Hizmette 10+ Yıl ve binlerce müşteri memnuniyeti... | %100 doğru kaynak | %100 memnuniyet | %100 mezuniyet | 0.332 350 23 47
0.541 350 23 42
LVB111U-TEMEL VETERİNER HİSTOLOJİ VE EMBRİYOLOJİ DERSİNİN 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
LVB111U-TEMEL VETERİNER HİSTOLOJİ VE EMBRİYOLOJİ DERSİNİN 1. ÜNİTE DERS ÖZETİNE VE DİĞER DERSLERİN DERS ÖZETİNE ULAŞABİLİR, AÖF ÇIKMIŞ SORULARI, AÖF DERS ÖZETLERİNİ VE AÖF YARDIMCI KAYNAK KİTAPLARI ONLİNE SİPARİŞ VEREBİLİRSİNİZ...

ÜNİTE 1- HİSTOLOJİYE GİRİŞ VE TEMEL HİSTOLOJİ TEKNİKLERİ

GİRİŞ

Histo­loji canlıların yapı taşı olan hücre ve hücreleri birbirine bağlayan unsurları mikros-kopik düzeyde inceleyen bir bilim dalıdır. Hücre ve hücrelerin oluşturduğu dokular Genel Histoloji, or­gan ve sistemler de Özel Histoloji başlıkları altında incelenir. Mik­roskop altında incelenecek materyale uygulanan işlemler genel anlamda Histoloji Tekniği olarak tanımlanır. Gerçekte üç boyutlu olan hücre ve onun oluşturduğu dokuların mikroskop altındaki görünümleri iki boyutludur. Bu nedenle yapıların mikroskop altında incelenmesi de ayrı bir önem taşımaktadır. Ayrıca mikroskop­larda elde ettiğimiz büyütmelerde ölçü birimlerinde bir kavram karışıklığına yol açabilmektedir

HİSTOLOJİ TEKNİĞİ

Hücre ve hücrelerin oluşturdu­ğu dokuların yapısal özelliklerinin mikroskop altında incelenebilir hale getirilme­sini sağlayan preparat hazırlama yöntemlerine Histoloji Tekniği adı verilir. Histo­loji tekniği uygulanan dokular genel olarak cansız incelenir, bazı dokuları ise vital boyalar aracılığı ile canlı olarak incelemek mümkündür. Mezenteryum, kurbağa yavrusunun kuyruğu, Hamster'in yanak kesesi ve spermatozoon canlı olarak ince­lenebilir. Cansız olarak incelenecek bir dokuya uygulanması gereken işlemler ön­celikle kullanmış olduğunuz tespit yöntemine göre farklılıklar göstermektedir. Hücreve hücrelerarası maddeyi canlılığın sona erdiği andaki yapısal özellikleri ile korumak için yapılan işleme tespit denir. Güncel anlamda mum­yalamak, konserve yapmak ya da dondurmak da bir tür tespit işlemidir. Canlıdan uzaklaşan ve bütünlüğü bozulan dokular bakteriler ve lizozomlarda bulunan en­zimler tarafından süratle yıkımlanır bu olaya otoliz adı verilir. Tespit işlemi ile ama­cımız otolizi engellemektir. Histoloji laboratuarlarında kullanılan farklı tespit yön­temleri vardır.

Tespit Yöntemleri:

I-Fiziksel tespit: Isıtma veya kurutma, frotilerin veya yayma kesitlerin etüv ya da mikrodalga fırında ısıtılarak kurutulması ile yapılır,

II-Kimyasal Tespit: İncelenecek doku örneklerine kimyasal madde ya da madde karışımlarını uygulayarak yapılan tespit yöntemidir. Tespitin uygulanış şekline göre ikiye ayrılır:

Perfüzyon tespiti

Daldırma (İmmersiyon) tespiti

Histoloji Tekniğinde Temel Aşamalar

Materyalin(doku örnekleri) alınması

Tespit (fikzasyon) ve yıkama

Suyunu giderme (dehidrasyon)

Parlatma veya saydamlaştırma

Emdirme

Gömme veya bloklama (blokaj)

Kesme (kesit alma) ve lama yapıştırma

Boyama ve kapatma

Histoloji tekniğinde doku örneklerinin alınmasından bloklama aşamasına kadar yapılan işlemlere ya da izlenen sürece doku takibi adı verilir. Doku takibi işlemini tamamı ile otomatik olarak yapabilen ototeknikon olarak tanımlanan bazı cihazlar da vardır.

