Hizmette 10+ Yıl ve binlerce müşteri memnuniyeti... | %100 doğru kaynak | %100 memnuniyet | %100 mezuniyet | 0.332 350 23 47
0.541 350 23 42
SİY303U-ORTA ASYA VE KAFKASLARDA SİYASET DERSİNİN 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
SİY303U-ORTA ASYA VE KAFKASLARDA SİYASET DERSİNİN 1. ÜNİTE DERS ÖZETİNE VE DİĞER DERSLERİN 1. ÜNİTE DERS ÖZETİNE ULAŞABİLİR, AÖF ÇIKMIŞ SORULARI, AÖF DERS ÖZETLERİNİ, AÖF YARDIMCI KİTAPLARI ONLİNE SİPARİŞ VEREBİLİRSİNİZ...

ÜNİTE 1 - ORTA ASYA VE KAFKASLAR SİYASİ TARİHİ

19. YÜZYILDA KAFKASLAR VE TÜRKİSTAN

18. yüzyıl başında Orta Asya’nın kuzey bölgesinde yer alan Kazak Hanlığı ileRusya arasında, tarihin seyrini değiştiren önemli bir gelişme yaşandı: Komşu Türkbeyliklerini de etkisi altına alan Kazak Hanı Ebulhayr (Abılay), yine bir Türk boyuolan Kalmukları mağlup etti. Kuzeye kaçan Kalmuklar ise sık sık Kazakları rahatsız etmekteydi. Ebulhayr, göçebe hayatı yaşayan ve zaman zaman baskın yapanKalmuklara karşı koymak ve Başkurtları da hâkimiyeti altına almak üzere Ruslarlaittifaka karar verdi. Ruslar, Başkurtlar ile Kazakların tam ortasında Or (Ural) ırmağının yayık denilen suyun geniş bir alana ve kumsala yayıldığı bir bölgede bir kaleinşasını kabul ettiler. Bugün Orsk veya eski adıyla Orenburg denen son derecestratejik bir mevkide, 1735 senesinde kale inşası tamamlandı. İnşaat bitince Ruslarkendi askerlerini yerleştirerek daha önce söz verdikleri hâlde kaleyi Ebulhayr’avermediler. Ebulhayr, artık Rusların boyunduruğu altına girdiğini anladı. Ebulhayr’dansonra, torunu Kenasarı zamanında, 1822’de Ruslar, resmî bir açıklama yaparakKazaklara bağımsızlık tanıyan antlaşmayı feshettiklerini ilan ettiler. Bununüzerine Ruslara karşı silaha sarılan Sultan Kenasarı 25 yıl mücadele etti. Rusların bundan sonraki Asya işgalinde bu kale önemli bir merkezolmuştur. Çarlar ve rejimler değiştiği hâlde bu bölge elden çıkarılmamış ve buradaözerk devlete dahi izin verilmemiştir. Ve hızla bölgenin Rus Kazaklarıyla doldurulmaişlemine başlanmıştır. Mesela Başkurdistan ve Tataristan Moskova istikametindedaha kuzey-batıda ve özerk oldukları hâlde, bu bölgedeki doğrudan Ruskontrolü günümüze kadar sürmüştür. Daha önceki seferlerde, asker ve mühimmatnakli için aradaki en büyük engel olan Ural Dağları sorunu böylece çözülmüştür.

Rusya’nın Kafkaslar ve Türkistan’a karşı politikaları ile Osmanlı ilişkilerinde genellikleparalellik izlenmiştir. Kuzeyden Osmanlı aleyhine genişleyen Rusya ile1774’te Küçük Kaynarca Antlaşması yapılmıştır. Böylece Osmanlı Kırım’daki hâkimiyetini kaybetmiş fakat Halîfe-i Müslimîn olarak Rusya’daki Müslümanların dinîlideri olduğunu antlaşma metnine koymuştur. Bu antlaşma ilebağımsız hâle getirilen Kırım, 1783’te Ruslar tarafından işgal edilmiştir.1787’de Osmanlı Kırım’ı geri almak için Rusya’ya savaş açınca Buhara Hanınaelçi gönderilerek Rusya’ya karşı savaş açması teklifinde bulunulmuştur. Rusya’ya karşı savaş devam ederken 1788’de Avusturya Osmanlı’ya, İsveç Rusya’yakarşı savaş açtı. 1789’da savaş devam ederken I. Abdülhamid Kırım’ı kaybettiğinden dolayı kederinden öldü. Aynı yıl Fransız İhtilali’nin gerçekleşmesi üzerine,Rusya ve Avusturya endişeye kapılarak 1791 Ziştove ve 1792 Yaş Antlaşmaları nı imzaladılar. Rusların yeni bir tazminat meselesini gündeme getirmemeleri içinantlaşmaya Türkistan ili ilgili bir madde konulması teklif edilmedi.

Aynı dönemde Kafkaslar açısından önemli bir gelişme yaşanmaktadır. Hem Osmanlı hem de Türkistan Hanlıkları açısından ortak düşman sayılan İran, 1795’teGürcistan’ı işgal etmiştir. 1813 ve 1828 yıllarında Ruslar İran’ı yenmiş, Gülistan veTürkmençay Antlaşmaları yapılmıştır. Bu gelişmeler ile İran toprak kaybına uğrarkenRusya Kafkaslar ve özellikle Azerbaycan’da büyük kazanımlar elde etmiştir.Azerbaycan 1828’de Çarlık Rusya’sı ile İran arasında taksim edilerek Kuzey-Güneyolarak ikiye bölündü. Aslında bu dönemde Azerbaycan diye bir devlet yoktur. Kafkaslardangüneye doğru uzanan sınırları ve statüsü zaman zaman değişen bağımsız Türk Hanlıkları vardır. Bununla beraber bölgede dil, kültür ve nüfus olarak birTürk birliği söz konusudur. 16. ve 19. yüzyıllar arasındaki bu hanlıkların bir kısmı kendi istekleriyle Osmanlıİmparatorluğu hâkimiyeti altında kalmışlardır.

