Hizmette 10+ Yıl ve binlerce müşteri memnuniyeti... | %100 doğru kaynak | %100 memnuniyet | %100 mezuniyet | 0.332 350 23 47
0.541 350 23 42
SOS304U-TOPLUMSAL TABAKALAŞMA VE EŞİTSİZLİK
SOS304U-TOPLUMSAL TABAKALAŞMA VE EŞİTSİZLİK DERSİNİN 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ

1. ÜNİTE - TOPLUMSAL EŞİTSİZLİKLER: KURAMSAL KAPSAM VEMETODOLOJİK YAKLAŞIMLAR

Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) Sos­yal Adaletin Yeni Bir Evresiadını taşıyan 2011 tarihli raporu, gelir eşitsizliğinin dünya çapında büyük bir sorun olduğunu gösteriyor. Rapora göre:Dünya nüfusunun %80'i dünya zenginliğinin sadece %30'unu paylaşıyor. 2007 verilerine göre orta büyüklükte bir ülke nüfusu kadar kişinin (61 milyon kişi) toplam geliri, dünya nü­fusunun yarısının (3. 5 milyar kişi) toplam gelirine eşit durumda. Gelir ve servet eşitsizliği dışında, yaş, cinsiyet, etnik, ırk, din, mezhep ve inanç farklılıklarına dayanan toplumsal eşitsizlikler de mevcuttur.

TOPLUMSAL EŞİTSİZLİĞİN SOSYOLOJİK ANLAMI

Rousseau iki tür eşitsizlikten söz eder; doğal/fi­ziki ve siyasal/ahlakidir. Konuyla ilgili 1755'de ya­yımlanan İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı(1998)adlı eseri vardır. Rousseau insan-insan ilişkisinden kaynakla­nan ve insan türüne ait olan eşitsizlikle ilgilenir. İnsanlar arasında güç ve servet farklılaşmasına kaynaklık eden toplumsal eşitsizlik, Rousseau'ya göre, doğa durumundan toplum durumuna geçişisin hem nedeni hem de sonucudur. Çağdaş sosyal demokrasi, kapitalist toplumsal ilişkilerin toplumcu araçlarla düzenlenebileceğini ileri sürer. Tawney'nin Açgözlüler Toplumuadlı eseri kapitalizm eleştirisidir. Tawney Eşitlikadlı kitabını ise iktisadi eşitsizliklerden kaynaklanan sorunla­rı ortadan kaldırmak suretiyle, Adil bir toplum nasıl kurulur sorusuna cevap bulunacak şekilde yazmıştır.

EŞİTSİZLİĞİN SOSYOLOJİSİ

Geleneksel Sosyoloji; çoğulculuk ve eşitsizlikgibi değişik toplumsal farklılaşma biçimlerinin, bunlar arasındaki karşılıklı ilişkilerin ve bunları üreten ve değiştiren koşulların ya­pısal çözümlemesini görev edinmiş bir disiplin olarak tanımlanır. Geleneksel sosyoloji çalışmalarında toplumsal eşitsizlik konusu yapısal-işlevselcitabakalaşma kuramının analiz çerçevesi içinde incelenmiştir.

Toplumsal eşitsizlik konusu daha üst bir soyutlama düzeyine çekile­rek toplumsal farklılaşma kavramsallaştırmasının kapsamı içine alınmış ve "farklı­laşmanın bir türü" olarak yeniden tanımlanmıştır.

Blau ya göre toplumsal farklılaşma dikey ve yatay olmak üzere iki temel aksa sahiptir; yatay farklılaşma çoğulculuk göstergesi iken dikey farklılaşma eşitsizliğe göndermede bulunur. Spor kulü­bü ya da siyasi parti taraftarlığı, yatay farklılaşmanın örnekleri olarak gösterilebilir. Dikey farklılaşmayasağlık çalışanları içinde hekim ve hemşire şeklindeki toplum­sal konum farklılaşması örnek verilebilir. Toplumsal konumlar insanların rol ilişkilerini ve dâhil oldukları grup ya da birlikleri belirler.

Sosyolog MelvinTumintoplumun düşük sta­tülü katmanlarında kaderciliği teşvik eden toplumsal eşitsizliği, olumsuz işlevlere sa­hip bir olgu olarak görür.

Davis ve Moore ise eşitsizlik ve tabakalaşma evrenseldir ve eşitsizlik yapısaldır görüşünü savunmuştur.

