Hizmette 10+ Yıl ve binlerce müşteri memnuniyeti... | %100 doğru kaynak | %100 memnuniyet | %100 mezuniyet | 0.332 350 23 47
0.541 350 23 42
TAR201U-ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILAP TARİHİ-1 DERS ÖZETİ
I.BÖLÜM - Osmanlı Devleti’ndeYenileşme Çabaları Osmanlı Devletinin Duraklama Dönemine Genel Bakış 17 yy. başlarından 8. yy ilk yıllarına kadar geçen dönem Osmanlı tarihinde duraklama dönemi olarak adlandırılır. Bazı tarihçiler bu dönemin başlangıcını Kanuni Sultan Süleyman’a kadar götürmekte bazıları ise başlangıç olarak Sokullu Mehmet Paşa’nın ölümünü kabul etmektedir. Gerçekten incelendiğinde 16. Yy ikinci yarısından itibaren Osmanlının devlet teşkilatlanmasında bir takım sorunlar çıkmaya başlamış ama bu fetihleri ve zaferleri engelleyememiştir. Bu nedenle bu döneme bazı tarihçiler duraklama dönemi derken bazıları ise buhran dönemi olarak adlandırmıştır. Çünkü bu dönem içerisinde İnebahtı mağlubiyetine rağmen Kıbrıs’ın fethi tamamlanmış, Tunus Fethedilmiş ve Afrika kıtasının en ucuna kadar topraklar genişletilmiştir. Yine bu dönem içerisinde Girit fetih edilmiş, Avusturya ile imzalanan ZitvatorokAnlaşmasında Osmanlı Avusturya’ya karşı üstünlüğünü korumayı başarmış, Limni ve Bozcaada alınmış, Erdel’e asker sokulmuş ve Slovakya’nın fethi ile de batı da en geniş sınırlara ulaşılmıştır. Ama aynı sınır içerisinde Karlofça anlaşması imzalanmış ve Osmanlı devleti büyük yara almıştır.

I.BÖLÜM - Osmanlı Devleti’ndeYenileşme Çabaları

Osmanlı Devletinin Duraklama Dönemine Genel Bakış

17 yy. başlarından 8. yy ilk yıllarına kadar geçen dönem Osmanlı tarihinde duraklama dönemi olarak adlandırılır. Bazı tarihçiler bu dönemin başlangıcını Kanuni Sultan Süleyman’a kadar götürmekte bazıları ise başlangıç olarak Sokullu Mehmet Paşa’nın ölümünü kabul etmektedir. Gerçekten incelendiğinde 16. Yy ikinci yarısından itibaren Osmanlının devlet teşkilatlanmasında bir takım sorunlar çıkmaya başlamış ama bu fetihleri ve zaferleri engelleyememiştir. Bu nedenle bu döneme bazı tarihçiler duraklama dönemi derken bazıları ise buhran dönemi olarak adlandırmıştır. Çünkü bu dönem içerisinde İnebahtı mağlubiyetine rağmen Kıbrıs’ın fethi tamamlanmış, Tunus Fethedilmiş ve Afrika kıtasının en ucuna kadar topraklar genişletilmiştir. Yine bu dönem içerisinde Girit fetih edilmiş, Avusturya ile imzalanan ZitvatorokAnlaşmasında Osmanlı Avusturya’ya karşı üstünlüğünü korumayı başarmış, Limni ve Bozcaada alınmış, Erdel’e asker sokulmuş ve Slovakya’nın fethi ile de batı da en geniş sınırlara ulaşılmıştır. Ama aynı sınır içerisinde Karlofça anlaşması imzalanmış ve Osmanlı devleti büyük yara almıştır.

Duraklama Döneminin Sebepleri

Bu dönemde askeri olarak büyük başarılar kazanılmasına rağmen Avrupa’da sosyal hayatta yaşanılan gelişmelerden büyük oranda etkilenmiştir. Ülkenin sorunları askeri başarı ile örtülmeye çalışılmış ve ekonominin büyük bir bölümü askeri harcamalara ayrılmıştır. Zaten çok da parlak bir durumda olmayan Osmanlı ekonomisi aynı dönemde gittikçe güçlenen Avusturya ekonomisinden çok etkilenmiş ve kelimenin tamanlamıyla bozguna uğramıştır. Ekonomik olarak sıkıntıya giren Osmanlı ordusu güçten düşmüş bu durum savaşları uzakmış ve hazine gün geçtikçe tükenmiştir. Büyük bir gelir kaynağı olan savaş ganimetlerinin de gelmemesi üzerine Osmanlı Askeri prestijini iyice kaybetmiştir.

