Hizmette 10+ Yıl ve binlerce müşteri memnuniyeti... | %100 doğru kaynak | %100 memnuniyet | %100 mezuniyet | 0.332 350 23 47
0.541 350 23 42
SHZ203U-YAŞLI VE HASTA BAKIM HİZMETLERİ DESİNİN 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
SHZ203U-YAŞLI VE HASTA BAKIM HİZMETLERİ DESİNİN 1. ÜNİTE DERS ÖZETİNE VE DİĞER DERSLERİN DERS ÖZETİNE ULAŞABİLİR, AÖF ÇIKMIŞ SORULARI, AÖF DERS ÖZETLERİNİ VE AÖF YARDIMCI KAYNAK KİTAPLARI ONLİNE SİPARİŞ VEREBİLİRSİNİZ...

1.ÜNİTE-YAŞLI BAKIMINDA TEMEL BİLGİLER-KAZANÇLAR-ÖNEMLİ KAVRAMLAR

Bu bölümü tamamladıktan sonra;

1.Yaşlanma ve yaşlılık ile ilgili tüm tanımlamaları yapabileceksiniz.

2.Yaşlılık dönemi özelliklerini değerlendirebileceksiniz.

3.Yaşlı bireylerin temel gereksinimlerini ifade edebileceksiniz.

Bilinmesi gereken önemli kavramlar;

Yaşlanma-Yaşlılık-Toplum Yaşlanması-Sağlık Sorunları-Sosyal Sorunlar-Koruyucu Hizmetler-Toplum Temelli Bakım-Evde Bakım-Kurum Bakımı

NOT: En başta belirtmek isterim değerli arkadaşlar başında yıldız olan cümleler-paragraflar-maddeler ekstra öneme sahiptir.

YAŞLANMA VE YAŞLILIKLA İLGİLİ TANIMLAR

Yaşlı, 65 yaş üstü bireydir.

Yaşın ilerlemesiyle bireylerde biyolojik, psikolojik, sosyal, ekonomik birtakımdeğişimler izlemekteyiz. Yaşlılık dönemi bireyin fiziksel ve zihinsel fonksiyonlarındaki bozulmanın, gerilemenin iyiden iyiye arttığı dönemdir. Yaş arttıkça kişide tüm sistemlerde yavaşlama ve bozulmaya bağlı sorunlar artarken destek ve bakıma ihtiyaçta aynı ölçüde artış göstermektedir.

Altmış beş yaş ve üzeri bireyler yaşlı olarak ifade edilir. Fakat bütün yaşlıların sorunları ve ihtiyaçları aynı değildir. Yaş ilerledikçe sağlık sorunları ve sosyal sorunları artar, bağımlılık ve bakım gereksinimi artar.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)yaşlıları şu şekilde kategorize der: 65-74 yaş grubu genç yaşlı; 75-84 yaş grubu yaşlı yaşlı; 85 yaş ve üzeri grup ise çok yaşlı. Bazı kaynaklarda ise 80 yaş ve üzeri çok yaşlı olarak ifade edilmektedir.

Gerçekte seksenli yaşlardan itibaren bağımlılık belirgin olarak artmakta; bakım gereksinimine ihtiyaç doğmaktadır.

Yaşlılar kendi içinde genç yaşlı (65-74 yaş), yaşlı yaşlı (75-84 yaş) ve çok yaşlı (85 yaş ve üzeri) olarak sınıflanabilir.

 Kadın yaşlılar sağlık ve sosyal sorunlar bakımından daha fazla riske taşırlar. Bunun sebebi ise erkek yaşlılara göre daha az eğitim almış olmaları, pek çoğunun gelirinin olmaması ve sosyal güvencesi olanların sayıca çok az olmasıdır. Bundandır ki yaşlıların sorunları ve kendileri hiç birbiriyle benzememektedir.Tam da bu sebeplerle yaşlılara sunulacak hizmetler bu çerçevede değerlendirilmeli, bu ayrım dikkate alınmalıdır.

Kadın yaşlılar toplumdaki eşitsizliklere daha fazla maruz kalmaktadırlar.

Toplumda yaşlılık dönemine ilişkin yanlış düşünceleri şöyle değerlendirebiliriz:

• Yaşlılarda fiziksel ve zihinsel gerileme beklenen sondur.

