Hizmette 10+ Yıl ve binlerce müşteri memnuniyeti... | %100 doğru kaynak | %100 memnuniyet | %100 mezuniyet | 0.332 350 23 47
0.541 350 23 42
TAR222U-SİYASİ DÜŞÜNCELER TARİHİ
TAR222U-SİYASİ DÜŞÜNCELER TARİHİ DERSİNİN 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ

1.ÜNİTE - ANTİK YUNAN YURTTAŞ VE İKTİDAR

Antik Yunan uygarlığı Batı siyasal düşünce tarihinin ve birçok kavramın başlangıç noktasıdır. Antik Yunan’ı niteleyen temel sözcük ‘polis’tir. Polis ise, şehir manasına geldiği gibi, ayrıca bir siyasal varlığı da ifade etmektedir.

Aristokrasi: Kısaca bir ülkede yönetimin bir soyun elinde bulunması olarak tanımlanabilir.

Halkın demokrasiye aracı olmadan doğrudan katılması olan doğrudan demokrasi fikri, Antik Yunan’daki Polis’lerden gelmektedir. Her polis birbirinden ayrı özerkliğe sahiptir. Demokratik polis’lerin en önemli örneği Atina olarak gösterilir.

Polis ’te siyasetin merkezinde demos (halk) bulunmaktadır. Demokrasi ise, halkın yönetimi, iktidarı manasına gelmektedir. Yunan demokrasisinin bir rejim olarak siyaseten bir demokrasi olduğunu söylemek son derece zordur. Çünkü, halkın yoksul üyelerinin siyasal yaşam içinde etkin bir biçimde yer alamadığı görülmektedir.

Düşünce tarihinin başlangıcına yerleştirilen ilk Yunan düşünürlerinin İyonya’da ortaya çıktığı kabul edilir.

Sofist sözcüğü aynı zamanda bilgiyi öğreten anlamının da taşır ve Sofist düşünürler kendilerini siyaset öğreticisi olarak tanımlarlar. Sofistler düşüncelerinin merkezine insanı koydukları için tarihin ilk hümanistleri, (insancılık) olarak adlandırılabilirler. Sokrates, en önemli Sofistlerden biri sayılmaktadır.

Sokrates de Sofistler gibi, düşüncesinin merkezine insanı ve toplumu koyar. Ama onlardan farklı olarak Sokrates, bilgiye sahip olduğunu, bilgiyi öğretebileceğini savunmaz.

Hiç tartışmasız siyaset felsefesinin kurucusu ve en büyük isimlerinden biri sayılan ve Sokrates’in öğrencisi olan Platon, düşüncelerinin temeline Polis’i koymuştur. Platon, Sofistlerin ileri sürdüklerinin aksine, devletin insan yapısı olmadığını, doğal bir yapı olduğunu savunur.

Platon, devlet anlayışı gereği, iş bölümünden hareketle ideal devleti, üç temel iş meslek grubuna bölünmüş sınıflı bir toplumsal zemine yerleştirir. Zemin üç temel iş alanıyla, üretim, koruma ve yönetim işleriyle inşa edilir ve her bir iş ayrı bir sınıfa karşılık gelir. Bu üç sınıf üreticiler, koruyucular ve yöneticilerdir. İdeal devlet, kendi kendine yeten, dışa kapalı bir devlettir.

İdeal devleti, bir bütünlük olarak koruyacak ve değişimi durduracak güç, bunun bilgisi ve bilincine sahip yönetici ya da yöneticiler olacaktır. Bunlar da filozoflardır. Filozoflar ise ‘koruyucular’ın içinden çıkmıştır.

Bu filozoflar zamanla ülkenin başına geçmektedirler. Filozofun başa geçmesi diğer tüm yönetim biçimlerinden farklı olarak akla dayalı, tutkulara kapılmayan topluluğun ya da polis’in bir bütün olarak mutluluğunu gözeten bir devletin ortaya çıkması demektir. Platon’a göre zamanla ideal devletteki iş bölümünün azalması ile akıl yerini onura ve savaşa bırakacak ve krallar değil yasalar ön plana çıkacaktır.