Yukarıda da görüleceği gibi yapısalcı-işlevselcitabakalaşma kuramının iki yönü vardır. Mesleki hiyerarşi kuramı­:Mesleklerin toplumsal sistemin idamesindeki işlev­sel katkılarına göre hiyerarşik derecelenmesini verili alır. Toplumsal güdülenme kuramı:Buna göre, işlevi bakımından zorlayıcı top­lumsal rollerin üstlenilmesindeki zorunlu özveriyi talep edebilmek için, güdüleme­ye dönük hatırı sayılır bir ayrıcalık ve ödül sisteminin varlığı rasyonel ve meşrudur.

Saundersişlevselcitabakalaşma kuramına dönük eleştirileri dört noktada tasnif etmiştir:

Eşitsizliği sosyolojik bakımdan irdeleyen geleneksel çalışmalar içinde yapısalcı-işlevselci kuram ağırlıklı bir yere sahiptir.

Mark­sçı yaklaşıma göre toplumsal eşitliği gerçekleştirebilmek için toplumsal sınıfların kaldırılması gerekir.

EŞİTSİZLİĞİN SİYASETİ

1789 Büyük Fransız Devrimi ile birlikte eşitlik ve özgürlük idealleritartışmasız bir siyasi meşrui­yet de edinerek evrenselleşmiş, insanlığın ortak değerleri halini almıştır. Liberal düşüncenin analiz birimi bireydir. Özgürlük, insanın birey doğasının bir karakteristiğidir; toplum ise özgür irade ve egemenlik sahibi bireylerin kendi aralarında tesis ettikleri bir sözleşmeden ibaret­tir. liberal önerme, bireyin ve onun tanımlayıcı karakteristi­ği olarak özgürlüğün toplumdan önce var olduğu şeklindedir. Buna göre özgürlükler bireyde verilidir; liberal ilkeye göre yasalar, özgürlükleri temel haklar olarak güvence altına almak durumundadır. Politik toplum bireyin devredilmemiş haklarını garanti altına almakla yükümlüdür; bu yükümlülük politik toplumun/dev­letin varlık nedenidir. Devredilemez haklar listesinde doğrudan doğruya bireyin öz-egemenliğini tesis edecek unsurlar yer alır. Düşünce, ifade, inanç, mülk edinme ve söz­leşme yapabilme haklarını içerir. Hukuk düzleminde bireysel özgürlükler temel hakları oluşturmakta, eşitlik ise tamamlayıcı mahiyetteki hakları oluşturur. Hukuk dilinde bunlara pozi­tif haklar ya da sosyal haklar denir. Liberal dünya görüşüne göre yasalar önünde eşitlik ilkesi geçerlidir.

TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE YURTTAŞLIK

T. H. Marshall'a göre modern yurttaşlık kurumu; medeni, siyasi ve sosyal hakların gerilimli bileşkesine yaslanır; gerilim, yurttaşlık kurumunun siyasal ve sosyal haklar boyutu ile medeni haklar boyutu arasındadır. Medeni haklardüşünce, ifade, inanç, mülk edinme ve sözleşme yapabil­me gibi temel hakları ifade eder. Modern yurttaşlık kurumunun 20. yüzyılda büründüğü biçim olarak sosyal yurttaşlık, medeni, siyasal ve sosyal hakların bir bileşkesi şeklinde tanımlanabilir. T. H. Marshall a göre yurttaşlık kurumu, insanlığın toplumsal eşitlik doğrultusun­daki en temel yönelimini ifade eder.

NEOLİBERAL MEYDAN OKUMA VE TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK

Refah rejimi, toplumsal eşitsizliklerle kapitalizm ko­şullarında mücadele etmeyi hedeflemiş bir kamu politikası ve örgütlenmesidir. Re­fah rejiminin temel ilkesi piyasadan bağımsızlaşmadır. Neoliberal çizginin en belirgin tutumu, bireyin hiçbir koşul ve düzeyde piyasadan bağımsızlaştırılmasının kabul edilir olmadığı yönündedir. Neoliberalizmin felsefi temelleri için Friedrich A. Hayek, siyasi tezleri için Robert Nozickve iktisat politikaları için ise MiltonFriedmantemel referans kişilerdir.

