Hizmette 10+ Yıl ve binlerce müşteri memnuniyeti... | %100 doğru kaynak | %100 memnuniyet | %100 mezuniyet | 0.332 350 23 47
0.541 350 23 42
LVB211U-VİROLOJİ DERSİNİN 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
LVB211U-VİROLOJİ DERSİNİN 1. ÜNİTE DERS ÖZETİNE VE DİĞER DERSLERİN DERS ÖZETİNE ULAŞABİLİR, AÖF ÇIKMIŞ SORULARI, AÖF DERS ÖZETLERİNİ VE AÖF YARDIMCI KİTAPLARI ONLİNE SİPARİŞ VEREBİLİRSİNİZ...

ÜNİTE 1 - VİRÜSLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ

Giriş

Virusların yapısını, biyolojisini, virus-konakçı ilişkilerini ve virusların neden oldu­ğu hastalıkları inceleyen bilim alanı Viroloji olarak adlandırılmaktadır.

Yirminci yüzyıl ve sonrasında birçok salgın hastalık kontrol altına alınırken yeni viral hastalıkların ortaya çıktığı ve bilim dünyasında ağırlıklı gündem oluşturduğu da görülmektedir. Başta AİDS (edinsel immunyetmezlik sendromu) olmak üzere sığırla­rın süngerimsi beyin hastalığı (BSE), köpeklerin parvovirus enfeksiyonu, insanlarda atipik akut solunum yolu sendromu (SARS), viral hepatitler (hepatit B ve C) ve kuş gribi (yüksek patojeniteli avian influenza) bu kapsamda sayılabilecek örneklerdir,

Genel olarak insanları ve hayvanları enfekte eden viruslar hayvan virusları ola­rak tanımlanır. Ancak viruslar, insanlar ve hayvanlar dışında bitkileri, bakterileri, mayaları, mantarları, algleri, mikoplazmaları ve protozoonları da enfekte edebil­mektedir. Anılan konakçı sistemlerde enfeksiyon oluşturduğu saptanmış olan 4000' den fazla virüs türü bulunmaktadır,

VİRUSLARIN HAYATIMIZDAKİ YERİ

Virusların Biyolojik Mücadele Aracı Olarak Kullanılması

Viruslar doğada biyolojik mücadele aracı olarak kullanılabilmektedir. Bu amaçla hayvan viruslarıyla yapılan iki önemli deneme vardır. Bu denemelerin ikisi de Avustralya'da aşırı düzeyde çoğalması nedeniyle doğal hayatı ve bitki örtüsünü tehdit eden ve tarım arazilerine zarar veren yaban tavşanlarına karşı uygulanmış­tır. Avustralya'da doğal hayatta 100 milyon civarında yabani tavşan bulunduğu dü­şünülmektedir. Aşırı çoğalan bu popülasyonu viruslar kullanarak kontrol edebil­mek için ilk uygulama tavşan myxoma virusu ile yapılmıştır.

Virusların biyolojik mücadele aracı olarak kullanımıyla ilgili bir diğer yaklaşım ise sivrisinek çoğalmasının viruslar kullanılarak kontrol altına alınmasıdır. Böylece insanlar veya hayvanlara sinekler aracılığı ile nakledilen hastalıkların kontrol altı­na alınması hedeflenmektedir. Birçok viral hastalığın vektörü olan sokucu sinek­lerle mücadele özellikle subtropik bölgelerde oldukça zordur. Geniş çaplı ilaçla­malar ise hem çevreyi tehdit etmekte hem de doğal hayatı olumsuz yönde etkile­mektedir. Soruna biyolojik bir çözüm olarak; bu sineklerin özellikle larvalarını en-fekte eden ve sinek popülasyonunu azaltan viruslar üzerinde durulmaktadır. Bu sayede sineklerin tamamen ortadan kaldırılması mümkün olmasa bile hastalıkların yayılım hızının azaltılabileceği değerlendirilmektedir.

