Hizmette 10+ Yıl ve binlerce müşteri memnuniyeti... | %100 doğru kaynak | %100 memnuniyet | %100 mezuniyet | 0.332 350 23 47
0.541 350 23 42
TAR120U-SİYASİ TARİH-2
TAR120U-SİYASİ TARİH-2 DERSİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ

1. ÜNİTE: İKİNCİ DÜNYA SAVAŞINA GİDEN YOL(1929-1939)

‘BÜYÜK ÇÖKÜŞ’ VE ULUSLARARASI SİSTEMİN ZAYIFLAMASI

1.Dünya savaşından sonra kurulmaya çalışılan sistemin uzun süreli olmamasının sebepleri anlaşmaların çok ağır hükümler içermesi ve cezalandırıcı nitelik taşımasıdır.24 Ekim 1929’da New York borsasında başlayan ‘Kara Perşembe’ olarak adlandırılan ve Kapitalist rejimin en büyük krizi Küresel Ekonomik Kriz, Avrupa’da sağlanmaya çalışılan istikrarı temelinden sarstı. Bu krizin nedenleri iki şekilde açıklanmaktadır. Birincisi; ABD ekonomisinin savaştan sonra aşırı büyümesi sonucu ekonomideki dengesizlikler. İkincisi ise; Keynes’in ileri sürdüğü görüştür. Bu da üretimin talepten fazla olması nedeniyle sermayenin kar oranının düşmesi ve borsanın paniğe kapılması. Küresel krizin sonuçları ise;

AVRUPA’DA REJİM DEĞİŞİKLİKLERİNİN MEYDANA GELMESİ

İTALYA’DA FAŞİST REJİMİN KURULMASI

İtalya 1.dünya savaşından sonra tatmin olmamış ve Gabriele d’Annunzio tarafından ortaya atılan  ‘sakatlanan zafer’ söylemini konuşmaya başlamıştı. Ülke savaştan sonra büyük bir çöküntü içerisine girdi ve sosyalist partinin istikrarsız politikaları nedeniyle faşist gruplar güç kazandı. Büyük işadamları ve toprak sahipleri bu faşist grupları desteklemeye ve para yardımı yapmaya başladı. Ayrıca ‘eylem mangalarını’ kurdular.

Ekonomideki istikrarsızlığı çok iyi değerlendiren Benito Mussolini Faşist bir siyasi hareket oluşturdu ve iktidara gelebilmek için her türlü şiddete başvurdu. Mussolini 1921’de hareketi partileştirdi ve savaş birliği adı verilen sokak hareketini ‘Kara Gömlekliler’ diye partinin alt örgütü olarak yeniden yapılandırdı. Gittikçe güçlenen faşistler 28 Ekim 1922’de Roma’ya yürüyerek hükümete büyük bir baskı kurdular. Bu olaylardan sonra Kral, Mussolini’ye hükümet kurma görevi verdi.

Faşist parti başa geçtikten sonra diğer tüm partileri kapattı. Devleti kutsallaştırdı aşırı milliyetçilik hareketlerine başladı. Kendine sömürgeler elde etmeye çalıştı ve yayılmacı bir politika izlemeye başladı.

ALMANYA’DA NASYONEL SOSYALİZMİN (NAZİZİM) EGEMEN OLMASI

Almanya 1.Dünya savaşından çekilmesinin ardından birçok siyasal sorunla karşı karşıya kaldı. 9 Kasım 1918’de imparatorluk yıkılarak yerine cumhuriyet rejimi kuruldu. Çeşitli sosyalist grupların bulunduğu yeni parlamentoda Spartakistler bulunmuyordu. Bu da sosyalist gruplar arasında büyük çatışmaya yol açtı. Spartakistler, Berlinli işçilerin de desteğini alarak büyük bir ayaklanma başlattı fakat bu ayaklanma kanlı bir biçimde bastırıldı. Daha sonra yapılan seçimler sonucunda Weimar cumhuriyeti kuruldu. Hükümet ülkede kontrolü büyük ölçüde sağladı.