Devrin Âlimlerinin Kaleminden Duraklama Dönemi

16. yy sonlarına doğru bazı Osmanlı âlimleri tarafından duraklama döneminin geleceği öngörülmüş ve bir takım öneriler sunulmuştur. Âlemlerin çoğu bu döneminin asıl sebebi olarak devlet memurlarının niteliksizleşmesini görse de birtakım âlimler göre dönemin sebebi tımar sisteminin bozulması ve devlet erkânının para hırsını her şeyin üzerinde tutmasıdır. Sadece 17. Yy elemanlarından Kâtip Çelebi dönemin sebebi olarak âlimlerin pozitif bilimlerden ve felsefeden uzaklaşması olduğunu öne sürmüştür. 

 

 

Buhranın Sebepleri

Buhranın sebeplerinin önemli bir boyutu ise Avrupa’dır. Derebeylik sisteminin yıkılması üzerine Avrupa’da büyük ve güçlü krallıklar kurulmuş bu devletler sömürgecilik faaliyetlerine başlamışlardır. Osmanlı ile taban tabana zıt olan sömürge faaliyetleri Avrupa krallıklarına büyük zenginlik kazandırmıştır. Diğer yandan ise Avrupa’da kiliseye olan inancın azalması sonucu ortaya çıkan Rönesans ve reform hareketleri Avrupa’nın pozitif bilimlerde ilerlemesini hızlandırmıştır. Kıtaların keşfi ve Uzak doğu zenginliklerine giden daha kısa yolların bulunması Akdeniz ticaretini çok kötü etkilemiş bu durum Osmanlının büyük bir gelir kaybı yaşamasına sebep olmuştur. Ama tek sebep olarak Avrupa’yı göstermek yeterli olmayacaktır çünkü bu dönemde Osmanlı sınırları içerisinde tımar sistemi bozulmuş toprak ağaları halktan yüksek vergiler talep etmeye başlamıştır.

Bu durum sık sık isyan çıkmasına zemin hazırlamış, uzun süren savaşlar hem askeri hem halkı bıktırmış, yoksulluk had safhaya ulaşmıştır. Kapıkulu askerlerinin isyanları ise içeride düzenin iyice karışmasına vesile olmuştur.

1703 te çıkan isyan sonucunda kapı kule askerlerinin II. Murad ve Şeyh-ülİslam Feyzullah efendiyi öldürmesi ile sonuçlanmıştır. Bu isyandan sonra âlimler ilk olarak iç meselelerin çözülmesi konusunda hemfikir olmuşlardır.

Osmanlı Devletinde Buhran, Yenileşme Ve Ekonomik Bağımlılık Dönemi

II. Mustafa’nın idamının hemen ertesinde tahta çıkan III. Ahmet barış politikası gütmek için uğraşsa da Rusya’nın bakı ve tacizleri sonrasında savaş kaçınılmaz olmuştur. Yine bu dönemlerde Venediklilerle savaşılmış ve Mora geri alınmıştır. Ne yazık ki cephede kazanılan zaferler sadece cephede kalmış ve masada kaybeden yine Osmanlı olmuştur. Pasarofça anlaşmasının imzalanmasının üzerine de Osmanlı iyice zayıflamış ve büyük miktarda toprak kaybetmiştir.