Gelecekte önem kazanabilecek bir diğer örnek ise virusların tarım ürünlerine zarar veren böceklerle mücadelede pestisit olarak kullanılmasıdır. Bu uygulama özellikle kimyasal ilaçlarla yapılan böcek mücadelesine katkı sağlaması, çevre ile dost ve doğal bir alternatif oluşturması açısından önemlidir. Ancak bu fikir henüz pratikte kullanım aşamasına gelmemiştir

Virusların Vektör Olarak Kullanılması

Belirli enzimlerle kesilen DNA bölgelerinin başka canlı türlerinin DNA'sına monte edilebilmesi mümkündür. Diğer mikroorganizmalarda olduğu gibi viral nükleik asitlerle de bu tip uygulamalar yapılabilmektedir. Böylece gen aktarımı yapılan vi-rus yeni genleri enfekte ettiği hücrelere veya canlılara taşımakta ve kendi çoğalma­sı sırasında bu genleri de çoğaltarak kodladığı proteinlerin sentezine olanak tanı­maktadır. Bu yolla DNA aşılarının üretilebilmesi, mikrobiyel bir proteinin başka bir mikroorganizmaya sentez ettirilip aşı olarak kullanılması ve birden fazla mikroorga­nizma için aynı anda tek vektör DNA ile aşı üretilmesi mümkün olabilmektedir.

Bakterilerin Tiplendirilmesinde Virusların (faj) Kullanımı

Salmonella gibi bazı bakterilerin cins düzeyinde sınıflandırılması işleminde değişik fajlara duyarlılıkları dikkate alınmaktadır.

Moleküler Biyolojide Kullanılan Enzimlerin Eldesi

Moleküler biyoloji çalışmalarında ihtiyaç duyulan bazı enzimler viruslardan köken almaktadır. Örneğin polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) uygulamalarında önemli bir yeri olan reverz transkriptaz enzimi retroviruslardan köken alır.

Kanser Tedavisinde Virusların Kullanımı

Herpes simplex virus ve vaccinia virus gibi bazı viruslar genetik değişime uğratıla­rak kanser tedavisine yönelik araştırmalarda kullanılmaktadır. Buradaki amaç de­ğişime uğratılmış virusun sadece kanserli hücreyi enfekte edip öldürürken sağlıklı hücrelere zarar vermemesidir.

VİRÜS NEDİR?

Viruslar da tıpkı bakteri, mantar, mikoplasma, riketsiya ve klamidyalar gibi enfek-siyöz mikroorganizmalar arasında yer almaktadır. Ancak viruslar yapıları, biyolo­jik özellikleri ve izledikleri çoğalma yöntemleri bakımından diğerlerinden farklı­lık gösterirler. En basit ifade ile virusları "zorunlu hücre içi parazitleri" olarak ta­nımlamak mümkündür.

Canlılarda genetik materyal olarak RNA ve DNA olmak üzere 2 tip nükleik asit bulunmaktadır. Virusların en önemli özellikleri genetik materyal o larak DNA veya RNA'dan sadece birisini bulundurmalarıdır. Ayrıca enerji üretimi ve protein sente­zi için gerekli organellere sahip olmamaları nedeniyle çoğalabilmek için canlı ve virus türüne duyarlı bir hücreye ihtiyaç duyarlar.

Virusların büyüklükleri birim olarak nanometre (1 nm=10 9 m) cinsinden ifade edilmektedir. Viruslar genel olarak 17-300 nm arasında değişen büyüklüklere sa­hiptirler. Hayvan virusları arasında bilinen en küçük boyuta sahip virus partikülü circoviruslara aittir ve 17 nm çapındadır. En büyük virus partikülü ise poxviruslar-da (200x300 nm) bulunmaktadır,

Viruslarla Bakteriler Arasındaki Farklar

Viruslarla bakteriler arasında 7 tane temel farklılık sayılabilir. Bunlar:

Üreme ortamı: Viruslar yalnızca hücre içi (canlı) ortamlarda üreyebilirler. Virusların üretilebilmesi için hücre kültürleri, embriyolu yumurtalar veya de­ney hayvanlarından yararlanılır. Bakteriler ise hem canlı hem de cansız or­tamlarda üreme yeteneğine sahiptir.