Rusya 19. yüzyılın başında, İran ve Osmanlı Devleti ile Osmanlı ve Türkistanarasında tampon bir bölge oluşturmaya karar verdi. 1723’den beri temas hâlindebulundukları Hristiyan Gürcü ve Ermenileri kullanmaya karar verdi. Böylece Kafkasya’daGürcistanlaştırma ve Ermenistanlaştırma siyasetini başlattı. İran ve Osmanlı topraklarında yaşayan Ermenileri zorla veya teşvikle göç ettirerek Erivanmerkezli bölgeye yerleştirdiler. 18. yüzyıldan itibaren bölgenin işgalinde, İngiltere ve zaman zaman diğer Batılı ülkeler daha sık görülmektedir. Bilimsel araştırma, ticaret ve benzeri bahanelerlegenellikle sahte kimlikle bölgeye gelen Batılılar, aynı zamanda bölgenin siyasi,iktisadi ve stratejik özelliklerini araştırdılar. 1813 ve 1828 Gülistan ve Türkmençayı Antlaşmaları ile İran’dan önemli miktardatoprak alan Rusya, bu ülkeyi gittikçe daha fazla kontrolü altına alarak Türkistanistikametine doğru yönlendirmeye başladı. 1837’de Rusların teşviki ile İran, Herat’ı kuşattı. İngiltere bu dönemde Rusların Türkistan ve Kafkaslar istikametinde ilerlemesinesıcak bakmış, en azından ciddi bir engel göstermemiştir. Bununla beraberAfganistan’a girmelerine de karşı çıkmıştır. Bundan sonra da Afganistan, İran hattaTürkistan ile ilgili konularda İngiltere-Rusya arasında çıkar çatışmaları varmış gibigösterilecektir. İlginçtir ki diplomatik krizlerde hep savaşın eşiğinden dönülmüştür.Ancak, bu rekabetten yararlanması gereken başta Afganistan olmak üzerebölge ülkeleri, her defasında İngiltere ve Rusya’nın saldırılarına uğrayacaklar, budev ülkelerle savaşmak mecburiyetinde kalacaklardır.

1842’de Hokand’ın iç karışıklıklarını fırsat bilen Buhara Hanı buraya saldırdı.Kuvvetlerinin önemli bir kısmını, Çin’e karşı ülkesini savunmak üzere Doğu Türkistan’agöndermiş olan Hokand Hanı, buna karşı direnemedi. Hokand’a giren Buharaordusu, kendisi gibi Türk olan Hokand Hanı ile ona bağlı ulemayı ortadankaldırdı. Hokand, Buhara Hanının istediği şartlarla barış yaptı. Fakat bu hadise sebebiyle,uzun yıllar kendisini toparlayamadı ve daha sonraki Rus saldırısı esnasındada kendisini savunamadı

1860’larda Rusya bütün Türkistan hanlıklarını işgal edinceye kadar Buhara, Hiveve Hokand Hanlıkları arasındaki çekişmeler devam etmiştir. Zaman zaman buhanlar Osmanlı’dan birbirlerine veya Rusya’ya karşı yardım istemiştir. Bazen deOsmanlı’dan maden gibi konularda uzman ve teknik yardım istenmiştir. Osmanlı,hanlıkların birbirlerine karşı olmayan siyasi taleplerini ve teknik yardım isteklerinikarşılamıştır

1842’de Afganistan’a tekrar saldıran İngilizler yenildi. 1843’te İngiltere’nin İranKonsolosu Taylor Thomson, Hive’yi ziyaret etti. 1846’da Rusya lehine önemli birgelişme olmuştur: Yaklaşık 25 seneden beri Ruslara karşı silahlı mücadele edenKazak Hanı Sultan Kenasarı, bir Kırgız tarafından öldürülür. 1848, Avrupa’nın ihtilallerve ayaklanmalarla kaynadığı bir dönemdir. Sicilya’da başlayan ihtilalden sonraParis’te de meydana gelen ayaklanmalar üzerine İkinci Cumhuriyet ilan edilmiştir.Viyana’da ise Metternich’in ardından bir dönem kapanır. Venedik’in bağımsızlığını ilan etmesinden sonra ve Avusturya-Piyemento Savaşı’ndan istifade ederekMacaristan da bağımsızlığını ilan eder. Fransa, Prusya, İsviçre ve Roma’da olaylarbirbirini izlerken monarşiler yıkılmakta veya zor günler geçirmektedir. Bu dönemdeAvrupa’da devletlerin haritaları sık sık değişmiştir. Bu arada Rusya Türkistantoprakları üzerindeki hâkimiyetini teminat altına almıştır. Aral Gölü civarında bir üs kurarak  ive’ye saldırılarını artırmıştır.

RUS CARLIĞI TARAŞNDAN KAFKAS VE TÜRKİSTANHANLIKLARININ İŞGALİ

Kırım Savaşı ve Kafkasların Rusya’ya Bırakılması

Kafkaslar ve Orta Asya’nın bütünüyle Rus Çarlığı’nın egemenliği altına girmesiönemli ölçüde 1860’larda tamamlanmıştır. I. Dünya Savaşı ve sonrasında geçici bağımsızlıklar sayılmazsa bölgedeki Rus işgali Sovyetler Birliği’nin dağılmasına kadarsürmüştür. Rus Çarlığı’nın Kafkaslar ve Türkistan istikametindeki ilerlemesinde önemlibir aşama, 1856 Kırım Savaşı ve sonrasında yapılan 1856 Paris Antlaşması’dır. Buantlaşma ile Osmanlının, Avrupa devletleri ligine girdiği kabul edilirken Rusya ile debarış yapmıştır. Bundan dolayı Osmanlı Rusya’ya karşı Kafkasları savunan hanlıklaraverdiği desteği çekmek zorunda kalmıştır.