• Yaşlıların gereksinimleri birbirine benzemektedir. Bu düşüncede diğerleri gibi yanlıştır çünkü yaşlılar homojen bir grup değildir; farklı özellikleri ve farklı ihtiyaçları vardır.

• Üretkenlik ve yaratıcılık genç insanlara özgüdür. Bu yanlış inanış daha çok yaşlının emekli olarak çalışma yaşamından çekilmesi, dolayısıyla üretkenliğini kaybettiğinin düşünülmesinden kaynaklanmaktadır.

• Modern toplumlarda yaşlıların deneyimlerinin değeri yoktur.

• Yaşlıların pek çoğu sessiz sakin bir yerde yaşamak ister.

• Yaşlıların temel ihtiyacı hastaneler ve hemşirelerdir.

• Yaşlılara sunulan hizmetler gençlere ayrılan kaynakları azaltmaktadır. Bu da yanlış bir söylemdir.

• Yaşlı bakımı için yapılan harcamalar gereksizdir ve boşadır.

• Yaşlılar modern çalışma alanları için uygun değildir.

• Yaşlılar yeni şeyleri öğrenemez.

• Yaşlılar her şeyden çekilmelidir.

• Yaşlılarla ilgili pek çok sorun kendiliğinden çözülür.

Toplum Yaşlanması

Nüfusu büyüklüğü, dağılımı ve bileşimi açısından inceleyen ve bu özelliklerdeki değişimi etkileyen etmenleri değerlendiren çalışma alanı nüfusbilimdir.

Bir toplumda çocuk ve genç nüfus azalıp erişkin ve yaşlı nüfus artıyorsa bu toplumunyaşlanıyor demektir. Toplum yaşlandıkça, yaşlı nüfus sayısal ve oransal olarak artarken, toplumda ortanca yaş da artar. Toplum yaşlanmasında rol oynayan en önemli unsur doğurganlıktaki düşüştür.

Toplum yaşlanmasında rol alan unsurlar doğurganlıktaki azalma ve azalan ölümlülükle birlikte beklenen yaşam süresindeki artıştır.

Toplum Yaşlanması Göstergeleri

Bir toplumda yaşlı nüfusun tüm nüfus içindeki oranı toplum yaşlanması bize gösteren bir husustur. Toplumlar yaşlandıkça yaşlı nüfus oranı da buna paralel artmaktadır.

Altmış beş yaş ve üzeri yaşlı nüfusun genel nüfus içindeki oranına göre toplumlar şöyle gruplandırılmaktadır:

• genç toplum (65 yaş ve üzeri grup nüfusun %4’ünden az)

• olgun toplum (65 yaş ve üzeri grup nüfusun %4-6.9’u)

• yaşlı toplum (65 yaş ve üzeri grup nüfusun %7-10’u)

• çok yaşlı toplum (65 yaş ve üzeri grup nüfusun %10’undan çok)

Türkiye’de yaşlı nüfusun oranı değerlendirildiğinde, yaşlanma açısından nasıl bir toplumdur? Yukarıdaki gruplardan hangisine girmektedir?

Türkiye’de 2010 yılında yaşlı nüfus sayısı 5.3 milyondur ve toplam nüfusun %7.2’si 65 yaş ve üzeri yaşlıdır. Bu oranagöre ülkemiz yaşlı bir toplumdur.

Altmış beş yaş ve üzeri yaşlı nüfus oranı dışında toplum yaşlanması hakkında fikir verebilecek başka göstergeler de bulunmaktadır.

 Bu göstergeler;

• Ortanca yaş: Bir toplumda yaşayan tüm bireyler en küçük yaştan en büyüğe sıralandıklarında tam ortada yer alan yaş ortanca yaştır. Toplumu eşit sayıda ikiye bölen yaştır; nüfusun yarısı bu yaşın altında yarısı ise üzerindedir.

• Yaşlanma indeksi: Bu indeks 0-14 yaş grubu 100 çocuk başına 65 yaş ve üzeri yaşlı sayısını gösterir.

 

Toplumlar yaşlandıkça yaşlanma indeksi de artar.

