Hizmette 10+ Yıl ve binlerce müşteri memnuniyeti... | %100 doğru kaynak | %100 memnuniyet | %100 mezuniyet | 0.332 350 23 47
0.541 350 23 42
MLY205U-GENEL VERGİ HUKUKU DERSİNİN 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
MLY205U-GENEL VERGİ HUKUKU DERSİNİN 1. ÜNİTE DERS ÖZETİNE VE DİĞER DERSLERİN DERS ÖZETİNE ULAŞABİLİR, AÖF ÇIKMIŞ SORULARI, AÖF DERS ÖZETLERİNİ VE AÖF YARDIMCI KAYNAK KİTAPLARI ONLİNE SİPARİŞ VEREBİLİRSİNİZ...

I.BÖLÜM - Vergi Hukukuna İlişkin Genel Bilgiler

VERGİ HUKUKU KAVRAMI VE KAPSAMI

Vergi Hukuku Kavramı

Genel olarak ülke ekonomileri, iki farklı kesimden oluş­maktadır. Bunlar özel ve kamu kesimidir. Özel kesimde, özel nitelikteki mallar, piyasanın şartlarına göre üretilmektedir. Kamu kesiminde ise kamusal ve yarı-kamusal mal ve hizmetlerin üretimi, siyasal karar alma mekanizması içinde olmaktadır. Özel kesimde üretimin finansmanı ve devamlılığı, satışa dayanmaktadır.

Devlet yetkisini kullananın özel mülk ve teşebbüs gelirleri ile savaşlar sonrası boyun eğdirilen devletlerden alınan haraçlar ve uluslararası mal hareketlerinden alınan gümrük gelirlerinin ka­mu hizmetlerinin karşılanmasında yetersiz kalması nedeniyle halkın da kamu hiz­metlerinin karşılanmasına katkıda bulunmasına ihtiyaç duyulmuştur. Bu şekilde vergiler ortaya çıkmıştır.

Kamu gelirlerinin elde edilmesi ve bunların harcanması ekonomik, siyasal ve hukuki yönleri itibariyle incelenmektedir.  

Kamu gelirlerinin elde edilmesinin ve harcamaların yapılmasının belirli kuralla­ra bağlanması gerekmektedir. Bunun bir sonucu olarak, gelir hukuku ile gider hukuku ortaya çıkmakta­dır. 

Vergi hukuku, vergilendirmenin hukuki yönü ve düzeniyle ilgilenmektedir. 

Vergi Hukukunun Kapsamı

Kamu gelirlerinin hukuki yönünü inceleyen hukuk dalının gelir hukuku yerine, vergi hukukudenilmektedir. Vergi hukuku terimi, devletin kamu gücüne da­yanarak elde ettiği tüm kamu gelirlerini içermektedir. 

Vergi hukukunun kapsamına hangi konular girmektedir?

Vergi hukukunun kapsamı belirlenirken Vergi Usul Kanunu’nun 2’nci maddesinin de dikkate alınması gerekmektedir. Çünkü, Vergi Usul Kanunu’nun 2’nci maddesine göre, Gümrük idareleri tarafından alman vergi ve resimler Vergi Usul Kanunu’na tâbi değildir. Bu vergi ve resimlerle ilgili olarak Gümrük Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. 

VERGİ HUKUKUNUN HUKUK SİSTEMİ İÇİNDEKİ YERİ VE BAĞIMSIZLIĞI SORUNU

Vergi Hukukunun Hukuk Sistemi İçindeki Yeri

Hukuk kurallarının tutarlı bir bütün olmaları gerekmektedir. Ancak, anlatım-araştırma kolaylıkları amacıyla hukukun özel hukuk ve kamu hu­kuku olmak üzere ayrılması Roma Hukuku’ndan beri uygulanmaktadır. 

Vergi hukuku kuralları öncelikle kamu yararının korunmasına yardımcı olur. Vergilendirmede taraflar eşit durumda değildir.Vergi hukukunda özel hukukta olduğu gibi yatay değil, dikey hukuki ilişkiler sözkonusudur. 