Rusya’ya karşıİngiltere, Fransa ve Piyemonte, Osmanlı’nın yanında yer almıştır. Rusya, Avrupa’da son derece zayıf bir duruma düşmüştür. Fakat aynı anda bütünKafkasya’yı hâkimiyeti altına alması yolunda da serbest bırakılmıştır. Kırım Savaşı sırasında İngiltere’nin Kafkasları Rusya’ya terketme politikasınışiddetle eleştirenönemli bir yazar vardır: Karl Marks. İngiltere’nin Kafkasya’yı Rusya’ya bırakma kararı, henüz Kırım Savaşı devam ederken verilmiştir. Kırım Savaşı’nın sonuna doğru, Kafkaslardaki Osmanlı askeri gücü, bu bölgedeki gelişmelerve bölgenin stratejik ve ticari durumuyla ilgili haberler ve raporlar İngiliz görevlilertarafından hükûmete gönderiliyordu. Gelişmeleri çok yönlü değerlendiren bazı raporlar, buraya müdahale etmemenin uygunluğunu belirtir. 24 Haziran 1855 tarihlibir rapor, Osmanlı komutanlarıyla görüşüldüğünü, ihtiyatlı davranılması gerektiğini çünkü Osmanlının bölgede güçlü olduğunu fakat Osmanlı ve Rusya’nıneşit hale getirilmesi gerektiğini bildirir.

Rus donanması Kırım’da tamamen yakılıp büyük askerî darbe almıştır. Ancak1856 Paris Antlaşması’nda, Rusya’nın Kafkaslar’daki emperyalist faaliyetleri ile ilgiliherhangi bir madde yer almamıştır. Böylece Rusya’nın Kafkaslar dolayısıyla Türkistanistikametinde serbest bırakıldığı bu antlaşma, Kafkaslar ve Türkistan ile ilgili Rusya-Batı ilişkileri açısından dönüm noktası kabul edilir

Paris Antlaşması ertesinde, Kafkasya’da ilerleyen Rusya, kısa sürede başta Şeyh Şamil ve bağlıları olmak üzere direnişleri kırdı. Böylece Orta Doğu’nun savunmasında anahtar bölge, Rusların eline geçmiş oldu. Gülistan ve Türkmençay Antlaşmaları ile bütün Azerbaycan’ı daha önce ele geçirmiş olan Rusya, böylece aradakien büyük engeli de ortadan kaldırdı. Şeyh Şamil modern çağın karizmatikleşen liderlerindenbiri olduğu kadar, sömürgeciliğe karşı mücadelesi bakımından daönemli bir örnektir.

Türkistan’daki Son Türk Hanlıklarının İşgaliKırım Savaşı ile Kafkasya Ruslara bırakılırken Türkistan civarında başka gelişmelerolmaktaydı. İngiltere, 1857’de Afganistan ile bir ittifak kuruyor ve aynı yıl İran’labarış antlaşması yapıyordu. Bölge açısından önemli bir gelişme de 1859 senesindeSüveyş Kanalı ile ilgili çalışmaların başlamasıdır. Süveyş Kanalı ile İngiltere, Kafkaslarve Ön Asya’da Ruslarla daha az çıkar çatışmasına girecekti.Bu safha ile başlayan en önemli gelişme ise Rusya’nın Türkistan’ı kararlı, sistemlive programlı bir şekilde işgalidir. Kafkasya’nın alınmasında büyük emeğiolan ve burada Rus hâkimiyetinin yerleşmesi için, Albay D.A. Milyutin’in de yardımları ile başta komutanlara geniş yetkiler verilmesi gibi köklü askerî reformları gerçekleştiren Prens Baryatinskiy, Rusya’nın hareket alanının Türkistan olması gerektiği hususunda Çarı ikna etti. Çar, Baryatinskiy’nin yetiştirdiği Albay İgnatiyev’ibölge hakkında rapor hazırlamakla görevlendirdi.

Türkistan Hanlıklarının İşgalinde Ignatiyev Raporu İgnatiyev başkanlığındaki Rus heyeti Temmuz 1858’de yola çıktı. l6’sı coğrafyacı,diğerleri jeolog, etnograf, zoolog, şarkiyatçı (oryantalist) ve tarihçi olmak üzere heyettoplam 82 kişi idi. Heyette bulunan subaylar ve diğer uzmanlar Türkistan’ın iktisadi, siyasi ve stratejik özelliklerini yerinde inceleyerek, burada bulunan ülkelerhakkında ayrıntılı bilgi toplamışlardır. Orenburg’dan Hive istikametine yönelen heyet,önce bu bölgede Hive Emîrine karşı isyan etmiş olan Yamud Türkmenleri ilegörüştü. Tekrar isyan ettikleri takdirde kendilerine yardım sözü verildi. Hive Hanının Rusya ile ticari antlaşmayı reddetmesi üzerine, Orenburg’a Hiveli tüccarlarıntevkif edilmesi talimatı gönderildi. Ağustos’ta Buhara’ya gelen İgnatiyev, Rus elçisi sıfatıyla Emir’den bazı taleplerde bulundu. Emir de bütün isteklerini kabul etti.Bundan sonra Rus tüccarları daha az gümrük vergisi ödeyecek, Amu Derya’da Rusgemileri yüzecek ve Buhara’da Rus tüccarları için özel bir pazar yeri kurulacaktı.Ignatiyev, ana amaçlarının ticaret olduğunu, İngiltere gibi ajan göndermediklerinisöyledi. 1942’de İngiliz ajanlarını idam eden Buhara Hanının haklı olduğunu hatırlattı.Bunlara karşılık Rusya, Buhara’yı Hokand’a karşı mücadelesinde destekleyeceğini bildirmiştir. Gezi sonucu heyette bulunan uzmanlar, kendi alanlarıyla ilgili bölgenin özelliklerinianlatan bir rapor hazırlamıştır. Ayrıca İgnatiyev, bölgenin istilası ile ilgilibir raporu ileri gelenlere sunmuştur. İgnatiyev, raporunda kısaca şöyle demektedir:“Rusya bu ülkeleri işgale derhal başlamalıdır. Yalnız bunun için Rus kanınındökülmesine fazla lüzum yoktur. Zira buradaki üç Türk hanlığı arasında yeterikadar ihtilaf vardır. Rusya’nın yapması gereken bu ihtilafları körükleyerek devletleribirbirine düşürmektir. İhtilafların savaşa dönüşmesi için de uygun olan devletesilah ve mühimmat yardımı vadedilerek savaşın çıkması sağlanmalıdır”