Yapı ve çoğalma şekli: Bakterilerde görülen hücre yapısı viruslarda bulun­mamaktadır. Bakterilerin yapısında bulunan flagella, kapsül ve hücre duva­rı gibi oluşumlar virus morfolojisinde yer almaz. Ayrıca viruslar hücre içi or-ganellerden de yoksundur. Bakteriler ikiye bölünme ile çoğalırken viruslar-daki çoğalma yöntemi temel olarak nükleik asit replikasyonuna dayanır. Vi-rusların çoğalması sırasında öncelikle virusa ait yapısal üniteler konak hüc­reye sentez ettirilir ve bunların bir araya gelmesiyle yeni virus partikülleri şekillenir. Bakterilerde ise yapısal ünitelerin miktar olarak artışı ve takiben ikiye bölünme ile yeni bakteri hücrelerinin ortaya çıkması söz konusudur.

Nükleik asit tipi: Bakterilerde hem DNA hem de RNA tipinde nükleik asit mevcuttur. Viruslarda ise sadece tek tip nükleik asit bulunur. Bu, ya DNA ya da RNA yapısındadır.

Filtrelerden geçebilme: Viruslar bakterilerin geçemediği filtre sistemlerin­den (Seitz, Chamberland, porselen ve membran filtreler) geçebilirler. Bu ay­rım yapılırken genellikle 220 nm büyüklüğünde porlara sahip olan mem-bran filtreler kullanılır.

Büyüklük & Mikroskopi: Bakteriler ışık mikroskobunda görülebilirken, çi­çek virusları dışındaki viruslar sadece elektron mikroskopta görüntülenebi­lir. Işık mikroskobu 300 nm ile birkaç milimetre arasındaki büyüklüklerin incelenmesine uygundur. Yaklaşık 0,5-5 um arasında değişen büyüklüklere sahip olan bakteriler ışık mikroskobunda rahatlıkla görülebilir. Boyutları yaklaşık 200x300 nm olan poxviruslar (çiçek grubu viruslar) da ışık mikros­kobuyla görüntülenebilir. Diğer hayvan viruslarının büyük bir kısmının bü­yüklüğü 100 nm'den daha küçüktür. Picornaviruslar, caliciviruslar, astrovi-ruslar ve parvoviruslar gibi bazı zarfsız virusların büyüklüğü 17-25 nm ara­sında değişmektedir. Dolayısıyla virusların görüntülenebilmesi ve yapıları­nın incelenebilmesi ancak elektron mikroskobu ile yapılabilir.

Antibiyotiklere duyarlılık: Antibiyotikler bakterileri öldürerek veya üre­mesini yavaşlatıp-durdurarak etkirler. Virusların çoğalması genel olarak an­tibiyotiklerden dan salgılanan protein yapısında bir biyolojik üründür. İnterferon kullanıla­rak virusların in vivo veya in vitro ortamlarda çoğalması durdurulabilir, fa­kat bakteriler için aynı şey söz konusu değildir.

. İnterferona duyarlılık: İnterferon viruslarla enfekte olan hücreler tarafın etkilenmez. Antibiyotikler dışında viruslara karşı kullanılan bazı antiviral ajanlar geliştirilmektedir. Bu ajanların etki mekanizmaları anti-bakteriyellerden oldukça farklıdır.

VİRUSLARIN YAPISAL BÖLÜMLERİ

Virion

Viruslarda temel yapı olarak nükleik asit ve bunu çevreleyerek dış etkilerden ko­ruyan ve kapsid olarak adlandırılan bir protein kılıfı bulunmaktadır. Bu temel ya­pı nükleokapsid olarak tanımlanır. Nükleokapsidin merkezinde bulunan genetik materyal DNA veya RNA yapısındaki tek tip nükleik asitten oluşur. Kapsid ise alt yapı üniteleri olan kapsomer'lerden oluşmaktadır. Kapsomerler virusların elek­tron mikroskopta görülebilen yapılarıdır. Bazı virus ailelerinde nükleokapsidi çev­releyen lipoprotein yapısında bir zarf bulunur. Bu şekilde oluşan enfeksiyöz güce sahip olgun virus partikülüne virion denir

Dolayısıyla zarfsız viruslar­da virion sadece nükleokapsidten oluşurken, zarflı viruslarda nükleokapsid ile bir­likte zarf da virion yapısında yer almaktadır. Kapsid içinde kalan bölge kor bölge­si (özyapı) olarak tanımlanır.

