Hizmette 10+ Yıl ve binlerce müşteri memnuniyeti... | %100 doğru kaynak | %100 memnuniyet | %100 mezuniyet | 0.332 350 23 47
0.541 350 23 42
TAR118U-SİYASİ TARİH
TAR118U-SİYASİ TARİH DERSİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ

1. ÜNİTE - DEVRİMLER ÇAĞI (1789-1848)

Fransız Devrimi

Fransız Devrimi, Fransa’daki mutlak monarşinin devrilip yerine cumhuriyetin kurulması ve Roma Katolik Kilisesi’nin ciddi reformlara gitmeye zorlanmasıdır. Dünyayı değiştiren bu büyük devrimimin nedenlerine bacak olursak: Fransa Kuzey Amerika’daki tüm kolonilerini 1763 yılında, Yedi Yıl Savaşları sonrasında imzalanan Paris Anlaşması ile İngiltere’ye kaptırmıştır. İngiltere Yedi Yıl Savaşlarının mali yükünü, yeni vergilerle kolonilerden çıkartmaya kalkınca bu durum Kuzey Amerika kolonilerinde huzursuzluk yaratmıştır. Kolonilerin 1774’te çıkardığı savaş 1776’da Amerika’nın bağımsızlığıyla sona ermiştir. Amerika’daki savaşa destek veren Fransa da mali açıdan zayıflamıştır.

Yaşanan büyük kargaşanın sonucunda 1789 yılında, 175 yıldır toplanmayan parlamento toplanmıştır. Bu parlamento ayrıcalıklı din adamları, burjuvalar ve halk temsilcilerinden oluşuyordu. Bu mecliste yer alan burjuvalar 18. Yüzyılın başlarından itibaren Fransa da gelişen büyük ticaret uğraşılarının ürünüydü. Elde ettikleri kazanımları kaybetmek istemeyen meclisteki bu kanat, ekonomik güçleriyle orantılı politik güç istiyorlardı.

Parlamentonun toplanmasıyla halk, özellikle varlıklı sınıflar ve burjuvaya karşı savaş açtılar. Halkın taleplerini şu şekilde sıralamak mümkündür: Anayasal monarşinin sınırlandırılması, gümrük duvarlarını kaldırılması, iç ticaretin serbestleştirilmesi, vergilerin yeniden düzenlenmesi ve yönetimden daha fazla hak talebi. Fakat halkın bu istekleri Kral 16. Louis tarafından kabul görmemiştir. Bunun üzerine halk 14 Temmuz 1789’da Bastille Hapishanesi’ne saldırarak mahkumları serbest bırakmışlardır. Bunun üzerine daha önceden temelleri atılan Milli Meclisi kral tanımak zorunda kaldı. Tüm bu olaylardan sonra bu devrim bir süreç halinde devam etmiştir.

Milli Meclis elde ettiği bu başarılardan sonra bazı kararlar almıştır. Feodalizmin kaldırıldığını ilan etmiştir. İnsan ve Vatandaş Hakları Bildirgesini yayınladılar. 1791 yılında hazırlanılan yasa da Kral’a sadece meclisi askıya alma yetkisi verilmiştir.

Avrupa’da Savaş

Devrimle birlikte ortaya çıkan fikirler bazı Batı Avrupa devletlerinde taraftar toplamıştır. Bu tehditleri daha önceden algılayan monarşik yönetimler bu düşüncelerin kendi ülkelerine sıçramasını istememişlerdir. Avusturya’da tahta oturan Kral 2. Franz, Fransa’dan kaçan soylularında etkisiyle savaş yanlısı bir konuma sürüklenmiştir. Zaten gergin olan ortamın iyice gerilmesiyle Fransa 20 Nisan 1792’de Avusturya’ya savaş ilan etmiştir.