 

l858 yazında Batı Türkistan’a seyahatını tamamlayıp yukarıda özetlenen raporunuhazırlayan İgnatiyev’in bu faaliyeti, Rusya Hükûmeti tarafından son derecetakdirle karşılanmıştır. l860’ta ise daha büyük yetkilerle Çin’e gönderilerek bu ülkeyledostluk ve ticaret anlaşması imzalamıştır. İgnatiyev bu faaliyetinden sonrageneralliğe terfi eder ve Asya Masası’nın başına getirilir. Milyutin’le beraber işgaliyöneten İgnatiyev, Rusya’nın aynı zamanda Osmanlı aleyhine genişlemesinde debüyük rol oynamıştır.Rusya, bir taraftan bütün gücü ile Asya’ya yönelirken diğer taraftan Asya’dakiilerlemesine çok yönlü destek verecek reformları gerçekleştirdi. Rusya dışına seyahathürriyeti, üniversiteler üzerindeki kontrolün azaltılması, basında sansürün yumuşatılması, birçok yeni gazete ve derginin yayın hayatına girmesi gibi reformlaryapıldı. Bu dönemde, Rusya’nın sosyal ve ekonomik düzeninin temelini oluşturanserşik gündemdeydi. Uzun tartışmalar ve itirazlardan sonra, 1861’de serşiğin kaldırıldığı ve köylülerin hürriyetine kavuştuğu ilan edildi.

Türkistan’ın Sömürgeleşmesinde Gorçakof DeklarasyonuTürkistan’ın işgalinde dönemin uluslararası politik tepkilerine karşı Prens Gorçakof’un21 Kasım 1864 tarihinde yayınladığı deklarasyon son derece önemlidir.Bu diplomatik duyuru ile Orta Asya’daki hedeşer konusunda başta İngiltere olmaküzere sömürgeci ülkelere bilgi verilmiştir. Bu deklarasyonda Gorçakof şöyle der:“Rusya’nın Orta Asya’daki pozisyonu, belirli bir sosyal organizasyona sahip bulunmayan,yarı vahşi, göçebe ahaliyle karşılaşan bütün uygar devletlerin durumugibidir. Bu gibi durumlarda, daha uygar olan devlet kendi sınırlarının güvenliğive ticari ilişkileri açısından, çalkantılı ve istikrarsız yapılarının istenmeyen komşularhâline getirdiği bitişik ülkeler üzerinde belli bir nüfuz kurmada daima zorlanır... Kendini bu durumda bulan her ülkenin kaderi bu olmuştur. Amerika’daBirleşik Devletler, Cezayir’de Fransa, sömürgelerinde Hollanda, Hindistan’da İngiltere..Hepsi karşı konulmaz bir biçimde zorunlu ihtiyaçtan daha az bir isteklebu ileri harekete zorlanmışlardır..”

Günümüz yeni sömürge şartlarında kontrol edilen ülkelere “demokrasi götürmek”vb. gerekçeler kullanılmaktadır. Bu dönemde ise “medeniyet götürme” sömürgeleştirmeningerekçesi olmuştur.

Türk Hanlıklarının İşgalinin Tamamlanması

1858’de Rus kışkırtmalarının sonucu Hokand’ta çıkan karışıklıklar üzerine Hüdayar Han, Buhara’ya kaçar, ağabeyi Molla Han onun yerine geçer. Rusya bu arada Almatı’yı, 1860’da Tokmak’ı, 1862’de Pişpek’i alır. Rusya’da serrfliğin kaldırılmasındansonra Rus köylüleri daha önce işgal edilen Kazakistan’a yerleştirilmeye başlanmıştır. İgnatiyev’in Asya Masası başına gelmesinden sonra yapılan plan çerçevesinde,1864 yılında yine Hokand Hanlığı’na ait Yese ( Türkistan, Hazret-i Sultan), Evliya-Ata ve Çimkent işgal edildi. Aynı yıl yayınlanan Gorçakof Deklarasyonu, bu işgallerleilgili diplomatik prosedürün bir parçasıdır. Deklerasyon, endişelerini dile getirenve durumu protesto eden ve etmesi beklenen diğer ülkelere Rusya’nın cevabıdır. Taşkent’te Rusların oyunlarıyla çıkarılan karışıklıklar devam ederken Rus askerleri şehri kuşatmıştır. Uzun müddet halk şehri savundu ancak iki günlük sokakçatışmalarından sonra şehir ele geçirildi. Hokand ordusunun Taşkent’te Ruslarlaçatışmasından faydalanan Buhara Hanı, İgnatiyev’in daha önceki teminatını dadikkate alarak hanlığın geri kalan kısmını işgal etti. Hokand Hanı, Seyyid SultanHan öldürüldü. Rusların saldırıya geçmelerinden önce Hokand Hanı, Seyyid YâkubHan Töre ismindeki elçisini Rusları ve Buhara Hanınışikayet etmek ve askerîyardım istemek üzere İstanbul’a göndermiştir. Elçi İstanbul’a geldiğinde aradançok zaman geçmiş, temsilcisi olan Han öldürülmüş ve Taşkent düşmüştü