Materyalin alınması: Materyal canlıdan anestezi altında ya da biyopsi ile el­de edilir. Doku örnekleri doku türüne göre değişmekle birlikte 1 cm3 ebatlarından büyük olmamalıdır,

Tespit (fikzasyon) ve yıkama. Histoloji tekniğinde hücre ve hücrelerarası maddeyi canlılığın sona erdiği andaki yapısal özellikleri ile korumak için yapılanişlem olarak tanımladığımız tespitin diğer amaçları da vardır. Bunların başında ko­kuşma ve otoliz gibi ölüm sonrası değişiklikleri önlemesi, doku örneklerinin kesit almak için uygun kıvama getirilmesi, boya ve kimyasal maddelerin dokuya uygu­lanabilir olmasını sağlamasıdır. Bu amaçlara ulaşmak ve tespiti en iyi koşullarda gerçekleştirmek için kullanacağımız kimyasal maddeler ve bu maddelerin karışımı olarak hazırlanan solüsyonları tanımamız gerekir,

Tespit Amacı ile Kullanılan Kimyasal Maddeler: Formaldehid, Glasiyal asetik asit, Etil alkol, Merküri klorür, Pikrik asit, Potasyum dikromat, Aseton, Os­miyum tetraoksit, Potasyum permanganat, Glutaraldehid

Formaldehid (formol - H.CHO): Formalin solusyonu formaldehid gazının su içinde eritilmiş yaklaşık %37'lik solusyonudur. %10-15 metanol ilavesi ile polime­rize olması önlenir. Formaldehid histolojik incelemeler için akla ilk gelen tespit maddesidir, kullanımı kolay ve ucuzdur.

Glasiyal asetik asit (CH3COOH): Saf asetik asit 17 °C'de donduğu için gla­siyal asetik asit olarak adlandırılır. Asetik asit hücresel unsurların şişmesine neden olduğundan şişmeyi engelleyen kimyasal maddeler ile birlikte kullanılır. Dokuya difüzyonu hızlıdır, çekirdeği canlılıktaki hale en yakın olarak korumayı sağlar, kro­mozomlar ile çalışılacağı zaman tercih edilir,

Etil alkol (C^şOH): Renksiz ve yanıcı bir maddedir, 78 °C'de kaynar. Kulla­nıldığı solüsyondaki yoğunluğuna bağlı olarak dokulara difüzyonu, sertleştirmesi ve büzüştürmesi farklıdır, yoğunluk arttıkça sertleşme ve büzüşme artar. Absolu al­kol formu glikojenin korunması için kullanılır,

Civa klorür - Civa klorid (HgCl^: Beyaz kristalize bir maddedir. Oda sıcak­lığında suda % 7, alkolde % 33 oranında eriyebilir. Doku tespitinde yaygın olarak kullanılan bir tuzdur. Ancak kuvvetli büzücü etkisi nedeni ile yalnız başına kulla­nılmaz. Boyama sırasında dokuda daha parlak bir renk oluşumunu ve daha kolay boyanmayı sağlar,

Pikrik asAt (CçH^NO^^OH): Patlayıcı özelliği olan parlak sarı renkte kristal bir maddedir. Oda sıcaklığında suda %1, alkolde % 5, benzende % 10 oranında çö­zünebilir. Dokuya difüzyonu hızlıdır,

Potasyum dikromat (K2Cr207): Portakal rengi kristalize bir maddedir. Oda sıcaklığında doyurulmuş solusyonu yaklaşık %12'lik konsantrasyondadır. Özellik­le fosfolipidlerin tespitinde önemlidir, fosfatları korur ve mitokondri için kullanılır,