• Bağımlılık oranı/ Yaşlı bağımlılık oranı: Bağımlılık oranı 15-64 yaş grubu 100 kişi başına bağımlı nüfus sayısını gösterir. Bağımlı nüfusu 0-14 yaş grubu çocuklar ve 65 yaş ve üzeri yaşlılar oluşturur. Çocuk ve yaşlı sayısının 15-64 yaş grubu sayısına bölünmesi ve 100 katsayısı ile çarpılması ile elde edilen sonuç bu oranı bize verir.

 

Yaşlı bağımlılık oranı, yaşlı nüfus sayısının 15-64 yaş grubu bölünmesi ile hesaplanır.

 

• Doğuşta beklenen yaşam süresi: Bir toplumda doğan bir çocuğun kaç yıl yaşayacağı hakkındaki veridir.

• Çok yaşlı (80 yaş ve üzeri) nüfus oranı: Toplam nüfus içindeki çok yaşlı nüfus oranı hakkındaki  bilgidir.

• Potansiyel destek oranı: Bir toplumda yaşlı (65 yaş ve üzeri) başına kaç erişkin (15-64) düştüğünü belirtir ve erişkin nüfusun yaşlı nüfusa bölünmesi ile elde edilen bilgidir.

 

• Ebeveyn destek oranı: Beklenen yaşam süresi uzayıp ileri yaşlara ulaşan birey sayısı arttıkça, yaşlılar çok yaşlılara bakmaya, destek olmaya başlamaktadır. Ebeveyn destek oranı yaşlılar tarafından desteklenen çok yaşlı oranı hakkında fikir veren bir göstergedir ve toplum yaşlandıkça bu oran artmaktadır.

Dünyada Toplum Yaşlanması

Toplum yaşlanması son yüzyıldaki önemli gelişmelerinden birisidir ve gelecekte de bu önemini koruyacağı söylenebilir. Zaman ve süreç olarak toplum yaşlanması ülkelere göre farklılıklar göstermektedir. Yaşlanma süreci en erken Kuzey Avrupa ülkelerinde başlamıştır; en geç ise Afrika ülkeleri bu süreci yaşamaya başlamışlardır. Yaşlanmada en etkili unsur doğurganlıktaki azalmadır.Dünyanın her yerinde doğurganlıktaki azalma 1950’lerden beri hızla düşmektedir.

Toplam doğurganlık hızı bir kadının doğurganlık dönemi bittiğinde kaç çocuğa sahip olacağını biligisini bize vermektedir.

Gelişmiş ülkelerde doğurganlık hızı diğer yerlere göre çok daha hızlı düşmektedir.1950-55’de TDH(toplam doğurganlık hızı)bu ülkelerde 2,8 iken 2000-2005’te 1,5’ekadar düşmüştür.

Türkiye’de toplam doğurganlık hızı ne kadardır?

Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması-2008 verileri ile TDH 2.16’dir. Sağlık Bakanlığı’nın 2010 yılı sağlık istatistiklerinde, ulusal projeksiyon verisi olarak sunulan TDH 2.1’dir.

Türkiye’de Toplum Yaşlanması

Ülkemizde de yirminci yüzyılın başındaki yüksek doğurganlık ve ölümlülük düzeyi zamanla azalmaya başlayarak 1980’lerden itibaren düşük düzeylerde seyretmeye başlamıştır.

 TDH, 1950’lerde 6.9 ile oldukça yüksek düzeylerde iken 1960’lardan itibaren düşüşe geçmiştir.  Yaşlı nüfus (65 yaş ve üzeri) 1950’denüfusun %3.3’ünü oluştururken 2010’da 5.3 milyon ile %7.2’lik orana ulaşmıştır.

 

YAŞLILIK DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ

Sosyal sorunlar ve bakım gereksinimleri de diğer yaşlara göre bu yaş grubunda daha sık görülmektedir. Yaşlılık döneminde sıkça rastladığımız birçok sorun önceden öngörülüp halledilebilir.Böylece daha sonra meydana gelebilecek sakatlık, bağımlılık, ölüm gibi ikincil sorunlarında önü kesilebilir üstelik bu sayede yaşlılara yüksek bir yaşam kalitesi sunulmuş olabilir.

Yaşlılıkta Sağlık Sorunları

Türkiye’de yaşlılar en sık hangi nedenlerle ölmektedir?

Yaşlılarda ölüm nedenleri ilk sırada kalp-damar hastalıkları, ikinci sırada kanserler yer alır.