 

Türkistan hanlıkları, Rus işgaline karşı direnmeye, Osmanlı’dan ve Avrupa’danyardım aramaya çalışırken Ruslar kararlı bir işgal ve ilhak siyaseti izledi. Daha önceTürkistan’la ilgili sorumluluklar Orenburg Genel Valiliğinden idare edilirken yeniişgallerden sonra 1867’de Türkistan Genel Valiliği kuruldu ve General Kaufmann bu bölgenin kurucu valisi oldu. “Türkistan Genel Valiliği” bölgenin tarihindeilk defa idari birim olarak kullanılmaktaydı. “Türkistan” bölge olarak herkesinkullandığı ve yeri, sınırları bazı farklarla bilindiği hâlde, bu isim sadece bir yurt veyabölge adı olarak kullanılmıştır. Daha sonra ise “Doğu Türkistan Cumhuriyeti”olarak Kaşgar’da kurulan devlet bu ismi kullanmıştır.

Türkistan’da Ruslar ilerlerken Osmanlının yardımını engellemek üzere öncedenhazırlanan plan uygulanmıştır. General İgnatiyev, Rusya’nın Osmanlı Serşi olarak1865’te İstanbul’a gelir. Balkanlardaki gayrimüslim unsurları kışkırtır. Osmanlı’nınTürkistan’a ciddi bir yardım veya desteğini önler. 1869’da yeni Sırp Anayasası kabuledilir ve 1870’de Bulgar Eksarhlığı (Bulgar ruhani liderinin bulunduğu yer) kurulur.Rusya, Karadeniz’le ilgili önceki bazı sözleşmeleri tanımadığını bildirir. 1872’deİran, İngiliz Reuter’a yarı imtiyaz vererek İngiltere’nin yarı sömürgesi hâline gelmiştir.

1869 yılında İngiltere ve Rusya gizli bir antlaşma yaparak Afganistan’ın Hindistan ve Türkistan arasındaki önemli bir bölgesini taksim etmişlerdir.Hokand ve Buhara Hanlıklarının hâkimiyeti altında bulunan birçok şehir ve kasabayıkontrolü altına alan Rusya’nın, Türkistan’da bağımsızlığına resmen son verdiği ilk hanlık Hive’dir. Rus ordusu 1873’de Hive’ye yaklaşınca Han, elçiler göndererek,kendisinin Rusya’ya karşı düşmanca bir tutumu olmadığını, ülkesinin niçinişgale kalkıldığını anlayamadığını, kan dökülmeden sulh yapılmasını istediklerinibildirir ancak bu talep reddedilir. Rus kuvvetleri yol üzerindeki bütün yerleşimmerkezlerini yerle bir eder ve stratejik noktalarda Hive ordularını yener. Han tekrarelçiler göndererek istedikleri şartlarda antlaşma yapılmasını ister ancak kabuledilmez

Bu dönemde Osmanlı Devleti birtakım iç ve dış sorunlarla meşguldu. 1875 Temmuz’undaHersek İsyanı çıkmış, aynı yılın Ekim ayında ise İngiltere Mısır HidivininSüveyş Kanalı hisselerini satın alarak Osmanlı’nın son derece stratejik bir bölgesindekontrolü ele geçirmişti. 1876’da ise Mısır maliyesine İngiliz ve Fransız kontrolörlertayin edilerek, Mısır’ın işgali yolunda önemli bir aşama gerçekleşiyordu. 1874 yılında İran’da demir yolu imtiyazı için teşebbüse geçen Rusya ise Osmanlı ve Türkistanarasındaki İran duvarını pekiştiriyordu. Mayıs 1876’da Bulgar isyanından birmüddet sonra Sultan Abdülaziz tahttan indirildi. Haziran ayında Sırbistan Osmanlı’ya karşı savaş ilan etti. Yaklaşık üç ay, ihtilalcilerin yönetiminde olan OsmanlıDevleti’nin başında bulunan V.Murad’ın, amcası Sultan Abdülaziz’e yapılan muamelelersebebiyle ağırlaşan hastalığı sonucunda, tahttan indirilmesine karar verildi.Ağustos sonunda II. Abdülhamid tahta çıkarak Meşrutiyet’i ilan etmiştir.

Bu sırada İstanbul (Tersane) Konferansı toplanmıştır. 1877’de Rusya Osmanlı’ya savaş ilan ettive meşhur 93 Harbi başladı. 93 Harbi’nin devam ettiği dönem (Nisan 1877 - Mart1878), aynı zamanda Kaşgar’ın da Çin tarafından işgal edildiği yıllardır. Balkanlar veOsmanlı başkentindeki isyânlar, hükûmet değişiklikleri ve diğer olaylar, Kaşgar’adaha fazla maddi ve diplomatik yardım gönderilmesini engellemiştir.Bu arada Rusya, dış tepkilerden çekindiği için Hokand’ın bütünüyle işgalini vebu gelişmelerin ilanını ertelemişti. Fakat bölgede Müslüman ve güçlü bir devletinortaya çıkmasının verdiği şaşkınlık ortamında bu işin de bitirilmesinin zamanı geldiği kararına varıldı. Mart 1876’da Hokand Hanlığı resmen ortadan kaldırıldı.Kaşgar’ı ortadan kaldırmak üzere Çin yönetimi bütün hazırlıklarını tamamladı.Gerekli krediyi, Pekin’deki İngiliz bankalarından aldı. Türkistan’daki Rus UmumiValiliğinden ise yiyecek ve malzeme temin etti. En çok ihtiyaç duyulan tahıl ve hububatıRuslar temin etti. 1876 sonlarında saldırıya geçen Çin kuvvetleri önce başkentUrumçi’yi, 1877 yazında ise Turfan’ı aldı. Merkez kuvvetlerinin başında bulunanYâkub Bey, savaş devam ederken, güvendiği kumandanlarının mağlubiyet haberigelince son derece üzüldü. İnatçı işgalcilere karşı kendi ordusunun başındailerlemeye hazırlanırken aniden rahatsızlanarak birkaç saat içinde beklenmedik birşekilde vefat etti. Bundan sonra oğulları ve komutanları birbirlerine düşerek, Kaşgar’ın bütün askerini ve enerjisini bitirdi. Çin askeri ise hiç zorlanmadan, 1878 başında yeniden Doğu Türkistan’ı ele geçirdi.

