikçe bir politika halini almıştır. Kamu yönetimleri proje ve planların farklı yöntemlerle özel sektöre yaptırmaktadır.

Son zamanlarda özel sektörde oluşan ve geliştirilen kuralların, kamu yönetiminde de uygulandığı görülür. Bu anlamda sevk ve idare politikasından, işletmecilik politikasına doğru bir kayma söz konusudur. Her iki yaklaşımda da tarafsızlık, hesap verilebilirlik, kamu yararı gibi kavramlar bu iki yaklaşımında orta yönleridir.

Bu iki yaklaşımında, zamanla en asgariye düşmesi muhtemel de olsa, kendilerini birbirinden ayıran bazı farklılıkları mevcuttur. Bunlar:

Siyasal Çevre: Kamu yönetimi, hükümet politikalarının yürütme kanadıdır. Bu kanat içindeki yöneticiler yaptıkları faaliyetlerde siyasal yöneticiler ve organlara karşı sorumludurlar. Uygulama esnasında kararlar alırken bazı sorumluluklar üstlenirler siyasi kanada karşı. 

Kamu Yararı: Kamu yönetiminde devlet bütün toplumun ortak yararını düşünmektedir. Toplum içinde her kesime karşı sorumlu olup insanların isteklerine kar amacı gütmeden cevap vermek zorundadır. Ancak özel kesimin böyle bir bağlılığı yoktur. Mal ve hizmetlerini, kar amacı güderek istediği kesime sunabilir.

Yasallık, Tarafsızlık ve Süreklilik: Kamu hizmeti topluma mal ve hizmet sunumunda bazı kanunlara bağlı olmak zorundadır. Yaptığı işlemleri yasalar dayandırmaktadır. Bununla birlikte kamu hizmeti süreklidir ve sekteye uğramaması gereken bir yönü bardır. Ancak özel kesim için aynılarını söylemek zordur. Çünkü özel kesimde, süreklilik gibi bir kaygı görünmez. Çıkarlarına aykırı bir durum gördüğünde faaliyetine son verebilir.

Hesap Verme Sorumluluğu: kamu yöneticileri, hizmet sunarken kaynakların kullanımında, Sayıştay’a, yargı organlarına, kamu denetçilerine ve bazı denetim birimlerine karşı sorumludur.

Yönetimin Esnekliği: Bu kavramda, kamu yöneticilerinin aldığı kararlar uygulayıcıları tarafından hareket özgürlüğünü kapsamaz. Alınan kararların değiştirilmesi, durdurulması ya da kaldırılması yargı çerçevesi dahilindedir. Ancak özel kesimde bu daha esnektir. Kararlar çok daha hızlı ve rahat bir şekilde değiştirilip kaldırılabilir.

Olumsuz Dışsallıklarla Mücadele: Kamu kesiminde olumsuz dışsallıklarla mücadele etme zorunluluğu vardır. Bunun nedeni kamu yararını gözetiyor olmasındır. Ancak özel kesim bu dışsallıklarla mücadele etmek istemez. Çünkü olumsuz dışsallıklarla mücadele etmek demek, şirket için birçok masrafa girmek anlamına gelir ve bu da özel kesimin kar unsuruna zarar verir.

Hakemlik: kamu yönetiminde artık değişen kurallarla birlikte, çatışan çıkar grupları bağlamında arabuluculuk sistemini de geliştirmiştir. Eğer ortada toplum açısından bir zarar varsa bunda orta yolun bulunmasını amaçlar. Bu anlayış ülkemizde RTÜK, bankacılık, enerji, rekabet gibi denetleyici ve düzenleyici kurumları ortaya çıkarmıştır.

Kamu Gücü: Özel kesimde taraflar karşılıklı olarak eşittirler. Tercih hakları vardır. Ancak kamu kesiminde ortada bir kamu yararı varsa, devlet toplumda bazı kişi ve grupların görüşlerini uygulamayabilir. Mesela devlet yol ya da köprü yapımında büyük bir kamu yararı varsa kişilerin arsalarına değerleri karşılığında zorla el koyabilir.