Türkiye’de iki binli yıllarda yapılan çeşitli çalışmalarda on yaşlıdan dokuzunun en az bir hastalığı olduğu gösterilmiştir.

BURASI ÖNEMLİ DİKKAT!!!

Yaşlılıkta sık görülen sağlık sorunları ve özellikleri şöyle sıralamak mümkündür:

1-Kalp-damar hastalıkları (KDH): KDH kalp ve kan damarlarının hastalığı olarak ifade edilmektedir.

Yüksek tansiyon (hipertansiyon): Kalp-damar hastalıkları içinde yer alan yüksek tansiyon, hayati organlarda yaptığı hasar sonucu inme, kalp krizi, böbrek yetmezliği, görme bozuklukları gibi hastalıklara yol açması nedeniyle önemlidir. Önlenmesi, erken tanı konularak tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.

2-Şeker hastalığı (diyabet): Kan şekerinin sürekli yüksek sevide takip edilmesiyle karakterize bir hastalıktır.

3-Kanserler:Kanser sıklığı da kansere bağlı kayıplar da yaşın artmasına paralel olarak artış gösterir.

4-Kronik tıkayıcı akciğer hastalığı (KOAH):Sigara kullanımıyla ortaya çıkan bu rahatsızlık kendini hava yollarındaki tıkanıkla gösterir. Bu hastalıktan korunma yolu da sigarda uzak durmaktır.

5-Kas iskelet sistemi hastalıkları: Yaşlılarda en sık rastladığımız rahatsızlıkların başında gelmektedirler kas iskelet problemleri. Bu hastalıkların içinde en sıkıntılı olan ise kemik erimeleridir. Çünkü sonrasında kırıklara yol açarak yaşlılarda ciddi sorunlar oluşturmaktadırlar.

6-Bunama (demans):İleri yaşta sık gördüğümüz bir başka hastalıkta budur. Yaşlı vakalarda en çok rastlanan demans çeşidi Alzheimer hastalığıdır. Her şeyi unutma ve geçmişe takılmayla karakterizedir.

7-Depresyon: Depresyon yaşlılık döneminde yine sık görülen akıl sağlığı rahatsızlıklarından biridir.

8-Görme – işitme bozuklukları:Yaşın ilerlemesiyle görme ve işitme yetersizlikleri görülmektedir.

9-Kazalar: Kazalar ani olarak gelişen, beklenmedik olaylardır ve yaşlılarda sık görülmektedir. Kazalar ölüme, özürlülüğe ve bağımlılığa yol açması nedeniyle önemli bir halk sağlığı sorunudur.

Yaşlılıkta Sosyal Sorunlar

Yaşlılar, sosyal statü kaybı, sosyal ilişkilerde gerileme, gelir kaybı gibi deneyimler de yaşamaktadır.Üstelik pek çok toplumda, bu sorunların yaşanacağı dönem ile ilgili bir bilgilendirme ve hazırlama yönünde adaptasyon mekanizmaları bulunmamaktadır. Yaşlılığa adaptasyonu sağlayacak olan mekanizmaların sadece yaşlıyı değil yaşlı ile birlikte yaşayan kişileri de kapsayacak şekilde planlanması önemlidir.

Yaşlılık döneminde gelir, eğitim ve sağlık güvencesi yoksunluğu en temel sorunlardır. Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması-2008 (TNSA-2008) yılı verileri ile ülkemizde yaşlıların yarısının eğitimi yoktur; ortaokul ve üzeri düzeyinde eğitimli yaşlı oranı yalnızca %11.2’dir. Ülkemiz yaşlılarının eğitim düzeyi görüldüğü gibi oldukça düşüktür.

Yaşlı ihmal ve istismarı gözden kaçmaması gereken ciddi bir sorundur. Yaşlı bireylerle çalışan her meslek grubu örselenme açısından dikkatli olmalı ve bu konuda yaşlının kapsamlı değerlendirmesini yapmalıdır.

Yaşlılıkta Koruyucu Hizmetler

UYARIYORUM BURASI ÖNEMLİ DEĞERLİ ARKADAŞLAR LÜTFEN DİKKAT!!!