Vergi Hukukunun Bağımsızlığı Sorunu

Bir hukuk dalının bağımsızlığı, kendine özgü düzenlemlerinin olması; ken­dine özgü kural, kurum, kavram ve ilkelere dayanması demektir

Vergi hukukunun ilk ortaya çıktığı zamanlarda bu alanın bağımsızlığı tartışma konusu olmuştur.

Özel Hukuk Karşısında Bağımsızlık

Vergi hukukunun bağımsızlığı sorunu, esas olarak, özel hukuk karşısındaki ko­numna dayanmaktadır. Çünkü, özel hukuktan kaynaklanan ilişkilerin vergilendirmeye ilişkin sonuçlarının kamu hukuku çerçevesinde düzenlenmesi, vergi hukuku için yeni bir disiplin olarak ortaya çıktığı dönemlerde bir kimlik sorunu hâline gelmiştir. 

Vergi kanunları bazen dolaylı olarak bazen de doğrudan özel hukuk hükümlerine atıf yapmaktadır.

Vergi hukukunda özel hukukun önceliğinden söz edilemez. Vergi hukuku, özel hukuk dallarıyla aynı düzeyde yer almaktadır. Vergi hukuku anayasaya aykırı olmamak koşulu ile uygulamalarını bağımsız bir şekilde yapmaktadır. Bu nedenle, vergi hukuku özel hukuktan bağımsız bir nitelik taşımaktadır. 

Günümüzde vergi hukukunun özel hukuka karşı bağımsızlığı konusunda her­hangi bir sorununun kalmadığını söylemek mümkündür. 

Kamu Hukuku Karşısında Bağımsızlık

Vergi hukuku kamu hukuku açısından kendine özgü bir konuma sahiptir. 

Kamu hukuku dalları ile vergi hukuku arasında yoğun bir ilişki mevcuttur. Ceza hukuku, anayasa hukuku, uluslararası kamu hukuku (devletler umu­mî hukuku) ile olan ilişkiler buna örnektir. 

Gelişen ve değişen vergi hukuku ilişkileri çerçevesinde vergi hukukunun ka­zandığı özellik ve kapsam, bu dalın ilişki içinde bulunduğu diğer hukuk dalların­dan bağımsız olduğunu kabul etmeye yeterli sayılmalıdır. 

VERGİ HUKUKUNUN DİĞER HUKUK DALLARI İLE İLİŞKİSİ

Kamu Hukuku Dalları İle İlişkisi

Kamu hizmetlerinin finansmanında çeşitli kaynaklardan elde edilen gelirlerden ya­rarlanılmaktadır. Günümüzde, devletin üstlendiği kamu hizmetlerinin yerine geti­rilmesinde yararlanılan gelirler, devletin mülkiyet ilişkisi temeline dayanan gelirle­rinden çok, kişilerin ekonomik faaliyet ve değerlerinden pay alma anlamına gelen vergilerden oluşmaktadır. 

Anayasa Hukuku İle İlişkisi

Kamu hukukunun alt dalları olan vergi hukuku ile anayasa hukuku arasında çok sıkı ilişkiler bulunmaktadır. Bunun çeşitli nedenleri vardır. Bir kere, anayasal geliş­meler vergilendirme yetkisinin keyfi kullanımına karşı çıkışlarla başlamaktadır. Bu anlamda, vergi hukukunun anayasa hukukunun öncülüğünü yaptığı kabul edil­mektedir. 

Anayasalarda, başta vergilerin kanuniliği ilkesi olmak üzere, birçok vergilendir­me ilkesine yer verilmektedir. Nitekim, yürürlükte bulunan 1982 Anayasası’nın ver­gi ödevi başlığını taşıyan 73’üncü maddesine göre,

“Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür.

Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.

Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.

Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indi­rimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sı­nırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir”.