Viral Nükleik Asit

Viral nükleik asitler yapı olarak tek parçadan veya birden fazla parçadan olu­şabilir. Birden fazla parçadan oluşan viral genomlara segmentli genom adı verilir. DNA yapısında nükleik asit taşıyan virusların tamamı tek parçalı genoma sahiptir. RNA virusları arasında ise segmentli genoma sahip 6 adet virus ailesi bulunmakta­dır. Bunlar Reoviridae, Birnaviridae, Picobirnaviridae, Orthomyxoviridae, Bunya-viridae ve Arenaviridae aileleridir. Viral nükleik asitler tek iplikcikli (ss = single stranded) veya çift iplikçikli (ds = double stranded) olabilirler

Viral nükleik asitler yapı olarak tek parçadan veya birden fazla parçadan olu­şabilir. Birden fazla parçadan oluşan viral genomlara segmentli genom adı verilir. DNA yapısında nükleik asit taşıyan virusların tamamı tek parçalı genoma sahiptir. RNA virusları arasında ise segmentli genoma sahip 6 adet virus ailesi bulunmakta­dır. Bunlar Reoviridae, Birnaviridae, Picobirnaviridae, Orthomyxoviridae, Bunya-viridae ve Arenaviridae aileleridir

Viral Proteinler

Proteinler virus yapısında oldukça önemli görevler üstlenirler. Viral proteinleri vi-rionun morfolojik oluşumuna katılan yapısal proteinler ve daha çok virus çoğal­ma siklusunda görev alan yapısal olmayan proteinler olarak ayırmak mümkün­dür. Yapısal olmayan proteinlerin bir kısmı virion yapısında yer alırken büyük bir kısmı virus çoğalması sürecinde sentezlenir. Bu proteinler virus çoğalma basamak­larını düzenlemekle görevlidirler.

Basit yapılı viruslarda virion bünyesinde sadece birkaç tip yapısal protein bulu­nurken, daha karmaşık yapılı viruslarda bu sayı 100'den fazla olabilmektedir. Ya­pısal proteinlerin temel görevi kapsidi oluşturmaktır. Böylece hem viriona şekil ka­zandırılır hem de genetik şifrenin taşıyıcısı olan nükleik asitin nükleazlar ve diğer dış etkilerden korunması sağlanır. Viral proteinler, virusun çoğalmak üzere konak hücre reseptörlerine tutunmasında (adsorbsiyon) ve hücre içine girmesinde (pe-netrasyon) de görev alırlar. Virusların antijenik yapısını oluşturan yüzey antijenleri (antije-nik determinantlar) viral proteinler veya glikoproteinlerden oluşmaktadır,

Viral zarfın yapısında bulunan proteinler glikozillenmiş (glikoz molekülü içe­ren) proteinlerdir. Bu tip proteinlere zarf glikoproteinleri veya yüzey glikopro teinleri adı verilir. Virusların antijenik yapısını oluşturan yüzey antijenleri (antije-nik determinantlar) viral proteinler veya glikoproteinlerden oluşmaktadır,

Viral Zarf

Kübik simetrili virusların önemli bir bölümünde nükleokapsid çıplaktır (zarf bu­lunmaz). Viral zarf helikal simetrili hayvan viruslarımn tamamında, kübik simetrili virusların ise bir bölümünde bulunur. Kompleks simetriye sahip olan poxviruslarda da zarf bulunmaktadır. Hücresel membranlarda olduğu gibi lipid bilayer yapı­sına sahip olan viral zarf virusun çoğaldığı konakçı hücrelerden köken alır. Virus gruplarına göre değişmekle birlikte viral zarf konak hücrenin plazma membranı, golgi aygıtı, endoplazmik retikulumu veya çekirdek zarından köken alabilir.