Yeni hükümet ülkenin sorunlarını çözmekte yetersiz kaldı. Kentlerde yoksulluk işsizlik sefalet baş gösterdi. Alman kamuoyu, barış anlaşmasının öngördüğü ödemelerin yapılmasını Alsace-Lorrai- ne’nin Fransa’ya verilmesini, Kuzey Scheswig’in Danimarka’ya bırakılması  Eupen ve Malmedy’in Belçika’ya terk edilmesini büyük bir öfkeyle izledi. Ayrıca Fransa’nın savaş tazminatının ödenmemesini bahane ederek Ruhr bölgesini işgal etmesi halkta büyük tepki uyandırdı.

1920’de Alman işçi Partisine üye olan Hitler aynı yıl partinin başına geçti. Partinin ismi daha sonra Nasyonal-Sosyalist İşçi partisi olarak değiştirildi. Partinin genel olarak hedefleri;

Hitler 1923’te ünlü birahane baskınından sonra mahkûm edildiği 5 yıl hapis cezasının sadece 9 ayını çektikten sonra serbest bırakıldı.  1925’te faaliyet yasağı kalkan partisini tekrar örgütledi ve çok iyi bir teşkilat yapısı kurdu. Özel görevler için SS’leri, özellikle gençler ve küçük burjuvaziler arasında ideolojisini yaymak için Nasyonal Sosyalist öğrenciler-öğretmenler- hukukçular birliğini kurdu.

1929 Büyük Bunalımı ve Almanya’da artan işsizlik ve yoksulluk halkı radikal partilere yönlendirdi. 1930 seçimlerinde Hitler milletvekili sayısını 12’den 107’ye çıkardı.1932 seçimlerinde ise 603 milletvekilinden 230’unu alarak ülkede önemli siyasi güç haline geldi.

Ve 1933’te cumhurbaşkanı Hitler’i başbakanlığa atadı. İktidara gelen Hitler çok hızlı başlangıç yaptı. İlk olarak politik bakımdan güçlü hale gelmek için; içerde karşıt görüşlere göz yumulmaması, tek umudun savaş olduğunu fikirlere yerleştirmek ve otoriter devlet rejimi kurabilmek için çalıştı. Dışarda ise; versaille anlaşmasını iptal etmek için uğraştı ve müttefikler aramaya başladı.

5 Mart 1933’te koalisyonla gelen Hitler daha sonra kendini olağanüstü yetkilerle donattı. Arileşme bahanesiyle memurlar elden geçirildi, Yahudilere boykot başlatıldı, merkezi polis teşkilatları kuruldu, sendika ve siyasal partiler kapatıldı. Nasyonal Sosyalist Parti tek parti ilan edildi. Karşı çıkanlar ya öldürüldü ya da kamplara götürüldü. Kısaca Hitler karşıtı herkes bastırıldı. 1934’te cumhurbaşkanının ölmesi üzerine, başbakanlık ve cumhurbaşkanlık makamını birleştirdi. Ve ‘FÜHRER’ unvanını aldı. Ayrıca orduya ve kiliseye de hakim oldu.

Nasyonal Sosyalist İşçi Partisi’nin iktidara gelmesi ve statükonun değiştirilmesi ne yönelik faaliyetlerde bulunması, devletlerarasında yeni ve önemli anlaşmazlıklar ortaya çıkmasına neden oldu.

SOVYETLER BİRLİĞİ VE STALİN’İN MUTLAK İKTİDARI

1917 Bolşevik devriminden sonra Rusya’nın savaştan çekilmesi dengeleri bozmuştu. Barışçıl politika izleyen Lenin’in amacı iç savaşı bitirmek ve ülkeyi belli bir konuma getirmekti. Nitekim uzunca bir süre iç karışıklıkları önleyemedi.