İdare Hukuku İle İlişkisi

Vergi hukuku ile idare hukuku arasında geniş kapsamlı ve yoğun bir ilişki bulun­maktadır. Vergi hukukunun bir kısım kavramları, tümüyle idare hukukunun genel kavramları üstüne oturmaktadır. Türk Vergi Mevzuatında bu yaklaşıma dayanak oluşturacak hükümler yer almaktadır. Nitekim, Vergi Usul Kanunu tarh işlemini, “Vergi alacağının kanunlarında gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi da­iresi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle tespit eden idari muame­ledir.” (VUK.m.20)

Ceza Hukuku İle İlişkisi

Ceza hukukunun konusunu hem suç hem de kabahat niteliği taşıyan hukuka ay­kırılıklar ile bunlara uygulanacak olan yaptırımlar oluşturmaktadır.

Vergi hukukunun ceza hukuku ile ilişkisi daha çok vergi hukukunun Vergi Ce­za Hukuku adı verilen alt dalında kendini göstermektedir. Gerçekten, vergi ceza hukukunda yer alan hukuka aykırı fiillerden bir kısmı vergi hukuku ilkeleri çerçe­vesinde Kabahatler Kanunu anlamında idari kabahat niteliği taşıyan mali ihlâller ve bunlara ilişkin olarak idari yaptırımlar esasına göre düzenlenmekte; diğer bir kısmı ise doğrudan Türk Ceza Kanunu anlamında suç ve ceza niteliği taşımaktadır.

Vergi hukuku ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar niteliklerine göre, farklı yargı koluna ait mahkemelerce çözüme bağlanmaktadır. Nitekim, idari işlem nite­liğindeki vergilendirme işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, genel idari yar­gı içinde örgütlenmiş bulunan vergi yargısında (vergi mahkemesi (tek hâkim)-bölge idare mahkemesi/vergi mahkemesi (kurul)-Danıştay); vergi ödevine aykırı dav­ranışlardan suç sayılanlara ilişkin uyuşmazlıklar genel adlî yargı bünyesinde yer alan ceza yargısında (ceza mahkemesi-Yargıtay); özellikle vergi/kamu alacakları­nın tahsili aşamasında ortaya çıkan ve mülkiyet uyuşmazlığı niteliği taşıyan uyuş­mazlıkların çözümü ise genel adlî yargı bünyesinde yer alan medeni/hukuk yar- gı(sın)da (hukuk mahkemesi-Yargıtay/İcra mahkemesi-Yargıtay) çözüme bağlan­maktadır.

Uluslararası Hukuk İle İlişkisi

Vergi hukukunun uluslararası hukuk ile ilişkilerinin de yoğunluk kazanmakta ol­duğu bilinmektedir. Bu ilişki öncelikle, devletin egemenlik unsurunun kullanım alanının belirlenmesi konusunda ortaya çıkmaktadır. Belli bir egemen devletin vergi kanunlarının uygulanması, kanunların şahsîliği ve/ya da mülkîliği ilkelerine göre belirlenmektedir. Aynı konuda birden fazla devletin egemenliğinin çakışma­sı, yani devletler arasında vergilendirme yetkisinin çatışması hâlinde sorun, ilgili devletlerin iç mevzuatı ile birlikte, uluslararası kamu hukuku ilkelerine göre çö­zümlenmeye çalışılmaktadır.

Uluslararası kuruluşlara üye olma durumunda katılma payları konusu ve ulus- larüstü kuruluşlara ortaklığın örneğin, vergi uyumlaştırmasmda görüldüğü gibi, vergilendirme yetkisi bakımından getirdiği sınırlandırmalar, vergi hukuku ile ulus­lararası kamu hukukunun kesişme alanını oluşturmaktadır.

Özel Hukuk Dalları İle İlişkisi

Özel hukuk, bir toplum içinde eşit hak ve ödevlere sahip kişiler arasındaki ilişki­leri düzenlemektedir. Bu hukuk dalında irade özgürlüğü ve eşitlik asildir. Başka bir deyişle, özel hukuk ilişkilerinde, kural olarak emredici kurallar, yani astlık-üst- lük ilişkisi sözkonusu değildir. Oysa, vergi hukuku kamu hukukunun bir dalıdır. Kamu hukukunda geçerli olan astlık-üstlük ya da emredicilik özelliği vergi huku­kunda da geçerlidir

Vergi hukukunun, özel hukuk grubunu oluşturan medeni hukuk, borçlar huku­ku, ticaret hukuku gibi disiplinlerle yoğun bir ilişkisi bulunmaktadır. Vergi kanunları­nın uygulanması sırasında özel hukuk kavramları ve kurumlarına çok sık olarak baş­vurulması gerekmektedir. Çünkü vergi kanunlarında yer alan vergiyi doğuran olaylar birçok durumlarda bir özel hukuk olgusudur.