Lale Devri

Devler erkânı artık kaybedilen toprakların geri alınamayacağı konusunda anlaşmış ve barış siyaseti izlenerek devlerin iç işlerinin düzenlenmesine uğraşmışlardır. Bu barış döneminde İstanbul’da bol miktarda lale yetiştirilmesi ve bu lalelerin dünyaya yayılması bu devre adını vermiştir. Pasarofça darbesinden sonra ise âlimler Avrupa medeniyetinin daha üstün olduğunu kabul etmiş ve Avrupa medeniyetinin incelenmesine karar verilmiştir. Bu hareketlenmeler Osmanlı döneminde ki Avrupai yenileşmenin başlangıcı olmuştur. Bu dönemde imalathaneler açılarak Avrupai üretim yapılmaya çalışılmış Avrupa’ya gönderilen elçilerin sayısı artmış ve bu elçiler sadece diplomatik değil Avrupa’nın sosyal hayatı hakkında da düzenli olarak Saray’a rapor sunmuştur.  Tercüme heyetleri kurularak Arapça, Farsça ve Batı dillerinden önemli eserler çevrilmiş ve İbrahim Müteferrika ilk matbaayı kurmuştur. Aynı dönem içerisinde mimari olarak da büyük gelişme yaşanmıştır. Ancak bu dönemde yapılan yenilikler kalıcı olmamıştır. Çünkü gönderilen elçiler Avrupa’nın askeri, ekonomik, diplomatik veya sosyal gelişmeleri yerine gösteriş ve saray eğlencelerini getirmişlerdir. Günlerce süren saray eğlenceleri ve ziyafetleri halkın üzerine düşen vergiyi artırmış ve iyice fakirleşen halk Patrona Halil’in etrafında birleşerek isyan etmiştir. Bu isyan Lale Devrinin sonu kabul edilir.

  1. Mahmut Dönemi

Dönemin en belirgin özelliklerinden biri Avrupa’dan getirilen subayların orduyu düzenlemek için görevlendirilmesidir. Eski bir Fransız subay olan Humbaracı Ahmet Paşa saraya sunduğu raporda maaşların düzenli ödenmesi, emeklilik sisteminin kurulması ve Yeniçerilerin Bölükler halinde kendisini eğitecek subayların emrine girmesi gibi radikal öneriler sunmuştur.  Ancak bu fikirler sadece humbaracı ocağı ile sınırlı kalmıştır. Humbaracı Ocağı Avrupa tarzında düzenlenen ilk Osmanlı Kurumu olarak tarihe geçmiştir. Bu ocak baştan aşağı düzenlenmiş ve üniforması bile geleneksel Osmanlı üniformasından uzaklaşmıştır. Yine aynı Paşa Kara Mühendishanesini kurarak topçu yetiştirmeye başlamıştır.  I. Mahmut döneminde ıslahat hareketleri genellikle askeri alanda olsa bile kültürel alanda da birçok gelişme sağlanmıştır.

Matbaaya saray desteği sağlanmış, sanatçılara destek çıkılmış, İstanbul’da kurulan kütüphanelere ülke çapından değerli el yazmaları getirilmiştir. Aynı zamanda ülkenin ilk kâğıt fabrikası kurulmuştur.

III. Mustafa Dönemi   

Bu dönemde padişahın yürüttüğü barış ve huzur politikası sayesinde hazine gelirleri artmış, saray harcamaları kısılmış, vakıflara sıkı denetim getirilmiştir. Ancak Rusya’nın Osmanlı’ya savaş açması ve alınan mağlubiyet sonrasında imzalanan Küçük Kaynarca anlaşması (Osmanlının imzaladığı en ağır 2. Anlaşma)  dönemin başarılarına gölge düşürmüştür. Ayrıca alınan bu yenilgi askeriye de köklü bir değişim gerekliliğini ortaya sermiştir.

I. Abdülhamit Dönemi

Kapsamlı askeri okullar açılmış,

Mühendishaneler kurulmuş,

Boğazda kaleler yapılmış,

Sürat topçuları birliği kurulmuş,

Medine’ye büyük bir kütüphane açılmıştır.

III. Selim ve Nizam-ı Cedit

III. Selim döneminde Avusturya elçisi olan Ebubekir Ratıp Efendi, Avusturya’nın askeri, ekonomik ve sosyal hayatını derin bir şekilde incelemiş ve 500 sayfalık Seferatname’sini padişaha sunmuştur. Aynı zamanda Sultan Selim halkın çeşitli kesimlerinden seçilmiş 22 kişilik bir gruptan rapor istemiş ve öncelikli olarak çıkan sonuç askeri alanda yenileşmenin kaçınılmaz olduğudur. Söz konusu raporlarda mali, idari, toplumsal ve iktisadi konular da ele alınmıştır. Bu raporlardan yola çıkan Sultan selim Nizam-ı Cedid adında ki değişim planını yürürlüğe koymuştur. Bu plan her konuda ıslahat planları içeriyordu ama dönemin şartlarından dolayı çoğunluk olarak askeri ıslahatlara öncelik verilmiştir. Bu durum Nizam-ı Cedid ıslahatlarının sadece askeri olduğuna dair yanlış bir düşünceye sebep olmuştur. III. Selim yeniçeri ocağını kapatarak yerine Nizam-ı Cedid adı altında yeni bir ordu kurmuştur. Aynı zamanda ulemanın nüfüzu kırılmış, Şeyh-ülislamın siyasi fetva vermesi yasaklanmış ve Avrupa’nın ilerlediği her alanda ilerleme esas alınmıştır.  Tabi ki yeni bir ordu kurmak kolay olmayacaktır ve bu ordunun giderlerinin karşılanması için İrad-ı Cedit Defterdarlığı kurulmuştur. Yeni orduyu ve eski askerleri geliştirmek için kara mühendishanesi kuruldu.