Viral zarf büyük oranda lipidlerden oluşur. Dolayısıyla eter ve kloroform gibi yağ eriticileri viral zarfın yapısını bozar ve zarflı virusların enfeksiyon oluşturma yeteneğini ortadan kaldırabilir. Viral lipidler ağırlıklı olarak fosfolipid yapısındadır. Bununla birlikte değişen oranlarda glikolipidler, trigliseridler ve kolesterol de bu­lunur. Zarfın başlıca görevi virusun antijenik ve biyolojik aktivitelerini taşımaktır. Viral zarfın kimyasal yapısı köken aldığı hücresel membranın kimyasal yapısına benzerlik gösterir, ancak zarf üzerinde virusa özgün proteinler de yer almaktadır.

Zarf üzerinde bulunan glikoproteinler elektron mikroskopta ışınsal çıkıntılar şeklinde görülür. Bu çıkıntılara peplomer adı verilir

Zarf glikoprotein-lerinin bir diğer önemli özelliği de virusun konak hücreye tutunması (adsorbsiyon) ve hücre içine alınmasında (penetrasyon) görev almalarıdır.

Zarflı viruslarda virion yapısında lipidlerle birlikte az miktarda karbonhidrat da bulunmaktadır. Bu karbonhidratlar viral zarf glikoproteinlerinin yapısına katılan şeker gruplarından oluşur.

Viral Enzimler

Virusların yapısında sınırlı sayıda enzim bulunmaktadır.

VİRUS MORFOLOJİLERİ

Kübik (İkosahedral) Simetri

Virusların morfolojik yapısı virus simetrisi olarak tanımlanır. Hayvan virusları mor­folojik yapı olarak kübik, helikal ve kompleks yapı simetrisi olmak üzere üç grup­ta toplanmaktadır.

Kübik (İkosahedral) Simetri

Kübik simetriye sahip virusların kapsidi geometrik olarak eşit bölünmüş çok ke­narlı formdadır

Bu ikosahedron yapının her bir yüzü eşkenar üçgen formundadır. Kübik simetrik yapılanma sayesinde mümkün olan en küçük alanda optimum kullanım hacmi elde edilmiş olur. Kübik simetrili viruslar genellikle küre benzeri bir görünüme sahiptir.

Helikal Simetri

En basit yapı simetrisi olan helikal simetride virion silindirik bir görünüme sahip­tir. Kapsomerler bir eksen etrafında dönecek şekilde nükleik asitin üzerinde ardı ardına dizilerek kapsidi oluşturur. Böylece merkezde nükleik asit etrafında ise kapsidin bulunduğu iki ucu açık boru şeklinde bir nükleokapsid şekillenir.

 

Kompleks Simetri

Kompleks yapı simetrisinin tek örneği olan poxviruslar yukarıda açıklanan yapı si­metrilerine uymaz. Kapsidi oluşturan kapsomerler birbiriyle açı oluşturarak düzen­siz şekilde dizilmiştir. Kapsid kalın bir zarf tabakasıyla çevrilidir

Kombine Simetri

Kombine simetri bakteriyofajlarda gözlenen yapı simetrilerinden birisidir. T şeklin­de bir morfoloji gösterir. Nükleik asit kübik simetrik yapıdaki baş bölgesinde yer alır. Protein yapısında olan kuyruk taban bölgesine bağlıdır ve kasılabilir özelliğe sahiptir. Böylece nükleik asitin bakteri hücresine aktarılmasını sağlar. Taban böl­gesinin altında taban çıkıntıları ve kenarlarından uzanan 6 adet kuyruk iplikçiği (fibril) bulunur

VİRUSLARIN FİZİKSEL VE KİMYASAL ETKİLERE DUYARLILIĞI

Sıcaklık

. Zarflı virus­lar yükselen sıcaklık değerlerine zarfsız viruslara göre daha duyarlıdır. Aynı şekil­de kübik simetrili virusların yükselen sıcaklıklara helikal simetrili viruslardan daha dayanıklı olduğu bilinmektedir. Genel olarak virusların enfektivitesi 50°C' nin üze­rindeki sıcaklık değerlerinde birkaç dakika içinde kaybolur. Birçok zarflı virus oda sıcaklığında (21-25°C) veya 37°C'de birkaç saat içinde inaktive olmaktadır. Virus­ların ısı duyarlılığının temel nedeni yüzey proteinlerinin denatürasyonudur. Bir çok virus türü pH 5.0-9.0 değerleri arasında enfektivitesini korur. Enterik virusların büyük bir bölümü asidik pH değerlerinden etkilenmez, ancak alkali pH değerleri (>9.0) tüm virusları olumsuz etkiler,

Radyasyon

Ultraviyole ışın, X ışınları vb radyasyon kaynakları virusları inaktive eder. Bu ışın­lar direkt olarak viral nükleik asit üzerine etkilidir.