Osmiyum tetroksid (OsO^: Osmik asit olarak da adlandırılır. Soluk sarı kris­taller halinde 0.5 veya 1 gr'lık kapalı tüplerde satılır. Suda %0.5 veya %1'lik solüs­yonları hazırlanır. Özellikle elektron mikroskop çalışmalarında tercih edilen bir maddedir,

Glutaraldehiti: Özellikle elektron mikroskop çalışmalarında tercih edilir, rutin parafin kesitlerde tespit olarak kullanımı kısıtlıdır,

Paraformaldehid: Özellikle elektron mikroskop çalışmalarında, rutinde cer­rahi ve otopsi materyalinin tespitinde tercih edilir,

Tespit Amacı ile Kullanılan Solüsyonlar: Formol şalin, Tamponlu nötr for-malin, Formol alkol, Formalin sodyum asetat, Formalin amonyum bromide, For­mol kalsiyum, Zenker, Helly, Boum, Carnoy, Susa, Orth, Newcomer's gibi,

Kimyasal Tespit Aşamasında Üzerinde Durulması Gereken Faktörler

Tespit solüsyonunun amaca göre seçimi: Bütün dokular için ideal olan tek bir tespit solusyonu yoktur.

Tespit solüsyonunun miktarı: Tespit sıvısının miktarı ile bu sıvı içine kona­cak materyalin oranı önemlidir. Tespit sıvısı içine çok fazla doku örneği konu­lursa etken madde az geleceği için iyi bir tespit elde edilemez. Fazla miktarlar­da tespit solusyonu kullanılması hem laboratuvarlarımızın ekonomisi hem de kimyasal atık miktarımızı artırması açısından tercih edilmez. Bu nedenle 1:50 -1:25 oranları tercih edilebilir.

Tespit solusyonunun PH'sı: Teknik ile ilgili özel bir uyarı olmadığı sürece pH ölçümüne gerek yoktur.

Tespit süresi: Doku örneklerinin tespit solusyonu içinde bırakılma süresi, ör­neğin büyüklüğü, ortam ısısı, tespit solusyonunun difüzyon gücü gibi faktörle­re göre değişir. Ayrıca tespit edilen dokunun yapısal özelliği de tespit süresi üzerinde etkilidir.

Doku parçasının büyüklüğü: Amacımıza en uygun biçimde olabildiğince küçük örnekler alınmalıdır. 1 cm3' den büyük olmamasına özen gösterilmelidir.

Ortam ısısı: Ortam ısısı azaldıkça tespit süresi uzar. Teknikte özellikle belirtil­medikçe en uygun ortam ısısı oda sıcaklığıdır (20 °C). Histokimyasal çalışma­larda 0 - 4 °C tercih edilir.

Tespit solusyonunun difüzyon gücü: Dokuya süratle yayılabilen tespit mad­deleri tespit süresini kısaltır ve dokunun canlılıktakine en yakın formda kalma­sını sağlar.Tespitten sonra su ya da dereceli alkoller ile yıkama yapılarak tespite ait ka­lıntıların uzaklaştırılması sağlanır.

Suyunu giderme: Aynı zamanda dehidrasyon da denir. Dokuların büyük bir bölümünü su oluşturduğu için %50'den başlayarak %100'e kadar dereceli etil al­koller ile dokunun suyu alınır.

Parlatma: Dokuları saydam (transparan) hale getirmek için yapılan işlemdir, Aynı zamanda dokudaki alkoller de giderilir ve emdirmede kullanılan maddeye uyum sağlanır. Bu amaçla kullanılan maddeler uçucu, yanıcı ve toksiktir. Bu amaç için en yaygın kullanılan madde xylol olmakla birlikte benzen, toluen, chloroform, methylbenzoat, sedir yağı da kullanılabilir

Dehidrasyon için tetrahidrofuran, aseton, dioksane ve isopropil alkol gibi kimyasallarda kullanılabilir,

Emdirme: Suyu giderilmiş ve saydam duruma gelmiş doku parçalarına gömme materyali olarak kullanacağımız parafin veya paraplastm emdirilmesidir. Ticari ola­rak satılan parafinlerden 40 °C de eriyen yumuşak 58- 60 °C'de eriyen ise sert parafin veya paraplasttır. Parafinin dokulara kolay ve derinlemesine işlemesini sağla­mak için vakumlu etüv ortamı tercih edilmelidir