 Burada Fransa’dan gelen uzmanlardan yararlanıldı ve Fransızca zorunlu ders olarak okutuldu. Aynı zamanda bu okulda kurulan kütüphane kısa zamanda Fransızca yazılan eserler ile zenginleştirildi. Deniz Mühendishanesi ıslah edildi. Bahriyeliler için hastahane kuruldu ve bulaşıcı hastalıklar için karantina önlemi ilk olarak bu dönemde kullanılmaya başladı. Donanmaya asker sağlamak için batı Anadolu halkına zorunlu askerlik görevi getirildi. Damat Küçük Hüseyin paşa liderliğindeki bir ekip ile donanmadaki yolsuzluk ve adam kayırmalara bir son verilmeye çalışıldı.

İdari Alanda Yapılan Yenilikler

  İdari alanda ise Paris, Viyana, Londra ve Berlin’de daimi elçilikler açıktı. Bu elçiliklerden Avrupa’daki olaylar ve fikir akımları hakkında güvenilir ve hızlı bilgilendirme hizmeti sağlandı. Bunun sonucu olarak Osmanlı topraklarında az da olsa Avrupa’daki gelişmeleri takip eden bir grup oluştu. Aynı zamanda elçilikler sayesinde yabancı dil bilen ve yurtdışında okuyan aydınlar yetiştirildi. Tımar ve zeamet sistemi yeniden düzenlenerek hazineye para girişi sağlandı.

Ticari ve İktisadi Alanda Yapılan Yenilikler

  İthalatın ihracatın önüne geçmesine engel olmak başta olmak üzere memleket madenlerinin işlenmesi, lüks tüketim eşyalarının ithalatının yasaklanması, sikkelerin değerinin düşürülmesinin engellenmesi ve israftan kaçılması alanın da çalışmalar yapılmıştır. Tekel sistemi kaldırılarak serbest piyasa sistemine geçilmiş ve esnafların Avrupa’da olduğu gibi rekabet etmesine olanak sağlanmıştır.

Osmanlı – Fransız Savaşı

1798 yılında Napolyon önderliğindeki Fransız ordusu Mısır’a çıkarma yaptı. Osmanlı askerleri toprağını savunmak istedi ise de başarılı olamadı.  Bunun üzerine yıllarca düşman olunan Ruslar ile anlaşma imzalandı. Ruslar ile anlaşılmasından kısa bir süre sonra İngilizler ile de bir anlaşma imzalanmış ve Fransızlar Mısır’dan çıkarılmıştır.

Osmanlı – Rus, İngiliz Savaşı

Fransızların bölgeyi boşaltmasından sonra Osmanlı devleri ittifaklarının ağır istekleri ile karşı karşıya kalmıştı. Ruslar boğazdan savaş gemisi geçirme hakkı ege adalarını isterken İngilizler Mısır’da egemen güç olmak istiyordu. İttifak sona erdiği için boğazlar Rus donanmasına kapatıldı.  Mısırdaki otorite boşluğunu doldurmak içinse Mehmet Ali Paşa mısır valiliğine atandı. İttifağın diğer üyesi İngiltere’de Osmanlı’ya karşı bir tutum izliyordu. Çünkü İngiltere Osmanlı-Fransa yakınlaşmasından rahatsızlık duyuyor ve Osmanlı üzerindeki Fransa etkisini bitirmek istiyordu. Bu sebeple 1806 yılında İngiltere destekli Rus ordusu Hotin ve Bender kalelerini işgal etti. İngiliz donanması 20 kadar gemi ile boğazı geçip İstanbul’a kadar geldi ise de Mehmet Ali Paşa’nın Mısır’da İngilizleri bozguna uğratmasından dolayı geri çekilmek zorunda kaldı.