Savaş başlangıçta Fransa alehine sürse de, 1792’de Paris’te çıkan bir ayaklanma da halk Krallığın kaldırılmasını istedi. Bunun üzerine Ulusal Meclis 22 Eylül’de cumhuriyeti ilan etti. Yaşanan bu olaylar sonucunda ülkede bir birlik havası esmiş ve savaş Fransa’nın lehine devam etmiştir. Fransa, Hollanda ve İngiltere’ye de savaş açmıştır. Bu savaş Avrupa devletlerinin aralarında gerçekleşen ve 1815’e kadar yedi kez yapılacak olan Koalisyon Savaşlarının ilki olmuştur. Bu olayların akabinde Aralık 1792’de Kral suçlu ilan edilmiş ve 16 Ocak 1792’de oylamayla idam edilmiştir.

1793-1794 yılları Fransa’da Terör Dönemi olarak bilinir. Bu dönemde 40 binden fazla insan rejimi sağlamlaştırmak, ülke içi huzur ve güvenliği sağlamak ve iktidar yarışı yüzünden öldürülmüştür. İdam edilenler arasında, devrimin önde gelen isimlerinden Robespierre’de vardır.

1795-1799 yılları arası Direktuvar Dönemi olarak adlandırılır. Bu yıllar arasında yeni yasa hazırlanmış, Beşyüzler Meclisi ve Yaşlılar Meclisi olarak iki kanatlı bir sistem seçilmiştir. Uzun süren savaşlar ve çıkan ekonomik sıkıntılar sebebiyle Direktuvar’a karşı isyanlar çıkmış ve bu isyanı 24 yaşındayken General rütbesine yükseltilmiş olan NapoleonBonaparte bastırmıştır. Yine bu yıllar arasında yapılan seçimlerde monarşi yanlıları ağırlık kazanınca, Direktuvar yönetimi yine General Napoleon’dan yardım istemek zorunda kalmış, yapılan darbeyle yönetim rahatlamıştır. Bu olayların ardından, Napoleon’un Mısır seferi sırasında, savaşın iyi gitmeyen bir zamanında Napoleon, savaş meydanını bırakıp gizlice Paris’e gelmiş ve 1799’da 18 Brumaire Darbesi’ni yapmıştır.

Napoleon Dönemi(1799-1814)

Napoleon darbeyi gerçekleştirdikten sonra ilk iş olarak iktidarını sağlamlaştırma çabaların girmiş ve Birinci Konsül unvanını almıştır. İkinci Koalisyon Savaşını bitirmiş ve İngiltere ile Amiens Barışı yapılmıştır. Bunlardan başka Fransız Medeni Kanununu çıkarmış ve Merkez Bankasını kurmuştur. Bu iktidar döneminde uzun süreli savaşlar yaşanmıştır.

Barış anlaşmasından sonra umduğu ticaret girişimlerini yapamayan İngiltere, taahhüt ettiği Malta’yı boşaltmamış ve Fransa’nın Belçika’yı da işgal etmesine karşı çıkmıştır. Bunun üzerine İngiltere, Prusya ve Avusturya’dan oluşan Üçüncü Koalisyon kurulmuştur. Deniz savaşında İngiltere’ye kaybeden Fransa, kara savaşlarında büyük başarılar elde etmiştir. Prusya ve Avusturya ile yaptığı savaşları kazanmıştır.

Napoleon, İngiltere’yi istila edemeyeceğini anlayınca, Rusya ve Prusya ile beraber imzaladığı Tilsit Anlaşmasıyla İngiltere’ye karşı Kıta Ablukasını kurmuştur. Bundaki amaç İngiltere’yi ekonomik açıdan çökertmektir. Fakat Napoleon’un bu düşüncesi, aynı zamanda Fransa donanmasını da bağladığı için geriye ket vurmuş, bu plan başarıya ulaşamamıştır.

1807’de Fransa, İspanya’ya girerek işgal Madrid şehrini işgal etmiştir. Fransa’nın İspanya ile meşgul olduğu düşüncesine kapılan Avusturya, İngiltere ile yine bir koalisyon kurarak, daha önce kaybettiği toprakları almak için Nisan 1809’da Almanya ve Kuzey İtalya’ya girdi. Bu savaşta tekrar yenilen Avusturya, Balkan topraklarını da kaybetti.