Köylülerin elinden zorla tahıl alma olayından vazgeçerek 1921 yılında ünlü NEP(Yeni ekonomi politikası) ile bir kısım kapitalist girişimlere kısmen izin verdi. Bunun amacı sosyoekonomik olarak gelişmişlik düzeyine çıkmaktı. Ancak parti içinde NEP’le ilgili tartışmalar başladı. Lenin 1924’te öldüğünde, Komünist Parti devlet iktidarını eline alarak konumunu sağlamlaştırmış Batılı emperyalist ordular ve yerel karşı devrimciler yenilgiye uğratılmış, kilit önemdeki sanayi sektörleri devletleştirilmiş, köylülere toprak dağıtılmış ve sanayi ile gıda üretimi yeniden canlandırılmıştı.

1924’te Lenin’in ölümüyle başa geçen Stalin uygulamalarıyla döneme damgasını vurdu. Her türlü baskı araçlarını kullanarak milyonlarca insanın hayatı pahasına Sovyetler Birliği’ni kısa süre içerisinde yar› feodal bir toplumdan sanayileşmiş bir topluma dönüştürmeye çalıştı. Ayrıca Kızıl Orduyu güçlendirerek askeri gücünü artırdı. Hitler’le anlaşarak Polonya’nın bir kısmını ve Baltık Devletlerini ele geçirmeye çalıştı.

JAPONYA’DA MİLİTARİST YÖNETİM VE YAYILMACILIK

Japonya’da 19. yy. başlarından itibaren modernleşme ve militarist anlayış hakim oldu. Ve Meici Dönemi olarak adlandırılan bu dönem 1937’e kadar sürdü. Bu dönemde güçlü bir sanayi burjuvazisi oluşturuldu. 1.Dünya savaşından sonra bölgede tek ekonomik güç konumuna gelen Japonya çelik, kömür, tekstil gibi alanlarda kat kat büyüdü.

Yapısı itibariyle doğal kaynaklara ve madenlere sahip olmayan Japonya sömürge politikalarına yöneldi. Japonya 1929 Dünya Ekonomik Krizi ile birlikte derin bir ekonomik sarsıntı içine sürüklenmişti, artan nüfusun ihtiyaçlarına cevap veremez duruma gelmişti. Önce- den beri yatırımlarla donatılan Mançurya bölgesi ise Japonya’yı ayakta tutacak yegâne yer olarak görülmüştü. Ayrıca Japon Hükûmet mekanizmasına askerî unvanlı kişilerin göreve getirmesi de silah vasıtasıyla yayılma güdüsünü tetikleyecek sabırsızlığı ortaya çıkarmıştı. Bölgede kendine yeter bir nüfuz alanı yaratmaya çalışan Japonya, Asya kıtasında Batılı güçlerle karşı karşıya geldi.

1933’te Milletler Cemiyetinden çıktılar ve silahlanma denetimini reddettiler. Ve Çin’e baskı kurmaya başladılar nitekim 1937’de savaş başladı.

ÇEŞİTLİ ÜLKELERDE FAŞİZM

Almanya, Japonya ve İtalya haricinde de bazı ülkelerde aşırı sağcı hareketler görüldü.

İngiltere:1929 bunalımı ile biraz güç bulan hareket daha sonraları ekonominin düzelmesi ve nazizm ile bağdaştırılması sonucu halk nazarında desteğini yitirdi.

Portekiz: Ülkede 1901’de kurulan liberal laik düzen kilise ordu ve zenginlerden eleştiri alıyordu. General Gomez 1926’da askeri-sivil darbe ile başa geçti. Daha sonra maliyeyi düzeltöesi Salazar görevlendirildi. Salazar daha sonra Başbakan oldu ve İtalya’daki gibi bir faşist rejim kurdu.

AVRUPA’DA STATÜKONUN BOZULMASI

ALMANYA’NIN VERSAİLLES’İ BOZMA ÇABALARI

Hitler’in en büyük amacı Versay Anlaşmasını bozarak silahlanmayı artırmak ve Alman ırkına dayalı bir imparatorluk kurmaktı. Daha sonrasında ise ABD’ye karşı küresel güç savaşı vermekti. Bunun için otoriter yönetime, silahlara ve müttefiklere ihtiyacı vardı.