Kabakçı Mustafa İsyanı

Nizam-ı Cedid düzeni nüfüzlu kişileri rahatsız ediyordu. Çünkü toprak ağaları ve rüşveti meşru gören kesim artık gücünü yitirmeye başlamıştı. Dünyanın en iyi askeri gücü kabul edilen Osmanlı ordusunun Avrupalı subaylardan ders alması ve Avrupalı gibi giyinmesi ise eleştirilerin odak noktası idi. Eski düzenden çıkarı olan kişiler Kabakçı Mustafa Etrafında birleşti ve İstanbul’a yürüdü. Halktan da destek alan isyancılar III. Selim’i tahttan indirdi ve Nizam-ı Cedid ordusu dağıtıldı.

II. Mahmut Dönemi

İlk olarak merkezi otoritenin güçlenmesi hedef alınmıştır. Bu yüzden yerelde iktidar sahibi insanlar (ayanlar) ile yeniçeri ocağının düzenlenmesi ve ayanların hakları tartışıldı. 7 kemim 1808 de ayanlar ile Saray arasında Sened-i İttifak imzalandı. Ayanlar Padişaha bağlılığını ilan etti ve vergiler Sarayın söylediklerine göre toplanacaktı. Ayanlar kendi bölgelerinin dışına karışamayacak ve buna karşılık vezirler ayanlar üzerinde fevri kararlar veremeyecekti. Ayrıca bu senedi ittifakta halkın çıkarlarını koruyan birçok maddede bulunuyordu. Ama bu ittifak uzun sürmedi ve imzalanmasından 5 hafta sonra Alemdar Mustafa Paşanın öldürülmesi ile son buldu.

Mısırda Yenilik Hareketleri

Mehmet Ali Paşa Mısırda yaptığı yenilikler sayesinde Mısır güçlenmiş ve neredeyse İstanbul’dan bağımsız bir hale gelmiştir. Askeri olarak Basra körfezini fetheden, Kölemen beylerini ortadan kaldıran, Vahhabi isyanını bastıran Mehmet Ali Paşa Arabistan’da da mutlak güç durumundaydı. Bunun altında yatan sebep ise Mehmet Ali Paşa’nın Nizam-ı Cedid’den etkilenerek kurduğu ordudur. Bu orduda Napolyon’dan ayrılan işsiz subaylar kullanılmıştır. Orduya gerekli maddi destek vakıf arazilerinden alınan ağır vergiler ile karşılanmıştır. Aynı zamanda Avrupa’ya öğrenciler gönderilmiş ve bir tıp fakültesi açılmıştır. Pamuk ekimine önem vermiş ve kurulan imalathaneler ile bir yerel ekonomi yaratılmaya çalışılmıştır. Bütün bunların yanı sıra Mısır’da bir yerel gazete çıkarmıştır.

  Bütün bu yeniliklerle kurulan yeni Mısır son derece zengin bir şehre ve Güçlü bir askeri güce sahip olmaya başlamıştı. Bağlı olduğu İstanbul ise gün geçtikçe kötüye gidiyordu. Mora isyanını bastırmak için Mehmet Ali Paşa’dan yardım istendi ve Mehmet Ali Paşa’nın ordusu bu isyanı başarılı bir şekilde bastırıldı. Ödül olarak Suriye’yi isteyen Mehmet Ali Paşa’ya sadece Girit’in verilmesi ikilinin arasındaki ipleri biraz zayıflatmıştı.  Osmanlı ordusunun Rusya seferini 12 bin asker ile destekleme sözü veren Paşa sadece 25 bin kese altın verince de Osmanlı ile Mısır valisinin arası iyice açıldı. Mehmet Ali Paşanın oğlu İbrahim Paşa 20 Ekim 1831 de 35 bin asker ile Suriye’ye yürüdü.

Suriye’yi ele geçirdikten sonra Anadolu’nun içine kadar giren Mısır ordusu Kütahya’ya kadar ilerledi ve İbrahim Paşa II. Mahmut’tan Bursa’yı istedi. Eğer Bursa verilmezse İstanbul’a yürüyeceğini bildirdi. Bunun Üzerine Osmanlı Devlet adamları Ruslar ile anlaştı ve Ruslar Beykoz’a asker çıkardı. Osmanlı – Rus işbirliğini hiç istemeyen İngiltere ve Fransa Devreye girerek Mehmet Ali Paşa ve Hükümet arasında bir anlaşma sağladı. Ama II. Mahmut ilerde çıkabilecek ikinci bir mısır olayını önceden önlemek için Ruslar ile Hünkar İskelesi Anlaşmasını imzaladı.  Bu anlaşma ile Ruslara boğazlardan sorunsuz geçiş hakkı tanınıyordu. İngilizler ve Fransızlar bu durumdan pek hoşnut olmamıştı ve yeni bir kriz kapıya dayanmıştı.