1810 yılından itibaren Rus-Fransız ilişkileri gerilmeye başlamıştır. Rus-Osmanlı Savaşında, Rusya’ya destek vermeyen bir Fransa karşımıza çıkar bu dönemde. Bunun üzerine Rusya, daha önce kurulmuş olan Kıta Ablukası sisteminden çıkıp serbest ticaret uygulamak ister. Napoleon ise Rusya’yı dize getirmek için Haziran 1812’de Moskova üzerine yürür. Yapılan savaşı Fransa kaybeder. Napoleon Rusya üzerine 650.000 kişilik dev bir orduyla yürümüş fakat Paris’e döndüğünde yanında sadece 27.000 asker vardır.

Bu büyük kayıp Avrupa’daki Napoleon karşıtlarını birleştirir ve Fransa’ya karşı savaşa sürükler. Prusya, İsveç ve Avusturya Fransa’ya savaş ilan eder. Bu savaşları kaybeden Fransa, Koalisyon güçleriyle Chaumont Anlaşmasını imzalamak zorunda kalır ve Napoleon teslim olur ve imparatorluktan feragat eder. Ardından da Akdeniz’e Elbe Adasına sürüne gönderilir.

Avrupa Uyumu

Müttefik kuvvetler, Napoleon yenildikten sonra büyük bir kongrenin yapılmasını öngörmüşlerdir. Bu düşüncelerini Eylül 1814’te Viyana’da gerçekleştirmişlerdir. Kongrenin ipini İngiltere, Prusya, Rusya ve Avusturya çekiyordu. Fransa’yı Dışişleri Bakanı 18. Louis temsil ediyordu.

Kongre de Rusya’nın istekleri daha çok toprak talebinden oluşuyordu. Diğer devletlerin düşüncelerinde ise Avrupa da oluşturulması gereken bir denge vardı. Hollanda Krallığı, Belçika’nın da dahil edilmesiyle yeniden oluşturuldu. Öte yandan İngiltere, Prusya’ya bazı Alman topraklarının katılmasını sağladı.

Viyana Kongresi bu temel sorunları çözdükten sonra, ortada pek konu kalmadı. Kongre’nin uluslararası ilişkileri açısından önemi, yalnızca büyüklüğünden ve siyasi yanından ileri gelmiyordu. Kongre, uluslararası hukuk açısından da önem taşıyordu. Nitekim Kongre’de korsanlığın yasaklanması, uluslararası nehirlerde seyrüsefer durumunun düzenlenmesi, köleliğin yasaklanması gibi konularda da kararlar alındı.

Viyana Kongresi’nden sonra NapoleonElbe Adası’ndan kaçıp Fransa’ya gelir ve iktidarı yeniden ele geçirir. Bunun üzerine müttefik kuvvetler Fransa’ya yeniden savaş açarlar. Waterloo’da kaybeden Napoleon bu kez Afrika’nın Kuzey Batısı’ndaki St. Helene Adası’na gönderilir ve burada ölür.

Avrupa Uyumu çerçevesinde Paris, Londra, Berlin ve İstanbul Kongreleri yapılmış ve siyasi kararlar alınmıştır. Alınan bazı karalar karşısında Monroe Doktrini göze çarpar. Bu doktrin, ABD Başkanı James Monroe 1823 Aralığında kendi adıyla anılan doktrini ilan ederek Avrupa Uyumunun, Avrupa içerisinde kalmasını sağlamıştır. ABD; Meksika, Venezuela, Brezilya, Kolombiya, Arjantin, Bolivya, Şili, Uruguay, Paraguay gibi ülkelerin bağımsızlıklarını kazanmasını kendisi için olumlu görmüştür. Ve bu ülkelerin Avrupalı devletler tarafından işgal edilmesini ve Güney Amerika’ya müdahale edilmesine izin vermeyeceklerini ilan etmiştir.