Rusların Hokand’ı işgaliyle birlikte Türkistan hâkimiyeti tamamlanmamıştır.Çünkü kabileler halinde yaşayan Türkmenler ve Türkmenistan Hanlığı bulunmaktaydı.1869, 1876 ve 1878’deki Rus saldırılarını, Teke Türkmenleri, şiddetli hücumlarıyla püskürttü. Rusların Türkmenistan bozgunu, Türkistan’daki varlıklarını datehlikeye düşürmekteydi. Türkmenistan’a yeniden saldırmak için üç yıl hazırlık yapıldı. Daha önce Türkmenlerden canını zor kurtaran General Skoblev cephe kumandanlığında geniş çaplı bir plan hazırladı. Her ihtimal göz önüne alınarak erzak,mühimmat hazırlandı ve civar bölgelerden yollar inşa edildi. 1881 yılında gerçekleşensavaşlarda Türkmenler büyük kahramanlıklar göstererek ülkelerini savundular.Nihayet, Türkmen kabilelerinin en büyük dayanağı olan Göktepe, İran Devleti’nebağlı Yamud kabileleri atlılarının yardımı ve İran’ın müsamahası ile Ruslarıneline geçmiş oldu. 1884 başında ise Merv, Rusya’nın hâkimiyetine geçti. Türkmenistan’daGöktepe denilen bu savaşlar ile Rusya Türkistan’dakison Türk devletini de ortadan kaldırmış oldu.

I. DÜNYA SAVAŞI SONUNA KADAR KAFKASLAR VETÜRKİSTAN

Kafkaslar ve Orta Asya’nın siyasi tarihi son birkaç asırdır bütünüyle Rusya’nın tarihiylebağlantılıdır. 1605’den 1770’lere kadar Volga’nın orta bölgeleri, Urallar, BatıSibirya ve Volga-Hazar bölgesinin daha aşağı kısımlarındaki Rus etkisi artaraksürmüştür. Bu etki 1861’de Rusya’da serfliğin kaldırılması ile serbest kalan Rusların Türkistan’a sürülmesi sonucunda daha da artmıştır. Burada Türkler azınlık durumunagetirilmiştir.

Kafkaslar, Türkistan ve genel olarak Rusya’daki Türklerle ilgili, işgal sonrası Ruskültür politikasında en önemli isim, Nikolay İvanoviç İlminsky’dir (1822-1891). İlminsky,TürklerinKiril alfabesi kullanmasını, Arap harşerini bırakmalarını ve Türkçedeki Arapça, Farsça kelimelerin öz Türkçe olanlarla değiştirilmesi gerektiğinisöylemiştir. Daha önce katı bir şekilde uygulanmak istenen kültürel Ruslaştırmapolitikası tepkilere neden olmuştu. Çünkü bu uygulama Müslümanların daha bilinçlibir şekilde dinlerine ve kültürlerine sahip çıkmasına yol açmıştı. Buna karşınİlminsky’nin önerisi, yeni bir Tatar (Türk) aydını oluşturmaktı. Bunlar Ortodoksluğu kabul edecek fakat Türkçe konuşup yazacaktı. Dinsiz Rus oluşturmaktansagayri Rus Ortodoks oluşturma projesi daha kabul edilebilirdi. 1865 ile 1900 arasındayaklaşık 100.000 Tatar Hristiyan oldu. Bununla beraber proje bu yönüyle dahafazla ileriye gidemedi. Orta Asya’da pek uygulanmadı. Çünkü Rus kilisesi böyle birprojeye muhalifti. Çünkü kilise ancak bir Rus’un tam bir Ortodoks olabileceğinisöylüyor ve kutsal törenlerin Tatarca olarak yapılmasının, hazmedilmesi zor bir uygulamaolduğunu söylüyordu

Rus yöneticilerinin ve bilginlerinin, Türkleri Ruslaştırma yönündeki çabaları 19.yüzyılın başından itibaren değişik ürünler vermeye başlamıştır: Örneğin Türklerinvarlıklarını devam ettirmeleri, sosyal ve kültürel değerlerini geliştirmeleri için, azveya çok Rusların asimilasyon politikası unsurlarını savunan Türk aydınları. Bunların asıl hedefleri; Türk unsurunun haklarını savunur hale getirmek, güçlendirmek,kalkındırmak olmakla beraber, bu yoldaki önerilerinin daha önce halkın tepkisiniçeken Rus uygulamalarına benzerliği, muhafazakâr ulema ve onların etkisialtındaki geniş halk kitleleri tarafından büyük tepkiyle karşılanmış, hatta bu gibiaydınlar Rus yöneticileri ile özdeşleştirilmiştir.

1904’te Fransız-İngiliz ve 1907’de Rus-İngiliz ittifak sözleşmesi gerçekleşmişve I. Dünya Savaşı’nın ilk adımları atılmıştır. 1912’de I. ve 1913’de II.Balkan Savaşları ile Osmanlı asker, mühimmat ve mali kaynak bakımından zayıflatılmıştır. 1914’te ise Osmanlı, Rusya’nın karşısında yer alan Almanya ile ittifak yaparakI. Dünya Savaşı’na girmiştir.