Yöneticilerin Motivasyonu: kamu kesiminde üretilen mal ve hizmetler tekeldir. Yöneticiler bu hizmetlerin topluma kesinlikle ulaşması anlamında bir kaygı içine girmezler. Anacak özel kesimde üretilen mal ve hizmetler müşteriye en iyi ve en verimli şekilde ulaştırılmak ve satılmak zorundadır. Bu da yönetimde yer alan kişilerin motivasyonuyla doğrudan ilişkilidir.

Stratejik Yönetim

Artık gelişen ve değişen yönetim ve teknoloji karşısında kamu ya da özel kesimin de değiştiğini belirtmiştik. Artık daha kapsamlı ve daha uygulanabilir sistemlerin ve ortaya konması gerekmektedir. Bu bağlamda stratejik yönetim, gelecekteki amaçlara ulaşabilmek için plan ve programların önceden belirlenmesi anlamına gelmektedir. Örgütün iç ve dış çevresini incelenmesi, güçlü ve zayıf yönlerinin belirlenmesi, fırsat ve tehditlerin algılanmasına da SWOT analizi denir.

Stratejik yönetimin bazı özellikleri bulunmaktadır. Bunlar;

-Ulaşılmak istenen amaçların belirlenmesi,

-Zaman planlamasının oluşturulması,

-Örgütün mevcut kapasitesinin belirlenmesi,

-Örgütün içinde yer aldığı çevrenin iyi analiz edilmesi,

-Alternatiflerin önceden belirlenmesi,

-Örgütün çabaları belirlenen amaçlar etrafında bütünleştirilmesi.

Devletin Niteliği ve Dönüşümü

Günümüzdeki devlet yapıları, süratle değişen ve gelişen bir yapının oluşmasının ürünüdür. Dünyanın da her yönden gelişmesi, topumun da birçok yönden ihtiyaçlarının artmasıyla devletin de kamu harcamaları önemli ölçüde artmıştır. İşte devlet bu artan kamu harcamalarını belli bir dengede tutabilmek içim ortaya teni aktörler çıkarmıştır. Bu yeni aktörler devletin alanının küçülmesi, ekonomiyi düzenleyen değil ama müdahale edici gibi bazı değişikliklere dayanır.

Devlet zamanla müdahaleci, planlayıcı, sosyal ve arabulucu yani hakemlik rollerine soyunmuştur. Günümüz de devletler toplum organizasyonlarının tümü içinde yer almamaktadır. Bu önceler çok uzun ve masraflı olmaktaydı. Artık küçülen devlet mantığıyla, devlet kamu yönetiminin işleyişini, biraz önce saydığımız aktörler vasıtasıyla yerine getirmektedir.

Ancak dünya da meydana gelen 2008 krizi bu düşünceye az da olsa ket vurmuştur. Çünkü devletin, özellikle ekonomiden bu denli uzaklaşması işsizliği ve kamu harcamalarını artırmış, özel kesimin aşırı güç kazanmasıyla ortaya bu kriz çıkmıştır.

AÖF Ücretsiz Ders Özeti Paylaşımları
1
ATA AÖF - KURTARMA ARAÇLARI EĞİTMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
2
ATA AÖF - AFETLERDE RİSK VE KRİZ YÖNETİMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
3
ATA AÖF -MESLEK HASTALIKLARI 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
4
ATA AÖF - BİREYLERLE SOSYAL HİZMET 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
5
ATA AÖF - ETİKETLEME VE İŞARETLEME 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
6
ATA AÖF - YÖNETİM BİLİŞİM SİSTEMLERİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
# TÜM ÖZETLERİ LİSTELE
Siz de hemen Ders Özeti sipariş verin, derslerinize kolayca çalışarak mezun olun.

Anadolu Üniversitesi Özet

Atatürk Üniversitesi Özet

Etiketler: ata aöf - ata aöf çıkmış sorular - ata aöf ders özeti - burhan kankaya - burhan kankaya ders özeti


Bu yazı 21.03.2017 tarihinden itibaren 1 kez okundu.




AÖF Çıkmış Sorular (Anadolu Ünv.) AÖF Çıkmış Sorular (Atatürk Ünv.) AÖF Ders Özetleri AÖF Deneme Sınavları AÖF Ders Kitapları Açık Lise Çıkmış Sorular
İletişim Bilgileri Firmamız Hakkında Sipariş ve Kargo Takibi Mesafeli Satış Sözleşmesi Garanti ve İade Şartları Gizlilik Sözleşmesi Ödeme ve Teslimat