Vergi hukuku alanında işlem ve olguların hukuki biçiminden çok ekonomik içeriği önem taşımaktadır. Başka bir deyişle, vergi hukukuna konu olan özel hu­kuk işlem ve olguları, hukuki biçimleri ile değil, ekonomik içerikleriyle değerlen­dirilmektedir. Bu açıdan, vergi hukuku alanında, özel hukuk kavram ve kuralları vergi hukukunun damgasını taşımakta ve özel hukuktakinden daha değişik bir an­lam ve kapsama sahip olabilmektedir.

Vergi hukukunun bağımsızlığı ve vergi kanunlarının yorumu sorunları konula­rındaki tartışmaların sonuçlarına göre, vergi hukuku ile özel hukukun hukuki bi­çimler ve kavramlar yönünden ilişkilerinin nitelenmesi bakımından üç yaklaşım, üç görüş ortaya çıkmaktadır. Bu üç görüş şöyle özetlenebilir:

1. Vergi hukuku özel hukuka bağlıdır; tamamen ona uymalıdır.

2. Vergi hukuku bağımsızdır, kendi ilkelerine göre çözüm getirir.

3. Özel hukuk ilkeleri geçerli olmakla birlikte, vergi hukukunda bu dalın özel düzenlemeleri asildir. Bu yaklaşımlardan üçüncüsünü kabul eden görüşe göre, vergi hukuku özel hukuk biçimlerini, kavramlarını ilke olarak aynen kabul eder (ikametgâh, evlilik, mal rejimi, rüşt gibi). Ancak belli durumlar­da, vergi hukuku kendi özel düzenlemelerini getirdiği takdirde, bunlar esas alınır.

Vergi hukukunun özel hukuk dalları ile ilişkisi bağlamında icra ve iflas hukuku ile ilişkisine de işaret edilmesinde yarar vardır. Kamu/vergi borcunun zamanında ve eksiksiz olarak ödenmemesi hâlinde, alacaklı kamu/vergi idaresinin alacağını hangi yol ve yöntemlerle tahsil edeceğini düzenleyen hukuk dalına kamu/vergi ic­ra hukuku adı verilmektedir. Bu hukuk dalı, genel icra hukukundan ayrı bir kanu­na dayanmaktadır.

VERGİ HUKUKUNUN BÖLÜMLERİ

Genel Açıklama

Ceza hukuku ve borçlar hukukunun genel ve özel düzenlemelerinin (hükümleri­nin) ayrı ayrı incelenmesi yöntemine paralel olarak vergi hukuku bakımından da yapılan ilk ayırım genel vergi hukuku-özel vergi hukuku şeklindedir. Bu ayırıma göre genel vergi hukukunda, bu hukuk dalının tümüne ilişkin ve bütün vergiler­de uygulanacak temel ilkeler ve kurallar, vergi hukuku ilişkisinin niteliği, vergi borcunun doğması ve sona ermesi, vergilendirme alanında ortaya çıkan anlaşmaz­lıklar/uyuşmazlıklar ve bunların çözüm yolları, özel vergi hukukunda ise konuları­na göre tek tek vergiler ve bunları düzenleyen kanunlar incelenmektedir.

Yapılan ayrımlar birlikte incelendiğinde, maddi vergi hukukunun, genel vergi hukukunun bir kısım konularıyla tüm olarak özel vergi hukukunu; şeklî vergi hu­kukunun ise genel vergi hukukunun geri kalan kısmını kapsadığı görülmektedir.