Gömme: Bloklama veya blokaj da denir. Dokunun erimiş parafin (gömme ma­teryali) içine yerleştirilmesidir

Kesme (kesit alma) ve lama yapıştırma: Çevresinde gömme materyali ile birlikte bulunan dokudan çelik bıçaklar ya da disposable bıçaklar aracılığı ile 5-7pı kalınlığında kesitler alınır. Kesitler önce oda sıcaklığında distile suda yüzdürülerek kırışıklıklar açılır, daha sonra 40-45 °C'de %0,1 oranında jelatin içeren distile suda yüzdürülerek açılmayan diğer kırışıklıklarda açılarak kesitler lama çekilir. Lamlar yatay pozisyonda 37 °C'lik etüvde kurumaya bırakılır. Kesitlerin istenen kalitede olması öncelikle deneyime, kullanılan gömme materyaline, mikrotom ve mikro­tom bıçaklarına bağlıdır

Gömülen materyalin çevresinde 3- 4 mm'lik pa­rafin olacak şekilde bloklar yapılır. Bu şekilde hazırlanan blokların kenarına kur­şun kalemle yazılmış küçük kağıtlar ile örneği belirleyici yazılar yapıştırılır.

Boyama ve kapatma: Dokuları oluşturan hücreler canlıda renksizdir. Işık mikroskop altında inceleyebilemek için boyanması gereklidir. Rutin histolojik amaçlı kullanılan boyalar asidik ve bazik bileşikler gibi davranırlar, dokuların iyo-nize olabilen bölümleri ile bağlanırlar. Bazik boyalar ile bağlanan bölümleri bazo-filik, asit boyalar ile bağlanan bölümleri asidofilik olarak tanımlanır.

Preperasyon Hataları ve Artefaktlar

Gömme: Bloklama veya blokaj da denir. Dokunun erimiş parafin (gömme ma­teryali) içine yerleştirilmesidir

Kesme (kesit alma) ve lama yapıştırma: Çevresinde gömme materyali ile birlikte bulunan dokudan çelik bıçaklar ya da disposable bıçaklar aracılığı ile 5-7pı kalınlığında kesitler alınır. Kesitler önce oda sıcaklığında distile suda yüzdürülerek kırışıklıklar açılır, daha sonra 40-45 °C'de %0,1 oranında jelatin içeren distile suda yüzdürülerek açılmayan diğer kırışıklıklarda açılarak kesitler lama çekilir. Lamlar yatay pozisyonda 37 °C'lik etüvde kurumaya bırakılır. Kesitlerin istenen kalitede olması öncelikle deneyime, kullanılan gömme materyaline, mikrotom ve mikro­tom bıçaklarına bağlıdır

Gömülen materyalin çevresinde 3- 4 mm'lik pa­rafin olacak şekilde bloklar yapılır. Bu şekilde hazırlanan blokların kenarına kur­şun kalemle yazılmış küçük kağıtlar ile örneği belirleyici yazılar yapıştırılır.

Boyama ve kapatma: Dokuları oluşturan hücreler canlıda renksizdir. Işık mikroskop altında inceleyebilemek için boyanması gereklidir. Rutin histolojik amaçlı kullanılan boyalar asidik ve bazik bileşikler gibi davranırlar, dokuların iyo-nize olabilen bölümleri ile bağlanırlar. Bazik boyalar ile bağlanan bölümleri bazo-filik, asit boyalar ile bağlanan bölümleri asidofilik olarak tanımlanır.

Preperasyon Hataları ve Artefaktlar

preperasyon hataları ke­sitlerde artefaktlara neden olur. Artefakt, dokularda gerçekte var olmayan ancak histoloji tekniğinde kullanılan temel aşamalar ya da doku takibi sırasında oluşan ve boyanmış preperatlarda görülen istenmeyen oluşumlardır. Kesit yüzeyinde boş­luklar, dalgalanmalar, farklı tonlarda boyanmalar, boya kristallerinin çökmesi, ha­va kabarcıkları gibi birtakım görüntüler ile tanımlanabilir,

Elektron Mikroskobu Tekniği: Transmission elektron mikroskobu tekniği (TEM) ve scanning elektron mikroskobu tekniği (SEM)'de kullanılan metodlar farklılıklar gösterirler.