Avrupa’da 1830 ve 1848 Devrimleri

Avrupa’da Fransız Devrimi ve gerçekleşen Sanayi Devrimi sonucunda, 18. Yüzyılın ikinci yarısına doğru birçok yeni akım ortaya çıkmıştır. Şimdi bu akımlara ve anlamlarına göz atalım.

Romantizm: Romantizm bu dönemde ortaya çıkan fakat tehlikeli olmayan akımlardan biridir. İnsanın duygularına ve tecrübelerine yönelen bu akım aynı zamanda toplumsal meselelere de yeni bir yaklaşım getirmiştir.

Liberalizm: Liberalizm 19. Yüzyıla girilirken toplumların ekonomi ve sosyal hayatlarını etkilemiştir. O dönemde pek de görünürlerde olmayan yeni bir ilişki anlayışının doğmasına önem vermiştir. Bu ilişki yöneten ve yönetilen arasında ki ilişkiyi anlatır. O dönemdeki liberaller insanların kendilerini yönetebilme gücüne, daha başka bir ifadeyle parlamenter rejime inanıyorlardı.

 Radikalizm: 1820’lerde İngiltere de çıkmış bir akımdır. Örf ve adet gibi kuralları bir tarafa iterek, her şeyde kendi köklerine inme taraftarıydılar. Bununla birlikte demokrat ve oy hakkının herkese verilmesinden yanaydılar.

Cumhuriyetçilik: Siyasi eşitlikten ve parlamenter yönetimden yanaydılar. Kilise ve monarşiye karşı son derece karşı çıkan bir akımdır.

Sosyalizm: Siyasi görüşleri genel olarak cumhuriyetçilere benzemektedir. Hukuki eşitliğin yanı sıra, toplumsal ve ekonomik eşitliği de savunmuşlardır. Rekabet ilkesine karşı, işbirliği ilkesini benimsemişledir.

Komünizm: Bu dönemde komünizm toplumlar tarafından sosyalizme eş anlamlı kullanılmaktan öteye geçememiştir. 1848’de Marks ve Engels’in yazdıkları Komünist Parti Manifestosu’nda işçilerin haklarını sıralamışlardır. Bu akım daha çok 1917 Devrimi’yle daha çok uygulanma alanı bulmuştur.

Milliyetçilik: Avrupa’da ortaya çıkan sanayileşme ile birlikte ortaya çıkan bu akım, küçük ve dağınık grupların birleşerek millet potasında bir araya gelmelerini ifade eder. Bu akım aynı geçmişe sahip toplumların, yani aynı dine, dile, ırka, kendi devletlerini kurma çabalarıdır. Bu akım İngiltere, Fransa gibi devletlerden daha çok, İtalya, Almanya gibi siyasi birliklerini tamamlayamayan toplumlarda ortaya çıkmıştır.

1830 Devrimleri

Bu devrimler Avrupa da her devlette birbirine benzer şekilde cereyan etmiştir. İncelememiz gereken bazı ülkelerde meydana geliş sebepleri şu şekeldedir.

Fransa: 1824’te abisinin yerine tahta geçen 10. Charles ülkede büyük bir baskı rejimi kurmuştur. Basına uygulanan sansür, siyasi haklara yapılan müdahaleler toplumda patlamalara yol açmıştır.  Ortaya çıkan ayaklanmaların başını işçiler, öğrenciler ve aydınlar çekiyordu. Ordu bu ayaklanmalara karşı çıkmak istemeyince, Kral 10. Charles ülkeyi terk etmek zorunda kalarak İngiltere’ye kaçtı. Yerine ise Louis-Philippe geçmiştir.

Belçika: Viyana Kongresi’nde Hollanda Krallığı’na katılan Belçika da olaylar çıkmıştır. En büyük sebebi din odaklı olmasıdır. Çünkü Katolik Belçika, Protestan Hollanda’dan rahatsızlık duymaya başlamıştır. Hollanda Krallığı ayaklanan Belçikalıların (Valonlar) üzerine ordu gönderince Belçika bağımsızlık istemiştir. Belçika, Fransa’nın da kendi çıkarları doğrultusunda desteğiyle 1831’de bağımsız olmuştur.