Hayekiçin toplumsal eşitsizlik, kapitalizme dinamizm kazandıran bir işleve sa­hiptir; gelir ve servet eşitsizliğini ortadan kaldır­maya yönelenler, iktisadi ve toplumsal kalkın­mayı, yeniliği ve girişimciliği zaptu­rapt altına alacaklarını da bilmek durumundadır.

Nozick göre, nüfusun küçük bir bölümünün ülke varlıklarının büyük bir bölümüne sahip olması, kendi başına, adalet­siz bir durumun kanıtı olarak ileri sürülemez; zi­ra sosyal adalet, kaynakların dağılımı ya da pas­tanın paylaşımı ile değil, sahip olunan servetin meşru bir hak olup olmamasıyla ilgilidir.

Friedman'a göre ise refah devleti, yazarın kendi ifadeleri ile 'gençlerin yaşlıları', 'sağlamların hastaları', 'çalışanların aylakları' sır­tında taşıdıkları bir sistemdir; üstelik bunu yapar­ken ne gençlerin ne sağlamların ne de çalışanla­rın özgür iradelerine başvurulması söz konusu­dur; dolayısıyla refah devleti bireylerin 'tercih öz­gürlüğüne' kapalı bir sistemdir.

TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK ÇALIŞMALARINDA YENİ EĞİLİMLER

Batılı gelişmiş kapitalist ülkelerde Lemel ve Noll (2002) toplumsal eşitsizlik çalışmalarını kıyaslamalı bir tarzda inceleyen çağdaş toplum­sal eşitsizlik çalışmaları konusunda önemli sonuçlara ulaşmaktadır. Lemel ve Noll'a göre, toplumsal plandaki köklü değişiklikler eşit­sizlik konusundaki geleneksel bakış açısının da değişmesini beraberinde getirmiş­tir. Bu değişmeler:

Sonuç olarak:Le­mel ve Noll a göre:Demografiden baş­layarak yaşam tarzlarının kültürel dokusuna kadar uzanan birçok etkenin ışığında çağdaş toplumsal eşitsizlik çalışmaları, toplumsal sınıf referanslı standart açıklayıcı modelden uzaklaşarak çok faktörlü eşitsizlik analizlerine yönelmiştir. Kap­samlı çalışmanın son saptamaları yine toplumsal sınıf teması ile ilgilidir. Yazarlara göre toplumsal eşitsizlikler gelecekte daha az oranda toplumsal sınıf temeline sa­hip olacak, toplumsal sınıfların yapılandırıcı etkisi azalacak ve nihayet sosyoloji di­siplini gelecekte toplumsal sınıf gibi tek değişkeni esas alan bir disiplin olmaya­caktır.

 

 

DERS ÖZETİNİN TAMAMNINI VE DAHA FAZLASINI ONLİNE SİPARİŞ VERMEK İÇİN AÖF ÇIKMIŞ SORULAR

AÖF Ücretsiz Ders Özeti Paylaşımları
1
ATA AÖF - KURTARMA ARAÇLARI EĞİTMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
2
ATA AÖF - AFETLERDE RİSK VE KRİZ YÖNETİMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
3
ATA AÖF -MESLEK HASTALIKLARI 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
4
ATA AÖF - BİREYLERLE SOSYAL HİZMET 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
5
ATA AÖF - ETİKETLEME VE İŞARETLEME 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
6
ATA AÖF - YÖNETİM BİLİŞİM SİSTEMLERİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
# TÜM ÖZETLERİ LİSTELE
Siz de hemen Ders Özeti sipariş verin, derslerinize kolayca çalışarak mezun olun.

Anadolu Üniversitesi Özet

Atatürk Üniversitesi Özet

Etiketler: ata aöf - ata aöf çıkmış sorular - ata aöf ders özeti - burhan kankaya - burhan kankaya ders özeti


Bu yazı 21.03.2017 tarihinden itibaren 1 kez okundu.




AÖF Çıkmış Sorular (Anadolu Ünv.) AÖF Çıkmış Sorular (Atatürk Ünv.) AÖF Ders Özetleri AÖF Deneme Sınavları AÖF Ders Kitapları Açık Lise Çıkmış Sorular
İletişim Bilgileri Firmamız Hakkında Sipariş ve Kargo Takibi Mesafeli Satış Sözleşmesi Garanti ve İade Şartları Gizlilik Sözleşmesi Ödeme ve Teslimat