TEM Tekniği: Işık mikroskopide kullanılan temel basamaklar TEM'de de var­dır, ancak daha yüksek büyütme gücü nedeni ile proteinlerin çapraz bağlarının da­ha spesifik olması gerekmektedir. Bu amaçla tespit için glutaraldehid, paraformal-dehid, osmium tetraoksid, potasyum permanganat'ın tamponlu solusyonları kulla­nılır.

SEM Tekniği: Örneğin yüzeyini tara­yarak üç boyutlu görüntü elde etmeyi sağ­layan bir tekniktir.

Dondurma - Kırma Tekniği: Bu teknik membranların iç yüzeylerinin makro-moleküler yapısını ortaya koyar. Dondurma aşamasında buz kristallerinin oluşu­munu önlemek için kriyoprotektanlar kullanılır.

TEM Tekniği: Işık mikroskopide kullanılan temel basamaklar TEM'de de var­dır, ancak daha yüksek büyütme gücü nedeni ile proteinlerin çapraz bağlarının da­ha spesifik olması gerekmektedir. Bu amaçla tespit için glutaraldehid, paraformal-dehid, osmium tetraoksid, potasyum permanganat'ın tamponlu solusyonları kulla­nılır. Bu solusyonlar, sadece yapıyı korumaya değil elektron yoğun boyalar gibi aktivite göstererek elektron demetleri ile dokunun tanınmasına da olanak sağlar. Bu tespit solusyonları taze dokuya ışık mikroskop tespitlerine göre daha yavaş dif-fuze olduğu için doku parçalarının çok daha küçük (1 mm3) ve tespit miktarı da­ha fazla olmalıdır.

Gömme için plastik materyal ya da epoksi rezin tercih edilir. Bu materyaller, elektron demetlerini absorbe etmeyen ultratin kesitler almaya uygun materyaldir. Kesitler tercihen lipid membranlar üzerinde çökeltiler oluşturabilen ağır metaller ile boyanır.

SEM Tekniği: Örneğin yüzeyini tara­yarak üç boyutlu görüntü elde etmeyi sağ­layan bir tekniktir. Bunun için örneklerin yüzeyi altın yada palladium gibi ağır me­tallerin ince bir katmanı ile kaplanır. Ör­neğin yüzeyini tarayan elektron demetle­rinin bazılarının yüzeyden yansıması, ba­zılarının da fırlatılması söz konusudur. Bu elektronlar elektron dedektörleri tarafın­dan tutularak bir monitörde üç boyutlu düzlemde değerlendirilir. Görüntülerin kalıcı olması için fotoğraflanabilir ya da bilgisayarda saklanabilir

Dondurma - Kırma Tekniği: Bu teknik membranların iç yüzeylerinin makro-moleküler yapısını ortaya koyar. Dondurma aşamasında buz kristallerinin oluşu­munu önlemek için kriyoprotektanlar kullanılır. Çok kuvvetli dondurulmuş ör­nekler çok keskin bıçaklar ile iç ve dış yaprakların moleküler bağlantılarının oldu­ğu bölgeler arasından kırılır. Kırılan yüzey buharlaşmış platin ve karbon ile kapla­nır ve elde edilen kopya doku sindirildikten sonra TEM'de incelenir. Bu metod özellikle hücre membranının transmembran proteinlerini incelemek için kullanılır.