Polonya: Viyana Kongresi’nde, Rusya’ya bağlı bir devlet konumunda olan Polonya, Avrupa’da meydana gelen ayaklanmaların etkisiyle Rus Çarlığını tanımadıklarını ilan ettiler. Rus Çarı 1. Nikola Polonya üzerine asker gönderir ve Batı Avrupa’dan destek göremeyen Polonya tamamen Rusya’ya bağlanır.

1830 Devrimlerinin Sonuçları

1815-1830 arasında da tam işlemeyen uluslararası sistemin, Avrupa’nın hele 1830’dan sonraki bu ortamda etkili olması beklenemezdi. Avrupa’nın iki kampa ayrılması durumu devam etmekteydi. Batıda liberal düşünceler gittikçe gelişmekteydi. Doğuda ise üç otokratik monarşi hüküm sürmekteydi. Batı Avrupa milliyetçi düşünceye de gelişme imkânı sağlarken Doğu Avrupa ise buna tamamen karşı çıkıyordu. Batı Avrupa gittikçe daha varlıklı, daha liberal hâle geliyordu.

Ancak, Batı’daki bu gelişmede madalyonun öteki yüzü sosyal sorunlarla doluydu. Batı Avrupa’nın bütün maddi uygarlığının alt yüzünde işçilerin hoşnutsuzluğu yer alıyordu. Doğu Avrupa’ya oranla geniş özgürlük ortamına rağmen, Batı’da da baskılar vardı; üstelik gittikçe de yaygınlaşıyordu. Bu baskılar kaygı ve korku yaratmakla beraber, insan haklarının daha geniş ölçüde gerçekleştirilebileceği, daha adil bir toplum yolundaki umutları da yok edemiyordu. Bütün bunların doğal sonucu yeni bir patlama olacaktı.

1848 Devrimleri

1830 yılında tam olarak oturtulamayan sistem ya da kapatılamayan yaralar bazı Avrupa devletlerinin 1848 yıllarına gelindiğinde yeni savaşımlara sürüklemiştir. Özellikle Fransa ve Avusturya’da büyük olaylar yaşanmıştır.

Fransa: 1830’ bastırılan Cumhuriyetçilik, artık sürekli artan bir baskıyla sosyalizme kaymaktadır. Bu dönemde Paris Cumhuriyetçilerin elindeydi ve bu şehirde gerçekleşecek bir patlama tüm ülkeye yayılabilirdi. Temsilciler Meclisi’nde yaşanan şiddetli tartışmalarda halk kesimi isteklerini alamıyor, Kral Louis-Philippe ve Başbakan Guizot tarağından reddediliyordu. Bu olayları takiben Fransız Reformcuları 22 Şubat günü Paris’te bir eylem hazırlığı içine girdiler. Fakat hükümet bunu yasaklayınca, hükümet ve halk arasında çatışmalar meydana geldi. Hükümet ordudan yardım istedi ama birlikler hareket etmeme yanlısıydılar. Bastırılamayan ayaklanma sonucunda, isyan tüm şehre yayıldı ve Kral Louis-Philippe tahttan çekilerek İngiltere’ye kaçtı.

Avusturya: 1830 devrimlerini sorunsuz atlatan Avusturya, 1848 yılında aynı istikrarı sağlayamamıştır. Çok uluslu Avusturya (Almanlar dışında, Romenler, İtalyanlar ve Macarlar), Fransız Devrimi’nin etkilerini bu dönemde yaşadı. İlk isyanı Macarlar yapmış ve anayasal bağımsızlığını sağlamıştır. Hemen ardından 25 Temmuz da İtalya’daki Sardinya Krallığı da Avusturya’ya karşı savaşmış fakat yenilmiştir. Bu karışıklıklar şimdilik bastırılsa da ilerde bu devletlere yeni sorunlar olarak tekrar karşılarına çıkacaktır.