Genel Vergi Hukuku Vergi Usul Hukuku

Vergi Usul Hukuku, genel anlamda vergilendirme ilkelerini, vergi ilişkilerinden doğan hak, yetki ve ödevlerin gerçekleştirilme ve kullanılma biçimlerini gösteren kurallardan oluşmaktadır. Bu bakımdan vergilerin başlıca tarh ve tahakkuku, süre­ler, tebliğ, zamanaşımı, defter tutma, değerleme, vergi anlaşmazlıkları ve çözüm yolları vergi usul hukukunun konusuna girmektedir.

Türk Vergi Usul Hukuku’nun kaynağını 213 sayılı Vergi Usul Kanunu oluştur­maktadır. Vergilendirme işlemlerine ilişkin usul kurallarının büyük bir bölümü bu kanunda yer almaktadır.

Vergi Ceza Hukuku

Devlet egemenlik yetkisine dayanarak bireylerden bazı ödevleri yerine getirmele­rini, bazı fiilleri de yapmamalarını istemektedir. Dolayısıyla vergi ödevlerine uyul­masını sağlamak üzere zorlayıcı tedbirlere ihtiyaç vardır. İşte, vergi hukukunun vergi ödevlerine aykırılıkları ve bunlara uygulanan ceza yaptırımlarını kapsayan bölümüne vergi ceza hukuku denilmektedir.

Vergi ceza hukukunun da vergi hukuku gibi bazı özellikleri bulunmaktadır.

Kabahatler Kanunu, özel olarak düzenlenmiş olan kabahat niteliğindeki huku­ka aykırı fiiller ve bunlara ilişkin yaptırımlar için de genel hükümlere yer vermek­tedir. Bu itibarla Vergi Usul Kanunu’nda düzenlenen kabahat niteliğindeki hukuka aykırılıkları suç olarak değil, kabahat olarak nitelendirmek/ifade etmek gerekmek­tedir.

Kaçakçılık, vergi mahremiyetini ihlâl ve yükümlülerin özel işlerini yapma suç­ları ise ceza hukuku anlamında suçlardır ve bunları işleyenlere hürriyeti bağlayıcı cezalar hükmolunmaktadır. Bu suçların işlenip işlenmediğine, kimin tarafından iş­lendiğine ve/ya da hükmolunacak cezalara ilişkin uyuşmazlıklar, vergi ceza huku­ku/genel ceza hukuku ve/ya da ceza yargılaması hukuku hükümleri çerçevesinde ceza yargısı organları tarafından çözümlenmektedir. Ancak, iştirak/cezadan indir­me, içtima ve tekerrür gibi konular vergi ceza hukukunda özel olarak düzenlen­mektedir (VUK. m. 360, 335-337, 339-340).

 

Vergi Yargılaması Hukuku

Vergi idaresi ile kişiler arasında, vergi kanunlarının uygulanması nedeniyle uyuş­mazlıklar çıkabilmektedir. Kural olarak, vergi idaresi kamu kudretine dayanarak ve re’sen vergi kanunlarını uyguladığından, genellikle uyuşmazlığı yaratacak, yani vergi idaresinin işlemlerine karşı idari ve/ya da yargısal yollara başvuracak olan, kişilerdir. Vergi ödevi ve vergilendirme işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkla­rın yargı yolu ile çözüme bağlanmasına ilişkin kurallar Vergi Yargılaması Hukuku­nu oluşturmaktadır.

Kamu/Vergi İcra Hukuku

Alacaklının, alacağına devlet aracılığıyla nasıl kavuşacağını düzenleyen hukuk da­lına, icra ve iflâs hukuku/cebrî icra hukuku/takip hukuku denilmektedir. İcra ve iflâs hukukunda eşit hak ve yetkilerle donatılmış kişiler arasındaki edimlerin ye­rine getirilmemesi hâlinde, bunun, devlet gücüyle nasıl sağlanacağı incelenmek­tedir. İcra ve iflâs hukukunun kaynağını 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu oluştur­maktadır

Vergi/kamu alacaklarının zamanında ve tam olarak ödenmemesi hâlinde du­rum farklıdır. Devlet, kamu hukukuna dayanarak, yani astlık-üstlük ilişkisi içinde bir alacağının ödenmesini sağlamak istemektedir.