Koruyucu sağlık hizmetleri, sağlığın devam ettirilmesi, hastalık etmenlerinin yok edilmesi, hastalıkların önlenmesi, hastalıkların erken teşhisi, hastalıkların tedavisi ve olumsuz sonuçlarının engellenmesi amacıyla yürütülen hizmetleri kapsamaktadır.

Yaşlılıkta koruyucu hizmetlerin gayesi yaşlının yaşam kalitesinin devamlı yüksek tutulması esasına dayanır. Sağlığı etkileyen toplumsal ve çevresel koşulları değiştirerek hastalıklara yol açabilecek faktörleri önlemek en temel korumadır.

Sağlığı koruyucu önlemler birincil, ikincil ve üçüncül koruma önlemleri olarak üç grupta karşımıza çıkar.

 Birincil koruma hastalıklar meydana gelmeden önce alınması gereken önlemleri içerir. İkincil koruma hastalıklara erken tanı konulması amacıyla yapılan taramaları kapsar. Hastalıklar ortaya çıktıktan sonra ise ikincil sağlık sorunlarının, sakatlıklarının engellenmesi amacıyla yapılan uygun tedavi ve kontroller üçüncül koruma önlemleridir.

Hastalıklar ortaya çıkmadan önce alınması gereken önlemleri içeren birincil koruma, en etkili koruma yöntemidir. Yaşlılarda birincil koruma önlemleri olarak şunlar öncelikli olarak ele alınmalıdır: sağlığı geliştirici olumlu davranış biçimleri; bazı hastalıklara karşı aşılama; kazaların önlenmesi; sosyal destek sağlanması.

İkincil koruma,tanının tüm hastalık belirtileri baş göstermeden konulmasıdır.Bu da planlı, sistematik, yaygın taramalarla sağlanılabilir. Taramada amaç hastalara kesin tanı koymak değil, hastalık olasılığı yüksek olan bireyleri belirlemektir. Bu bireylere daha sonra yapılacak ileri testlerle kesin tanıkonulacaktır.

Bu testlerde olması gereken özellikler şöyle sıralanabilir:

• hastalığın sıklığı, öldürücülüğü, yol açacağı ikincil sorunlar (sakatlık, bağımlılık gibi) açısından yaşlının yaşamını önemli düzeyde etkileyen bir hastalık olmalı,

• hastalık erken dönemde belirlendikten sonra tedavi edilebilmeli, yani, uygun bir tedavi yöntemi bulunmalı,

• erken tanı konularak hemen tedaviye başlanması, gecikmeye göre daha iyi, daha etkin bir sonuç vermeli,

• hastalığın henüz bulgu vermeyen ama erken tanı konulabilecek bir dönemi olmalı,

• erken tanı amacıyla kullanılabilecek bir tarama testi bulunmalı,

• tarama testinin hastaları belirleme ve sağlamları ayırt etme özelliği iyi olmalıdır,

• tarama testi yaşlılar tarafında kabul edilebilecek, basit bir test olmalı,

• tarama testi maliyet açısından da uygun olmalı,

Tüm bunlar düşünüldüğünde yaşlı vakalarda sık yapılan tarama testleriyle erken tanıkonulabilecek birçok hastalık vardır. Bunlardan bazıları hipertansiyon, şeker hastalığı,tiroid bezi hastalıkları, bazı kanserler, görme ve işitme sorunları, beslenme sorunları, kansızlık, demans ve depresyondur.

Hastalıklar ortaya çıktıktan sonra hastaların en uygun yöntem ile tedavi edilmesi, düzenli izlem ve kontrol ile hastalık seyri ve tedaviye verilen yanıtın değerlendirilmesi, oluşabilecek ikincil sorunların önlenmesi ve yaşam kalitesinin artırılması üçüncül koruma olarak değerlendirilir.

YAŞLI BİREYLERİN TEMEL GEREKSİNİMLERİ

Birleşmiş Milletlerin kabul ettiği yaşlı ilkeleri şunlardır:

• Bağımsızlık

• Katılım

• Bakım

• Kendini gerçekleştirme

• İtibar, saygınlık

Birleşmiş Milletler yaşlı ilkeleri, DSÖ uluslararası yaşlı yılı gerekçeleri, uluslararası eylem planı ve ulusal eylem planı hedefleri incelendiğinde yaşlıların temel gereksinimlerinin şu başlıklarda toplandığı söylenebilir:

• Ekonomik yeterlilik              

• Sosyal güvence varlığı           

• Toplum tarafında kabul görme, saygınlık

• Toplumsal yaşama katılım    

• Toplumdaki karar verme mekanizmalarına katılım

• Toplum içinde kendi ortamında yaşam

• Bağımsız yaşamın sürdürülmesi

• Güvenli barınma koşulları

• Sosyal destek sağlanması

• Sosyal bakım hizmetlerine evde ve kurumda erişim

• Sağlık hizmetlerine evde ve kurumda erişim

YAŞLI BAKIMINDA TEMEL UYGULAMALAR

Aktif yaşlanma, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 1990’ların sonlarında benimsenen,yaşam kalitesinin artırılmasını ve sağlıklı yaşam beklentisinin uzamasını amaçlayan bir terimdir.

Aktifyaşlanmanın belirleyicileri olarak şunlar vurgulanmaktadır:

• ekonomik belirleyiciler (gelir, sosyal güvenlik, iş)

• sosyal belirleyiciler (sosyal destek, şiddet ve istismar, eğitim)

• davranışsal belirleyiciler (sigara, fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme, alkol, ağız sağlığı, ilaçkullanımı, tedaviye uyum)

• bireysel belirleyiciler (biyolojik ve genetik, psikolojik faktörler)

• fiziksel çevre (güvenli konutlar, temiz su, temiz hava, güvenli besin)

• sağlık ve sosyal hizmetler (sağlığın geliştirilmesi ve hastalıkların önlenmesi, tedavi edicihizmetler, uzun süreli bakım, ruh sağlığı hizmetleri)

Cinsiyet ve kültür ise tüm etmenlerle kesişir.Tamamı sağlıklı yaşambeklentisini etkileyebilir; bireylerin yaşam kalitesinde olumlu ya da olumsuz değişime neden olabilir.

Toplum Temelli Bakım/ Evde Bakım

Toplum temelli bakım sağlığın sürdürülmesi, geliştirilmesi, hastalık ve yetersizliklerin olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi amacıyla yaşlı bireylere ve ailelerine, kendi yerleşim yerlerinde sağlık ve sosyal hizmetlerin harmanlanarak profesyonel bir ekiple birlikte sunulmasıdır. Bakanlığın bu hizmeti vermede ki amacı yaşlıların en rahat olduğu yerde yani evlerinde gereken bakımı alabilmeleridir. Bunun yanı sıra sağlık kurumuna gelemeyen yaşlı bireye de sağlık hizmeti götürme amacı güdülmektedir. Tam da bu sebeplerle yaşlı kişileri bir izleme tabii tutmaktalar. Bu izlem yılda iki defa olacak şekilde planlanmaktadır. Bazı komplike yaşlı vakada izlem sayısı da artırılabilmektedir.  Bu hizmetlerde tüm amaç yaşlıya hak ettiği yaşamı sunabilmektir.

Toplum temelli bakım yaklaşımıyla, yaşlı pek çok açıdan değerlendirilmeli ve düzenli izlemlerle değişimler gözlenmelidir. Bu izlemlerde yaşlı birey  şubakımlardan özellikle değerlendirilmelidir:

• Sosyal durum; bu başlık altında sosyo-ekonomik koşullar, çevresel özellikler, sosyal destek ve sosyal ilişikler değerlendirilmelidir.

• Sağlık durumu; hem fiziksel hem de zihinsel açıdan değerlendirilmelidir.

• Fonksiyonel durum; değerlendirilerek yaşlının günlük yaşamını kendi başına sürmedeki yeterliliği ve destek gereksinimi belirlenebilir.  Günlük yaşam aktiviteleri temel aktiviteler (TGYA) ve yardımcı aktiviteler (YGYA) olarak iki grupta değerlendirilir.

Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması-2008 sonuçlarına göre, günlük yaşam aktivitelerini kendi başına kolayca yapabilen yaşlı oranı aşağıdaki tabloda görülmektedir.

 

Ülkemizde, tabloda da görüldüğü gibi, yaşlıların her iki cinsiyette de yapmakta en fazla zorlandıkları temel GYA banyo yapma ve yatağa yatma/kalkmadır. Dikkat çeken ikinci özellik yardımcı GYA yeterliliğinin temel aktiviteleri yapma yeterliliğinden daha düşük olduğudur.Bu çalışma verileri ile ülke yaşlılarında görülen yetersizlikler, oranları farklı olsa da, dünya genelinde pek çok ülkede benzer şekilde görülmektedir.