Fotodinamik İnaktivasyon

Nötral red, proflavin ve toluidine mavisi gibi vital boyalar virion içerisine değişen düzeylerde girebilmektedir. Takiben viral nükleik asite bağlanan bu boyalar virü­sün gün ışığıyla inaktivasyon oranını artırabilirler,

Tuz Çözeltileriyle Stabilizasyon

MgCl2, MgS04, Na2S04 vb tuz çözeltileri birçok virüsün yükselen sıcaklık değerle­rine dayanıklılığını artırır.

Yağ Eriticilerine Duyarlılık

Zarfın yapısında yüksek oranda lipid bulunması nedeniyle zarflı virusların enfekti-vitesi eter ve kloroform gibi yağ eriticilerinden etkilenir. Aynı etki deterjan türev­leri için de geçerlidir.

Formaldehit

Formaldehit viral nükleik asiti etkileyerek virusun enfektivitesini ortadan kaldırır. Tek iplikçikli viral nükleik asitlerin formaldehite duyarlılığı çift iplikçikli olanlara kıyasla çok daha fazladır. Viral proteinler üzerine olumsuz etkisi sınırlı olduğundan, inaktif aşıların hazırlanmasında inaktivan madde olarak formaldehit kullanılabilmektedir

Diğer Kimyasal Maddeler ve Antimikrobiyel Ajanlar

Virusların enfektivitesi antibiyotikler ve sulfonamidlerden etkilenmez. Genel ola­rak quarterner amonyum bileşikleri ve fenol türevi bileşiklerin zarfsız viruslara et-kimediği kabul edilir. Organik iyot preparatlarının viruslara karşı etkinliği sınırlıdır. Yüksek düzeylerdeki klor bileşikleri virusları etkileyebilir. Alkol (etanol, izopropil alkol) zarfsız viruslara karşı sınırlı düzeyde etkinliğe sahiptir. Virus inaktivasyo-nunda en etkili kimyasallardan birisi de çamaşır suyudur.

NOT: Bu ünitede kabaca virüs iyice anlaşılmalıdır.

AÖF Ücretsiz Ders Özeti Paylaşımları
1
ATA AÖF - KURTARMA ARAÇLARI EĞİTMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
2
ATA AÖF - AFETLERDE RİSK VE KRİZ YÖNETİMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
3
ATA AÖF -MESLEK HASTALIKLARI 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
4
ATA AÖF - BİREYLERLE SOSYAL HİZMET 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
5
ATA AÖF - ETİKETLEME VE İŞARETLEME 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
6
ATA AÖF - YÖNETİM BİLİŞİM SİSTEMLERİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
# TÜM ÖZETLERİ LİSTELE
Siz de hemen Ders Özeti sipariş verin, derslerinize kolayca çalışarak mezun olun.

Anadolu Üniversitesi Özet

Atatürk Üniversitesi Özet

Etiketler: ata aöf - ata aöf çıkmış sorular - ata aöf ders özeti - burhan kankaya - burhan kankaya ders özeti


Bu yazı 21.03.2017 tarihinden itibaren 1 kez okundu.




AÖF Çıkmış Sorular (Anadolu Ünv.) AÖF Çıkmış Sorular (Atatürk Ünv.) AÖF Ders Özetleri AÖF Deneme Sınavları AÖF Ders Kitapları Açık Lise Çıkmış Sorular
İletişim Bilgileri Firmamız Hakkında Sipariş ve Kargo Takibi Mesafeli Satış Sözleşmesi Garanti ve İade Şartları Gizlilik Sözleşmesi Ödeme ve Teslimat