Bu süreci ifade etmek için vergi icra hukuku, kamu alacaklarının takip ve tah­sil hukuku gibi terimler kullanılmaktadır. Vergi icra hukuku, vergilerin, zamanında ve eksiksiz olarak ödenmemesi hâlinde, vergi alacaklısı tarafından hangi yol ve yöntemlerle tahsil edileceğini düzenleyen hukuk dalıdır.

Uluslararası Vergi Hukuku

Uluslararası vergi hukuku, iki ya da daha fazla devleti ilgilendiren vergi ve vergi­den doğan ilişkileri düzenleyen ve bu amaçla uluslararası hukuk ilkelerine göre yapılan vergi andlaşmaları hükümlerini inceleyen vergi hukuku dalı olarak tanım­lanmaktadır.

Uluslararası vergi hukukunun temel konusunu, uluslararası vergi ilişkileri ve bu ilişkileri düzenleyen vergi anlaşmaları oluşturmaktadır. Bir devletin uluslararası vergi anlaşmaları yapmaksızın diğer devletlerle vergi ilişkilerini tek yanlı olarak, kendi vergi kanunlarıyla düzenlemesi de uluslararası vergi hukukunun konusuna girmektedir.

Devletler, ülke sınırları içinde vergilendirme yetkisini, Anayasanın belirlediği sı­nırlamalar çerçevesinde siyasal-toplumsal, ekonomik ve kamu maliyesinin gerek­leri doğrultusunda serbestçe kullanabilmektedir.

Devletler, günümüzde artan uluslararası ekonomik ilişkiler nedeniyle iki taraflı veya çok taraflı anlaşmalarla bu ilişkileri düzenlemekte ve geliştirmektedir. Bu an­laşmalarda vergi ilişkilerini düzenleyen hükümlere de yer verilmektedir.

Özel Vergi Hukuku

Özel vergi hukuku, Türk vergi sistemi içinde yer alan tek tek vergileri konu edin­mektedir. Bu bağlamda, özel vergi hukuku, öncelikle, gelir üzerinden alman gelir vergisi ile kurumlar vergisini; servet ve servet transferi üzerinden alman emlak ver­gisi, motorlu taşıtlar vergisi ile veraset ve intikal vergisini; harcamalar üzerinden alman katma değer vergisi, özel tüketim vergisi ile özel iletişim vergisini; hukuki muamelelerden alman damga vergisi ile banka ve sigorta muameleleri vergisini kapsamaktadır.

 

AÖF Ücretsiz Ders Özeti Paylaşımları
1
ATA AÖF - KURTARMA ARAÇLARI EĞİTMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
2
ATA AÖF - AFETLERDE RİSK VE KRİZ YÖNETİMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
3
ATA AÖF -MESLEK HASTALIKLARI 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
4
ATA AÖF - BİREYLERLE SOSYAL HİZMET 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
5
ATA AÖF - ETİKETLEME VE İŞARETLEME 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
6
ATA AÖF - YÖNETİM BİLİŞİM SİSTEMLERİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
# TÜM ÖZETLERİ LİSTELE
Siz de hemen Ders Özeti sipariş verin, derslerinize kolayca çalışarak mezun olun.

Anadolu Üniversitesi Özet

Atatürk Üniversitesi Özet

Etiketler: ata aöf - ata aöf çıkmış sorular - ata aöf ders özeti - burhan kankaya - burhan kankaya ders özeti


Bu yazı 21.03.2017 tarihinden itibaren 1 kez okundu.




AÖF Çıkmış Sorular (Anadolu Ünv.) AÖF Çıkmış Sorular (Atatürk Ünv.) AÖF Ders Özetleri AÖF Deneme Sınavları AÖF Ders Kitapları Açık Lise Çıkmış Sorular
İletişim Bilgileri Firmamız Hakkında Sipariş ve Kargo Takibi Mesafeli Satış Sözleşmesi Garanti ve İade Şartları Gizlilik Sözleşmesi Ödeme ve Teslimat