Bunun üzerine Osmanlı hükümeti Rusya ya verdiği hakları Avusturya’ya da vererek krizi önlemişti. Fakat bu sefer ortaya çıkan en ufak bir sorunda müdahaleye çok açık bir konuma gelmişti.

II. Mahmut Dönemi Islahatları

Askeri alanda

14 Ekim 1808 de Sekban-ı Cedit Ocağı kuruldu. Bu yeni orduya asker alımı sağlandı. Bu arada Yeniçerilerin talimlerden kaçmaması için İstanbul halkına bile talim zorunluluğu verildi. Ama yeniçeriler buna da isyan etmesi üzerine II. Mahmut yeni çeri ocağını kaldırdı. (17 haziran 1826 – Vaka-i Hayriye) Yerine Avrupai bir tarzda Asakir-i Mansure-i Muhammediye ordusu kuruldu.

İdari ve Mali Alanda

Vergi sistemi düzenlendi.

Evkaf Vekâleti kurularak vakıf gelirleri hazineye aktarıldı.

Sadrazamlık makamının adı değiştirilerek Başvekâlet adı aldı.

Ali işlemler için Meclis-i Ahkâm-ı Adliye kuruldu

İdari işleri yürütmek için Dar-ı Şura-yıBab-ı Ali kuruldu.

Ziraat, sanayi, ticareti yönetmek için yeni meclisler kuruldu.

Eğitim Ve Sosyal Alanda Yapılan Islahatlar

Avrupa’ya eğitim görmek için öğrenciler gönderildi

Avrupalı eserler Türkçeye çevrildi.

Müzaka-i Hümayun ve Mekteb-i Ulum-u Harbiye adında iki yeni Fransız tarzında okul açıldı

Mekteb-i Marif-i Adli ve  Mektep-i Ulum-i Edebi adında iki yeni devlet memuru yetiştiren okul açıldı.

İstanbul’da ilköğretim zorunlu hale getirildi.

Topkapı sarayından Dolmabahçe Sarayı’na taşınıldı ve saray hayatında değişiklikler yapıldı.

Fes giyme zorunluluğu getirildi.

Eyüp’te Feshane kuruldu

Takvim-i Vakaiye adlı ilk Osmanlı gazetesi çıkarıldı.

İlk nüfus sayımı yapıldı

İlk karantina uygulaması yapıldı

Posta teşkilatı kuruldu.

 

AÖF Ücretsiz Ders Özeti Paylaşımları
1
ATA AÖF - KURTARMA ARAÇLARI EĞİTMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
2
ATA AÖF - AFETLERDE RİSK VE KRİZ YÖNETİMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
3
ATA AÖF -MESLEK HASTALIKLARI 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
4
ATA AÖF - BİREYLERLE SOSYAL HİZMET 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
5
ATA AÖF - ETİKETLEME VE İŞARETLEME 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
6
ATA AÖF - YÖNETİM BİLİŞİM SİSTEMLERİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
# TÜM ÖZETLERİ LİSTELE
Siz de hemen Ders Özeti sipariş verin, derslerinize kolayca çalışarak mezun olun.

Anadolu Üniversitesi Özet

Atatürk Üniversitesi Özet

Etiketler: ata aöf - ata aöf çıkmış sorular - ata aöf ders özeti - burhan kankaya - burhan kankaya ders özeti


Bu yazı 21.03.2017 tarihinden itibaren 1 kez okundu.




AÖF Çıkmış Sorular (Anadolu Ünv.) AÖF Çıkmış Sorular (Atatürk Ünv.) AÖF Ders Özetleri AÖF Deneme Sınavları AÖF Ders Kitapları Açık Lise Çıkmış Sorular
İletişim Bilgileri Firmamız Hakkında Sipariş ve Kargo Takibi Mesafeli Satış Sözleşmesi Garanti ve İade Şartları Gizlilik Sözleşmesi Ödeme ve Teslimat