HİSTOLOJİK KESİTLERİN IŞIK MİKROSKOBUNDA DEĞERLENDİRİLMESİ

Doku veya organlardan alınmış parçalara doku takibi uygulanmasından sonra ke­sitler alınır, lamlara yapıştırılır, boyanır ve mikroskopta incelenmeye hazır hale gelir. Bu kesitler dokuları oluşturan hücresel, ipliksel ve tübüler yapılardan mey­dana gelir. Hücreler değişik şekil, büyüklük ve tabakalanmalar gösterir. İpliksel yapılar sıkıdır, bağ doku sinir doku gibi. Tübüler yapıların içi boşlukludur (kan damarları, bezlerin boşaltıcı kanalları, sindirim ve solunum yolları gibi) ve lumenleri vardır. Hücresel, ipliksel ve tübüler yapılar doku ve organlarda üç boyutlu yapının parçaları olarak gelişigüzel bir dağılım gösterirler.

Yuvarlak Bir Cismin Kesit Görünümleri

Aslında kendisi de gerçek bir hücre olan tavuk yumurtaları yuvarlak bir cismin ke­sit görünümleri için mükemmel bir örnektir. Katı pişmiş bir yumurtada yumurta sa­rısının ortadaki çekirdeği, yumurta akının da çevresindeki sitoplazmayı simgeledi­ğini düşünelim. Bu yapıları dıştan yumuşak yumurta zarı ve sert yumurta kabuğu çevreler, yumurtanın alt ucunda ise hava boşluğu bulunur

Yumurtanın uzunlamasına (a) ve enine (d) düzlemde orta hat boyunca yapılan bir kesitte tam şekil ve ölçüsünü gösteren bir görünüm görülür. Biraz daha kenar­dan uzunlamasına (b) ve enine (e) alınmış kesitler yumurtanın dış şeklini koruma­sını sağlar, ancak yumurta sarısı(çekirdek) ve yumurta akı(sitoplazma) tam ve doğ­ru bir dağılımda görülmez. Yumurtadan teğet düzlemde uzunlamasına (c) ve eni­ne (f) alınmış kesitler yumurtanın oval veya küçük bir obje olduğunu yumurta sa­rısı görülemediğinden çekirdeğin olmadığı imajını yaratabilir,

Tübüler Bir Cismin Kesit Görünümleri

Histolojik kesitlerde sıklıkla gördüğümüz tübüler yapılar en kolay enine kesitlerde tanımlanırlar

Bir kan damarı, kanal veya bezin histolojik yapısını tek katlı epitel ile kaplanmış kıvrımlı bir tüpten enine uzunlamasına ve oblik alınmış kesitlerde göz­lemleyelim

Uzunlamasına (a) kesit düzlemi tüpü ortadan keserse U harfi şeklinde bir yapı ortaya çıkar. Aynı tüp enine (d, e) kesilirse tek katlı hücrelerle kaplanmış yuvarlak yapılar görülür. Aynı yapının çift görüntüsü birbirine paralel uzanan iki ayrı tüp ve­ya kıvrımlı seyreden bir tüpü hatırlatır. Tübüler yapıdan oblik (c) alınan kesitlerde ortada oval bir lumen ve çevresinde çok katlı hücre tabakaları bulunan oval bir ya­pı görülür.

Tübüler yapıdan alınan teğet kesit (b) tüpe benzemeyen içi dolu, çok hücreli oval bir yapı olarak gözlemlenir. Kesitte lumen görülmez. Tüpün keskin dönüş yaptığı bir noktadan alınan kesitte birbirine bağlanmış iki oval yapı ortaya çıkar.

HİSTOLOJİDE KULLANILAN ÖZEL İNCELEME YÖNTEMLERİ

Otoradyografl: Doku içinde yer alan radyoaktif materyali bir doku kesiti aracılı­ğı ile üzerinde yer alan fotoğraf emülsiyonuna aktaran metoddur.

Büyük molekül­lerin öncüsü olan birçok küçük molekül, proteinleri oluşturan aminoasitler, nükle-ik asitleri oluşturan nukleotidler gibi radyoaktif atomların yapısına bağlanır. İşaret­lenmiş olan küçük moleküller hayvana veya hücre ve doku kültürüne enjekte edi­lir, bu küçük moleküller büyük moleküllerin yapısına girdiğinde işaretlenmiş olan radyoaktivite izlenebilir. Bu şekilde DNA'nın sentezi, hücre bölünmesi, hücre tara­fından proteinlerin sentez ve salgılanması, ekstrasellüler matriks hakkında çalışma­lar yapılabilmektedir. Radyoaktif materyal ile birleştirilen dokulardan alman kesit­ler sılaytlara yapıştırılır, ışığa duyarlı emülsiyon ile kaplanarak karanlıkta bekletilir, preperatlardan farklı zaman aralıklarında elde edilen pozlarda değerlendirmeler yapılarak radyoaktif materyalin izlediği yol görülebilir. Bu teknik ışık ve elektron mikroskopik yöntemlerin her ikisinde de kullanılabilir,