Yasaya İtaatin Araçları ve Siyasal Kurumlar

Platon’un ikinci en iyi yönetim biçiminde en büyük sorun yasaların hakimiyetini sağlamak olarak görülür. Platon bunu sağlamak için eğitimin yanına dini de katmıştır. Hatta modelin en önemli kurumu Gece Konseyi’nde filozofların yanı sıra din adamları da epey fazladır. Gece Konseyi ise tek başına her şeyin üstünde ve adeta devletin ruhu gibidir.

ARİSTOTELES: DEVLET, EN YÜKSEK İYİ

Platon’un öğrencisi olan Aristoteles, felsefenin temel özelliklerinde hocasına bağlı kalmakla beraber, aklın yanında olgulara ve deney gözlemlere de önem vermiştir.

İnsan ve Siyaset: Zoon Politikon

Aristoteles’e göre siyaset ve toplumu anlamak insanı anlamaktan geçer. Siyasal toplum ise sadece beraber yaşamayı değil, erdemli davranışlarda bulunabilmeyi de sağlamalıdır. Aristoteles insanı zoon politikon yani toplumsal, siyasal bir hayvan olarak tanımlar. Yani özündekini gerçekleştirerek insanı insan yapan şeyin siyaset ya da devlet olduğudur.

Devlet bütün toplumun iyiliğini düşünür, bütün topluluğun iyiliği ise adaletten başka bir şey değildir. Yani Aristoteles, adaleti devletin direği olarak görmektedir.

Aristoteles, devleti bütün topluluklara has bir şey kabul etmez. Her toplumun sosyo özellikleri farklı olduğu için, her toplumun yönetim biçiminin farklı olması gerektiğini savunur. Aristoteles’e göre tiranlık (baskıcı rejim) en kötü, aristokrasi ise en erdemli yönetim biçimidir. Ancak en iyi yönetim biçimi de politea’dır. Yani silah taşıyabilen herkesin yönetime katılmasıdır.

Aristoteles’in Devrimler Kuramı olan Statis’e göre devrimlerin çeşitli nedenleri ve önleme yolları vardır. Eşitsizlik, ağır siyasi baskılar, yöneticileri tembelliği başlıca nedenler; Eşitsizlik ve orantısız büyümenin ortadan kalkması, orta sınıfa ağırlık verilmesi ve yasalara önem verilmesi de devrimleri önleme yolları olarak gösterilmiştir.

III. Aleksandros (Büyük İskender) Polis’i siyasal olarak ortadan kaldırmış ve Helenistik Çağı başlatmıştır. Ancak Polis’in kültürel varlığı daha sonraları da devam etmiştir.

ROMA DÜNYASINDA SİYASAL DÜŞÜNCE

Roma İmparatorluğu, siyasal hayata siyasi anlamda pek bir şey katmış değildir. Sadece uygulamada katkıları olmuş ve hukuk alanında da ilerlelemeler ve yenilikler sağlanmıştır.

Krallığın Mirası ve Cumhuriyet

Bir cumhuriyet düşünürü olarak görülen Polybios, her ne kadar karma yönetimin erdemlerinden söz etse ve bu yanıyla bir cumhuriyet düşünürüymüş gibi gözükse de Polybios, esasta Roma soylularının, yani senatoyu elinde tutan sınıfın, patricilerin sesi durumundadır. Gerçekte yönetim senatonun elinde olmasına karşın, Polybios iktidarın paylaşıldığı varsayımıyla senatoyu gelebilecek eleştirilere karşı korumaktadır.

Roma bu dönemde bağlaşık halkların eşitlik talepleriyle ve sınıf mücadeleleriyle boğuşmuştur. Bütün bu gelişmelerin en temel sonuçlarından biri Roma siyasal sisteminin giderek askerileşmesi ve cumhuriyetin kurumlarının bozulmasıdır.