Rusya savaşta önemli kayıplar verdi, özellikle cephe gerisi hizmetlerde askerihtiyacı artmaktaydı. Bu ihtiyacı karşılamak üzere 250 bin Türk’ü askere almak için25 Haziran 1916 Kararnamesi çıkarıldı. Türkistan’ın tek geçim kaynağı pamukmevsiminde, adil olmayan bir şekilde Türkler askere çağrıldı. Aynı bölgeden askeregiden Ruslara para, elbise ve geride kalan ailesi için maaş verilirken bunlarTürklere verilmedi. Diğer taraftan 19-43 yaş grubunda olanların askere gitmesi gerekirkengörevliye rüşvet vermeyen 70 yaşındaki 40 yaşında, rüşvet veren 30 yaşındaki 50 yaşında kaydedildi. Oluşan tepkiler isyana dönüştü. Rusya cephedekiaskerini çekerek bu isyanı bastırmaya çalıştı. Bu esnada milyonlarca Türk eviniterk ederek dağlara çıktı veya katliama maruz kaldı. Dağa çıkanların bir kısmı Doğu Türkistan’a göç etti, bir kısmı bastıran kışşartlarında öldü. Türkistan’da1916’da yaşanan bu hareket, ihtilallerin gelişmesi ve Çarlık Rusya’sının yıkılmasında da son derece etkili olmuştur.

SOVYETLER BİRLİĞİ DÖNEMİNDE KAFKASLAR VETÜRKİSTAN

I. Dünya Savaşı başladığı zaman, diğer imparatorluklarda olduğu gibi, Rusya’da daanayasal döneme geçişin sıkıntıları yaşanıyordu. 1905’teki gelişmelerden sonraDuma açılmış, rejim anayasal monarşiye geçmiş, hanedandan seçilmişlere doğrubir yetki akışı dönemi başlamıştı. Bunun yanında Rusya’da diğer ülkelerde örneğipek görülmeyen bir olay yaşandı: Ocak 1905’te Petersburg’daki ayaklanmalardansonra, Petersburg ve Moskova’da “İşçi Sovyetleri” kuruldu. I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı’nın da Almanya ve Avusturya’nın yanında savaşa girmesi üzerine, Rusya içinboğazlar kullanılarak müttefiklerinden yardım alma yolu kapandı. Osmanlı ile Kafkascephesinin açılması ise savaşın başındaki hesapları altüst etti. Büyük bir askerve mühimmat sıkıntısı içine giren Rusya’nın kaybı 1915 yılı itibariyle bir milyonugeçmekteydi ve çeşitli cephelerden art arda gelen yenilgi haberleri ülkenin sosyal ve siyasal düzenine karşı tehditleri artırmaktaydı. Bu şartlar altında Duma, farklıgörüşlerin uzlaşacağı bir zemin olması gerekirken çatışmaların şiddetlendiği biralan hâline gelmiştir.Cephelerdeki başarısızlıklar ve savaşşartları iktisadi ve sosyal yapıyı sarstı. 8Mart 1917’de gerçekleştirilen Petrograd (Leningrad, St. Petersburg) halk gösterileriile işçiler greve gitti. 12 Mart’ta Petrograd’da “İşçilerin ve Askerlerin Sovyeti”kuruldu ve hükûmetin görevlerini üstlendiğini ilan etti. Prens Lvov başkanlığındageçici bir hükûmet kuruldu. İhtilalci sosyalistlerden Kerensky ise bu hükümetinHarbiye Bakanı oldu. 16 Mart’ta Çar II. Nikola tahtından feragat etmek zorundakaldı. Böylece Rusya’da üç asırlık Romanov hanedanının hükümdarlığı ve yaklaşıkbeş asırlık çarlık rejimi sona erdi.

Lenin, Troçki’nin önderliğindeki Askeri İhtilal Komitesi ile 25-26 Ekim gecesi(şimdiki takvime göre 7-8 Kasım) ciddi bir direnişle karşılaşmadan Geçici Hükûmet’idevirdi. Hükûmetin görevlerinin kendi başkanlığında oluşturduğu HalkKomiserleri Konseyi’ne geçtiğini ilan etti. Böylece Sovyetler Birliği dönemi başlamış oldu. Ancak bundan sonra Bolşevik yönetimi ile Çarlık kuvvetleri arasındayıllarca iç savaş yaşandı.

Bolşevik İhtilali aşamaları Türkistan’da Rus idaresinin zayışadığı devredir. Türkistan’ın yıllarca beklediği bir fırsat ortaya çıkmıştı. Aydınlar ve ileri gelenler bundansonra nasıl bir siyasi yapılanmanın Müslümanlar için daha iyi olacağını tartışmaktaydılar. Bu dönemde Kafkaslar ve Orta Asya’da, ömrü birkaç ay ile birkaç yılarasında değişen birçok Türk devleti kuruldu ve yıkıldı. Türkistan liderlerinin çoğu, Bolşevik İhtilali’ne destek vermişlerdi. Çünkü yeni rejim, her milleti kendi kaderiniseçmekte serbest bırakacak, isteyen bağımsız bir devlet hâline gelecek, isteyenyeni Sovyetler Birliği’ni oluşturacaktı. Halk ise gelecek rejimden çok Çarlık rejiminindevrilmesinin mutluluğunu paylaşıyordu. Ancak ihtilal yerleşmeye başlayınca bunun Çarlık Rusya’sının bir devamı olduğu, hatta sosyal düzeni hedef alançağrılarıyla daha tehlikeli olduğu görüldü. 1918’den itibaren yer yer millî kurtuluşhareketleri başladı