Histootoradyografl: X ışınları yumuşak dokuların muayenesinde kullanılıyor olmasına rağmen, kemik ya da diğer mineralize dokuların temel maddelerinin in­celenmesinde de büyük yararlar sağlamıştır. Pratikte kemik kesiti bir preperat üze­rinde fotoğraf filmi ile temas halindeyken X ışınlarına maruz bırakılır. Fotoğraf fil­mi daha sonra banyo yapılır ve mikroskop ile incelenir. Standardı (normali) bili­nen kitle, semiquantitatif (yarısayısal) bilgi sağlamak için sılayta eklenir ve temel maddenin farklı noktalarındaki kemik yoğunluğu değerlendirilir,

Histokimya: Histolojik kesitlerde doku ve hücre içindeki organik ve inorganik maddelerin varlığını ve yerleşimini tespit ederek kimyasal yapıyı ortaya koymayıamaçlayan histoloji tekniğidir. Histokimyasal reaksiyonda, incelenen maddenin dokuda bulunduğu yerde kimyasal olaylar zinciri sonucunda renkli bir bileşiğin çöktürülmesi amaçlanır.

Hücre ve Doku Kültürü: Hücre ve dokuların organizma dışında(in vitro) ya­şatılması ve çoğaltılmasını amaçlayan bir metoddur. Hücre ve doku kültürü teknik­leri, hücre davranışının analizine izin veren bir tekniktir.

Hücre ve doku kültürü tekniklerinin kullanım alanları:

Moleküler biyolojinin güncel metodları ve yeni DNA dizilimlerinin tanımlan­masında,

Normal ve kanserli hücrelerin metabolizmalarının incelenmesinde,

İnsan ve hayvanların patogen viruslarının epidemiyoloji, teşhis, tedavi ve mücadeleleri üzerindeki çalışmalarda,

Viral araştırmalarda, doğal konakçılar dışında üretilemeyen virusların üretil­mesinde,

Sitogenetik araştırmalarda, mitoz bölünme sırasında kromozomların sayı ve şekillerindeki anomalilerin saptanmasında.

AÖF Ücretsiz Ders Özeti Paylaşımları
1
ATA AÖF - KURTARMA ARAÇLARI EĞİTMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
2
ATA AÖF - AFETLERDE RİSK VE KRİZ YÖNETİMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
3
ATA AÖF -MESLEK HASTALIKLARI 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
4
ATA AÖF - BİREYLERLE SOSYAL HİZMET 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
5
ATA AÖF - ETİKETLEME VE İŞARETLEME 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
6
ATA AÖF - YÖNETİM BİLİŞİM SİSTEMLERİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
# TÜM ÖZETLERİ LİSTELE
Siz de hemen Ders Özeti sipariş verin, derslerinize kolayca çalışarak mezun olun.

Anadolu Üniversitesi Özet

Atatürk Üniversitesi Özet

Etiketler: ata aöf - ata aöf çıkmış sorular - ata aöf ders özeti - burhan kankaya - burhan kankaya ders özeti


Bu yazı 21.03.2017 tarihinden itibaren 1 kez okundu.




AÖF Çıkmış Sorular (Anadolu Ünv.) AÖF Çıkmış Sorular (Atatürk Ünv.) AÖF Ders Özetleri AÖF Deneme Sınavları AÖF Ders Kitapları Açık Lise Çıkmış Sorular
İletişim Bilgileri Firmamız Hakkında Sipariş ve Kargo Takibi Mesafeli Satış Sözleşmesi Garanti ve İade Şartları Gizlilik Sözleşmesi Ödeme ve Teslimat