Hitler öncelikle ülkesinde karşıt görüşlüleri sürgüne gönderdi öldürdü veya hapse attırdı. Daha sonra Versay anlaşmasını bozmak için ilk adım olan Avusturya’da başarısız darbe girişimini yaptı. Fakat vazgeçmedi ve kömür rezervleri olan Saar bölgesini ilhak ett.. böylece silah sanayi için hammadde elde etmiş oldu.1935’te Almanya’ya dayatılan silah denetimini reddettiğini açıkladı ve versay’la kaldırılan zorunlu askerliği geri getirdi. Orduda büyük bir değişiklik yaptı. Devam eden süreçte Hitler Ren bölgesini de işgal etti ve Fransa hiçbir şey yapamadı.

Hitler tek alman devleti hedefi için Orta Avrupa’yı istiyordu. Bunun için daha önce başarısız olduğu Avusturya için harekete geçti.1938’de Viyana’ya girerek Almanya ve Avusturya’nın birleştiğini açıkladı. Böylece Hitler Avrupa’da kontrol edilemez noktaya geldi.

Hitler’in yaşam alanı olarak işaret ettiği sınırlar belirsizdi. ‘Tek millet tek devlet’ anlayışı içinde sıra Çekoslovakya’ya gelmişti. Çekoslovakya’daki Südet Almanları hükümeti baskı altına aldı ve bazı istekler sundu. Hükümet bu istekleri kabul etmeyince gerilim başladı. Ve Hitler yeşil operasyonu başlattı. Fransa, İngiltere, Almanya ve İtalya arasında gerçekleşen ‘dörtlü Güçler ‘konferansında Südet Bölgesi Almanlara verilerek yatıştırıcı politika izlendi. Ancak Hitler tatmin olmadı ve 1939 Mart’ında Çekoslovakya Litvanya’yı da işgal etti.

İlerleyen süreçte Almaya Polonya’dan bazı bölgeleri istedi. İngiltere ve Fransa, Polonya’ya güvenlik garantisi verince Hitler İngiltere ve Polonya ile yaptığı anlaşmaları iptal etti ve İtalya ile ‘Çelik Paktı’ imzaladı. 1 Eylül 1939’da ise Polonya’yı işgale başladı. SSCB ise Almanya ile saldırmazlık anlaşması imzaladı.

İSPANYA İÇ SAVAŞI

1.Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan cumhuriyet rejimine kilise ve zenginler karşı çıkmıştı. 1936’da başlayan gerilimlerin ardından Fas’taki askerler General Franco’nun liderliğinde ayaklandı. Faşistler ve cumhuriyetçiler arasındaki iç savaşa Almanya ve İtalya milliyetçiler lehine müdahil oldular. İtalya’nın desteklemesinin sebebi Akdeniz egemenliğini sağlamlaştırmaktı. Fransa’nın karışmazlık komitesi çabaları ise etkisiz kaldı. Sonrasında ise milliyetçiler savaşı kazanarak faşist rejim kurdular.

İç savaşta her ne kadar resmî anlamda bir dış müdahale yapılmamış olsa da Dünya Savaşı’nda kullanılacak taktik ve silahlar İtalya ve Almanya tarafından denendi. Böylece Almanlar kendilerini teknik anlamada yenileme fırsatına da sahip oldu.

İTALYA’NIN YAYILMACI POLİTİKASI

Mussolini göreve geldiğinden itibaren dış politikada ılımlı bir yol izledi. Bunun nedeniise zaman kazanıp güçlenmekti. Zamanı geldiğini düşündüğünde ise Habeşistan’ı işgal etti. Ne milletler cemiyeti ne de büyük devletler fazla bir ses çıkaramadı. İtalya 1939’da ise Almanya’nın da desteğini alarak Arnavutluk’u işgal etti.