Çarlık rejiminin yıkılması ile Türkistan’da Milli Mücadele hareketleri ortaya çıktı.Bu mücadele Bolşevik İhtilali’nden sonra da yer yer devam etmiştir. Rusya’daÇarlık yanlıları ile Bolşevikler arasında iç savaş yaşanırken Türk devletleri kurulmuştur.Ancak ilk fırsatta Bolşevik yönetimi de bu devletlere karşı saldırıya geçmiştir.Buna karşı mücadeleye “Basmacı” hareketi denmektedir. Ancak birçok Türkistankökenli yazar bunun “Milli Mücadele” olarak adlandırılmasını ister.Hareketin en etkili olduğu yer Fergana bölgesiydi. Basmacı hareketinin önemliliderlerinden Fergana Vadisindeki isyanı yöneten Şir Mehmed Beg’in yanında300 kadar Osmanlı subayı bulunmaktaydı. İsyan başlamadan önce, 1920 senesindeAnadolu’daki Kurtuluş Savaşı için Türkistan’da yardım kampanyası başlatıldı.Toplanan yardımlar Moskova’da Lenin’in de yardımıyla sikke hâline getirilip Anadolu’yagönderildi. Bu arada Türkistan’a geçen Enver Paşa burada dağınık şekildemücadele eden grupları birleştirmiştir. Uzun süre Ruslara karşı mücadele etmiştir.Ruslara karşı savaşırken Ağustos 1922’de son nefesini vermiştir.

 

Bolşevik İhtilali aşamasında Kafkasya’da bazı devletler kuruldu. Nisan 1918’deAzerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan arasıda Transkafkasya Demokratik FederatifCumhuriyeti kuruldu. Ancak yaklaşık bir ay sonra Azerbaycan ve Ermenistan bağımsızlıklarını ilan edince bu cumhuriyetin varlığı sona erdi. Çarlık Rusyasının yıkılmasından sonra 28 Mayıs 1918’de Azerbaycan bağımsızlığını ilan etti. Ancak1890’lardan itibaren, Rusya Bakü petrollerini çıkartmaya başlamış ve bu petrollerRus ekonomisi için son derece önemli olmuştu. Bu arada Bakü, dünyanın bellibaşlı iş merkezlerinden biri hâline gelmişti. Pek çok iş adamının akın akın geldiğiBakü’ye 50 bine yakın Ermeni yerleşmişti. Rus yönetiminin himayesinde hareketeden Ermeniler gittikçe zenginleşirken Türkler kendi ülkelerinde fakirleştiler. Sayıları az olmakla birlikte iktisadi bakımdan güçlü olan Ermeni nüfusu, bağımsızAzerbaycan’ı Bolşeviklerin de desteği ile çökertmek için her yolu denedi. Nihayet,İngiltere ve diğer galip devletlerin de müsamahası ile, 27 Nisan 1920’de Azerbaycan,Kızıl Ordu’nun işgaline uğrayarak Sovyetler Birliği’ne katılmış oldu.

Kızıl Ordu’nunülkeye girmesinden sonra Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kuruldu.

1918’de kurulan Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti de 1920’de Rus ordusunungirmesinden sonra SSC (Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti) olmuştur. Gürcistan, I.Dünya Savaşı’nda İngiltere tarafından işgal edildi. İşgal kuvvetlerini yenen Gürcülerbağımsızlığını ilan etti ve bu devlet 1920’de Rusya tarafından da tanındı. 1921’deKızıl Ordu Gürcistan’a girdi ve ülke Sovyetler Birliği’nin parçası hâline geldi. Kafkascumhuriyetleri ile Türkiye sınırı 16 Mart 1921 Moskova Antlaşması; 13 Ekim1921 Kars Antlaşması ile belirlendi. Bu antlaşmalara, Rusya ile birlikte Gürcistan,Ermenistan ve Azerbaycan da katıldı. Buna göre Batum, Gürcistan’a ve NahçıvanAzerbaycan’a bağlı özerk bölgeler hâline geldi. Üç Kafkas cumhuriyeti 1924 Anayasasıuyarınca Transkafkasya Sovyet Federatif Cumhuriyeti’ni oluşturmaktaydı.1936 Anayasası ile federasyon lağvedilerek her biri ayrı SSC hâline gelmiştir.Sovyetler Birliği’nin kurucu önderi durumundaki Lenin, 1922’de ölmüştür. Leninve Stalin döneminde, bütün Kafkaslar ve Orta Asya, Sovyet cumhuriyetleri hâlinegelmiştir. Bugünkü siyasi haritanın da belirlendiği gelişmeler 1924 ve 1936Anayasaları ile kesinleşmiştir. 1922-1953 yılları arasında SSCB’yi yöneten Stalin döneminde,Kafkaslar ve Orta Asya’da adım adım sosyalist düzen yerleşmiştir.

AÖF Ücretsiz Ders Özeti Paylaşımları
1
ATA AÖF - KURTARMA ARAÇLARI EĞİTMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
2
ATA AÖF - AFETLERDE RİSK VE KRİZ YÖNETİMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
3
ATA AÖF -MESLEK HASTALIKLARI 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
4
ATA AÖF - BİREYLERLE SOSYAL HİZMET 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
5
ATA AÖF - ETİKETLEME VE İŞARETLEME 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
6
ATA AÖF - YÖNETİM BİLİŞİM SİSTEMLERİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
# TÜM ÖZETLERİ LİSTELE
Siz de hemen Ders Özeti sipariş verin, derslerinize kolayca çalışarak mezun olun.

Anadolu Üniversitesi Özet

Atatürk Üniversitesi Özet

Etiketler: ata aöf - ata aöf çıkmış sorular - ata aöf ders özeti - burhan kankaya - burhan kankaya ders özeti


Bu yazı 21.03.2017 tarihinden itibaren 1 kez okundu.




AÖF Çıkmış Sorular (Anadolu Ünv.) AÖF Çıkmış Sorular (Atatürk Ünv.) AÖF Ders Özetleri AÖF Deneme Sınavları AÖF Ders Kitapları Açık Lise Çıkmış Sorular
İletişim Bilgileri Firmamız Hakkında Sipariş ve Kargo Takibi Mesafeli Satış Sözleşmesi Garanti ve İade Şartları Gizlilik Sözleşmesi Ödeme ve Teslimat