Cumhuriyetten imparatorluğa uzanan kriz dönemi, aynı zamanda büyük bir ideolojik çözülüşü de beraberinde getirmiştir. Bunun en tipik örneklerinden biri Cicero gösterilebilir. Cicero kamusal çıkarı yurttaş çıkarının üstünde görmektedir. Devleti doğal yasalarla meşrulaştırmaya çalışmıştır.

Cicero’nun doğal hukuk anlayışı bir yandan devletin varlığını meşrulaştırırken, aslında çok daha önemli bir başka işlev üstlenmektedir: Roma’nın yayılmacı bir devlet olarak varlığı meşrulaştırılmakta, Roma evrenselleştirilmekte, böylece Roma emperyalist ideolojisi doğrulanmış olmaktadır.

Cicero ülkeye hakim olacak ve tehlikelerden koruyacak kişiye ‘vatanın koruyucusu, baba ve tanrısı’ adını vermektedir.

HRİSTİYANLIK TARİH SAHNESİNDE

Hıristiyanlığın yayılmasında ve evrensel hale gelmesinde şüphesiz en önemli etken Roma İmparatorluğu’nun varlığıdır. İlk aşama, çok zorluklarla karşılaşan Hıristiyanlığın Constantinus’un Hıristiyan olması ve özgürleştirmesi ile başlar. İkinci aşama ise, Papalık makamının oluşması ve Kilisenin hiyerarşiye katılmasıdır.

İsa ve Pavlus: Din, Dünya ve Siyaset

Hıristiyanlığı, ona uygun bir şeriatla donatan asıl isim Pavlus olur. Pavlus, adeta bu dinin gerçek kurucusudur. Pavlus Hıristiyanlara zulmeden bir Yahudi iken Hıristiyan olmuş ve kurumsallaşması için epey çaba göstermiştir.

İsa, edilgen ve dünyadan uzak duran bir tutum içinde, siyasal iradenin kaynağının tanrısal irade olduğunu saptamakla yetiniyordu. Pavlus ise bununla yetinmez. Siyasal iradenin kaynağı tanrısal iradedir ama var olan siyasal düzen de Tanrı tarafından kurulmuştur.

DERS ÖZETİNİN TAMAMINI VE DAHA FAZLASINI ONLİNE SİPARİŞV ERMEK İÇİN AÖF ÇIKMIŞ SORULAR

AÖF Ücretsiz Ders Özeti Paylaşımları
1
ATA AÖF - KURTARMA ARAÇLARI EĞİTMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
2
ATA AÖF - AFETLERDE RİSK VE KRİZ YÖNETİMİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
3
ATA AÖF -MESLEK HASTALIKLARI 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
4
ATA AÖF - BİREYLERLE SOSYAL HİZMET 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
5
ATA AÖF - ETİKETLEME VE İŞARETLEME 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
6
ATA AÖF - YÖNETİM BİLİŞİM SİSTEMLERİ 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
# TÜM ÖZETLERİ LİSTELE
Siz de hemen Ders Özeti sipariş verin, derslerinize kolayca çalışarak mezun olun.

Anadolu Üniversitesi Özet

Atatürk Üniversitesi Özet

Etiketler: ata aöf - ata aöf çıkmış sorular - ata aöf ders özeti - burhan kankaya - burhan kankaya ders özeti


Bu yazı 21.03.2017 tarihinden itibaren 1 kez okundu.




AÖF Çıkmış Sorular (Anadolu Ünv.) AÖF Çıkmış Sorular (Atatürk Ünv.) AÖF Ders Özetleri AÖF Deneme Sınavları AÖF Ders Kitapları Açık Lise Çıkmış Sorular
İletişim Bilgileri Firmamız Hakkında Sipariş ve Kargo Takibi Mesafeli Satış Sözleşmesi Garanti ve İade Şartları Gizlilik Sözleşmesi Ödeme ve Teslimat