SOVYET-ALMAN SALDIRMAZLIK PAKTI

Avrupa’da bu olaylar olurken Sovyetler de kendini güvence altına almak için Almanlara yanaştı ve saldırmazlık paktı yaptı. Buna göre birbirlerine savaşmayacak ve ortak çıkarlarda birlikte hareket edeceklerdi. Ayrıca bir başka devletle savaşırken 3. devlete yardım edilmeyecekti. Bu paktın imzalanması üzerine İngiltere de Polonya ile ittifak kurdu. Bu bloklaşmalar dünya savaşının kapılarını araladı.

UZAK DOĞU’DA STOTÜKONUN BOZULMASI

1929 yılındaki büyük ekonomik buhranla birlik- te derin bir ekonomik sarsıntı geçiren ada ülkesi Japonya, artan nüfusunu beslemek iddiasıyla Sovyetlerle arasındaki Mançurya bölgesini işgal etmişti. Ardından yaşadığı askerî darbe ile birlikte militer bir devlete dönüşen Japonya saldırgan bir kimlik kazanmış ve Çin’i işgale başlamıştı. Süreç içerisinde Sovyetler’in olası bir Japon saldırısını önlemek adına Çin’e dış destek sağlamasıyla ve Mançurya’nın işgali sonrası küresel ticari ilginin Çin’e kaymasıyla birlikte, bölgedeki gerginlik bir dünya meselesi hâline gelmişti. Japonya, bölgede sadece kendine yeten yeni bir ekonomik düzen oluşturmak istediğinde gözünü Güney Asya’daki Çinhindi bölgesine dikmiş, böylece bu bölgede ekonomik çıkarları olan İngiltere’yi telaşlandırmıştı. Bu yönüyle bölgedeki gerginlik aynı zamanda bir Avrupa meselesi de olmuştu.

Japonya ise yeni bir taktik izleyerek Çin’i Batılı devlerin gözünden düşürmek istedi. “Doğu Asya’da Yeni Düzen’ deklarasyonu yayınlayarak iş birliği teklifinde bulundu. Çin halkı buna yanaşmasa da Çin’de partiler arasını açtı. Bunun sonucunda Japonya güneydoğu Çin’i işgale başladı.

Japonya ayrıca Almanya ve İtalya ile anti-komintern paktını imzaladı. Amaçlanan ise olası Sovyet saldırılarına karşı korunmak ve içerde komünist girişimlere izin vermemekti. Böylece 2.Dünya Savaşı’na giden süreçte önemli dönüm noktalarından olan ‘Berlin-Roma-Tokyo Mihveri’ oluşturulmuş oldu.

AÖF Ücretsiz Ders Özeti Paylaşımları
1
ATA AÖF - KURTARMA ARAÇLARI EĞİTMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
2
ATA AÖF - AFETLERDE RİSK VE KRİZ YÖNETİMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
3
ATA AÖF -MESLEK HASTALIKLARI 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
4
ATA AÖF - BİREYLERLE SOSYAL HİZMET 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
5
ATA AÖF - ETİKETLEME VE İŞARETLEME 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
6
ATA AÖF - YÖNETİM BİLİŞİM SİSTEMLERİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
# TÜM ÖZETLERİ LİSTELE
Siz de hemen Ders Özeti sipariş verin, derslerinize kolayca çalışarak mezun olun.

Anadolu Üniversitesi Özet

Atatürk Üniversitesi Özet

Etiketler: ata aöf - ata aöf çıkmış sorular - ata aöf ders özeti - burhan kankaya - burhan kankaya ders özeti


Bu yazı 21.03.2017 tarihinden itibaren 1 kez okundu.




AÖF Çıkmış Sorular (Anadolu Ünv.) AÖF Çıkmış Sorular (Atatürk Ünv.) AÖF Ders Özetleri AÖF Deneme Sınavları AÖF Ders Kitapları Açık Lise Çıkmış Sorular
İletişim Bilgileri Firmamız Hakkında Sipariş ve Kargo Takibi Mesafeli Satış Sözleşmesi Garanti ve İade Şartları Gizlilik Sözleşmesi Ödeme ve Teslimat