• Ev içi kaza riski;  Günlük yaşamının hemen hemen tümünü ev içinde geçiren yaşlılarda ev içi kaza riskinin azaltılması hatta tamamen ortadan kaldırılması için şunlar önerilmelidir:

• Kapı girişlerinde ayak takılıp düşmeye neden olabilecek eşikler bulunmamalı

• Merdivenler ayak sığamayacak kadar dar olmamalı

• Merdiven basamakları üzerinde ya da ev zemininde kaymaya yol açabilecek halı, kilim vb. bulunmamalı

• Ayağın takılmasına yol açacak kenarı kıvrılmış halı, kilim vb. bulunmama

• Yerlerde takılıp düşmeye neden olacak eşyalar, kablolar vb. bulunmama

• Gece etrafı görmeyi sağlayacak düzeyde bir aydınlatma olmalı

• Banyo zemini kaymayan malzemeden yapılmalı, sürekli kuru olmalı ve banyoda kaymayan terlik kullanılmalı

• Banyo, tuvalette uygun yerlerde tutunmak için tutamak olmalı

• Mutfak tezgâh ve dolapları yaşlının kolayca ulaşabileceği yükseklikte olmalı

• Elektrik çarpmasına neden olabilecek zedelenmiş elektrik kabloları, gevşemiş elektrik prizleri bulunmama

• İlaçlar kendi kutularında bulunmalı, üzerinde nasıl kullanılacağı yazılmalı ya da işaretlenmeli

• Telefonun yanında acil numaralar (ambulans, itfaiye ) yazılı olmalı

• Bakım verenler: yaşlıyı evinde destekleyen aile bireyleri ya da ücretli olarak hizmet sunan kişilerin de değerlendirilmesi gerekir.

Kurumsal Bakım

Geriatri yaşlıların sağlık sorunları ile ilgilenen bir bilim dalıdır. Özel geriatri hastaneleri olmasa da, ülkemizde de olduğu gibi, bazı hastanelerde özel geriatri bölümleri bulunmaktadır.  Yaşlıların sosyal hizmet açısından kurumsal bakımında, ülkemizde de bulunan, iki farklı kurum ağırlıklı olarak yer almaktadır. Bunlar huzurevleri ya da bakımevleridir. Bakımevleri, tıbbi hizmetler, hemşirelik bakımı ve diğer destek hizmetleri de sunan uzun veya kısa süreli bakım kuruluşlarını içeren geniş kapsamlı bir terimdir. Evde bakılamayan, hastanede yatışı da gerektirmeyen kişilerin bakımının sağlandığı birimlerdir.

AÖF Ücretsiz Ders Özeti Paylaşımları
1
ATA AÖF - KURTARMA ARAÇLARI EĞİTMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
2
ATA AÖF - AFETLERDE RİSK VE KRİZ YÖNETİMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
3
ATA AÖF -MESLEK HASTALIKLARI 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
4
ATA AÖF - BİREYLERLE SOSYAL HİZMET 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
5
ATA AÖF - ETİKETLEME VE İŞARETLEME 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
6
ATA AÖF - YÖNETİM BİLİŞİM SİSTEMLERİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
# TÜM ÖZETLERİ LİSTELE
Siz de hemen Ders Özeti sipariş verin, derslerinize kolayca çalışarak mezun olun.

Anadolu Üniversitesi Özet

Atatürk Üniversitesi Özet

Etiketler: ata aöf - ata aöf çıkmış sorular - ata aöf ders özeti - burhan kankaya - burhan kankaya ders özeti


Bu yazı 21.03.2017 tarihinden itibaren 1 kez okundu.




AÖF Çıkmış Sorular (Anadolu Ünv.) AÖF Çıkmış Sorular (Atatürk Ünv.) AÖF Ders Özetleri AÖF Deneme Sınavları AÖF Ders Kitapları Açık Lise Çıkmış Sorular
İletişim Bilgileri Firmamız Hakkında Sipariş ve Kargo Takibi Mesafeli Satış Sözleşmesi Garanti ve İade Şartları Gizlilik Sözleşmesi Ödeme ve Teslimat