1848 Devrimlerinin Sonuçları

Fransa da liberal ve sosyalist tarafıyla geçici başarıları bu olaylar sonucuyla başarısızlığa dönüşmüştür. Milliyetçi yönleriyle de Almanya, İtalya ve Macaristan da hayal kırıklıkları yaratmıştır. Ancak Belçika, Hollanda, Danimarka ve İsviçre gibi ülkelerde anayasal özgürlükleri güçlendirmiştir. Bu devrimler Avrupa’da demokrasiyi sekteye uğratmış, ancak öte yandan bunların başarısız olması nedeniyle de Avrupa’nın harabeye dönüşmesini engellemiştir.

Amerika’nın Kurulması ve Yükselişi

Fransa Yedi Yıl Savaşları’nı kaybettikten sonra, tüm gücüyle Kuzey Amerika Kolonilerine yönelen İngiltere’ye karşı diş bilemiştir. İngiltere’nin Kolonilerle savaşında kolonileri desteklemiştir. İngiltere bu kolonilere yeni vergiler yüklemiş ve baskılarını artırmıştır. Koloniler 1774’te ayaklanmışlar, 1776’da ise bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. 13 koloninin birleşimiyle Amerika Birleşil Devletleri adını almıştır. 1783’te Paris Anlaşmasıyla İngiltere ABD’nin bağımsızlığını kabul etmiştir.

ABD kurulduğunda nüfusu 300 bine yaklaşmış ve nüfusunun büyük bir bölümü Protestanlardan oluşmaktaydı. Kurulan mecliste ilk başlan olarak George Washington seçilmiştir.

ABD Avrupa’daki karışıklıklardan büyük oranda yararlanmıştır. Avrupa devletlerinin sömürgelerinde çıkan çatışmaları destekleyerek onları sömürgelerinde mahrum bırakmayı denemiştir. Bu dönemlerden sonra ABD yalnızcılık politikasını geniş çaplı uygulamaya başlamıştır. Bunların ilk Monroe Doktrini ile başlar. Avrupalı devletlerin Güney Amerika ülkelerinin işgallerine izin vermeyeceklerini ilan etmesidir. Bu bildirge ABD’nin kuruluşundan 40 yıl sonra Avrupalı devletlere kafa tutabilmesi açısından önemlidir. Amerika, Güney ülkelerini arka bahçesi konumuna getirmiş, üzerlerinde egemenlik kurmadan kaynaklarını sömürmeye başlamıştır. Bunu yaparken de Avrupa’daki siyasi kavgaların dışında kalmayı başarmıştır.   

AÖF Ücretsiz Ders Özeti Paylaşımları
1
ATA AÖF - KURTARMA ARAÇLARI EĞİTMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
2
ATA AÖF - AFETLERDE RİSK VE KRİZ YÖNETİMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
3
ATA AÖF -MESLEK HASTALIKLARI 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
4
ATA AÖF - BİREYLERLE SOSYAL HİZMET 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
5
ATA AÖF - ETİKETLEME VE İŞARETLEME 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
6
ATA AÖF - YÖNETİM BİLİŞİM SİSTEMLERİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
# TÜM ÖZETLERİ LİSTELE
Siz de hemen Ders Özeti sipariş verin, derslerinize kolayca çalışarak mezun olun.

Anadolu Üniversitesi Özet

Atatürk Üniversitesi Özet

Etiketler: ata aöf - ata aöf çıkmış sorular - ata aöf ders özeti - burhan kankaya - burhan kankaya ders özeti


Bu yazı 21.03.2017 tarihinden itibaren 1 kez okundu.




AÖF Çıkmış Sorular (Anadolu Ünv.) AÖF Çıkmış Sorular (Atatürk Ünv.) AÖF Ders Özetleri AÖF Deneme Sınavları AÖF Ders Kitapları Açık Lise Çıkmış Sorular
İletişim Bilgileri Firmamız Hakkında Sipariş ve Kargo Takibi Mesafeli Satış Sözleşmesi Garanti ve İade Şartları Gizlilik Sözleşmesi Ödeme ve Teslimat