İşlem yapılıyor, lütfen bekleyin...

Hizmette 10+ Yıl ve binlerce müşteri memnuniyeti... | %100 doğru kaynak | %100 memnuniyet | %100 mezuniyet |

Netsorular.com
İKT311U-ULUSLARARASI İKTİSAT TEORİSİ DERSİNİN 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
İKT311U-ULUSLARARASI İKTİSAT TEORİSİ DERSİNİN 1. ÜNİTE DERS ÖZETİNE VE DİĞER DERSLERİN DERS ÖZETİNE ULAŞABİLİR, AÖF ÇIKMIŞ SORULARI, AÖF DERS ÖZETLERİ VE AÖF YARDIMCI KİTAPLARI ONLİNE SİPARİŞ VEREBİLİRSİNİZ...

1. ÜNİTE - ERKEN TİCARET TEORİLERİ

Kültür ve bilim alanında büyük coğrafya keşifleri ve Rönesans ile patlama olmuş;bilimsel metot dünyanın bilinmeyenlerini ve doğal gerçekleri çözmekte kullanılmayabaşlanmıştı. Ekonomik alanda ise, nüfus büyümesi, köleliğin kaldırılmaya başlanması,şehirlere göçler, yatırım fırsatlarını ortaya çıkaran diğer faktörlerin filizlenmesiekonomik faaliyetler ve uluslararası ticaretin yayılışı sonucunu doğurmuştur.Sonuçta; bütün bu faktörlerin etkisi ile Orta Çağ ekonomik düşüncesi kayboldu,dünya içindeki her şeyin dinamik olduğu ve potansiyel olarak değişebileceğidüşüncesi yaygınlaştı. Fakat yine de bu dönemlerde bölgeler içinde büyük ölçüdekendi kendine yeterlilik söz konusu idi. Uluslararası ticaret, gerçek anlamda XVI.yy.dan itibaren Merkantilist düşünce sistemiyle birlikte ortaya çıktı.

Merkantalizm

Merkantilist politikalar, ülkelerin uygulamalarında büyük farklılıklar göstermektedir.Ancak tüm uygulamalarda görülen devlet güçlerinin başında, askerî gücüngelmesidir. Fakat bunun yanında devlet gücü ve prestijinin önemli ölçülerinden biride ülkenin ekonomik zenginliğidir. Ülkenin ekonomik zenginliği de sahip olduğu kıymetli madenlerle ölçülür. Böylece altın ve gümüş, paralı asker ve savaş malzemeleritemin etmekte kullanılarak ülkenin askerî gücü sağlanır. Bu nedenle, ülkedeyeteri kadar altın ve gümüş varsa sorun yoktur, ancak eğer ülkenin altın vegümüşü yetersizse, diğer ülkelerden sağlanması zorunludur. Ülke altın ve gümüşügenel olarak dış ticaret fazlası vererek sağlar, ancak gerekirse kuvvet kullanarak diğer ülkelerden temin edebilir.

Fizyokratlar

Fizyokratlar, XVIII.yy.da yaşamış bir grup Fransız yazardır. Quesnay, Mirabeau,Mercier de la Rivieve, La Trosne, Dupont de Nemoursbunlardan birkaçıdır. Fizyokratdüşünceye göre, gerçek zenginlik sadece topraktan elde edilir. Sanayi, mevcutolan nesneleri birleştirmekten öte bir şey yapmadığından verimsizdir. Ticaret, nesneleriçevrede hareket ettirmekten başka bir şey değildir. Böylece fizyokratlara göreizlenecek doğru politika, toprak verimini arttırıcı önlemler almaktan ibarettir. Sadecetarım üretken olduğuna göre, toprağın yarattığı tümüyle toprak sahibine rantolarak gider. Bu nedenle tek vergi olmalı ve o da toprak sahiplerinden alınmalıdır. Fizyokratlar “doğal düzene” inanmışlardır. Onlara göre, iç ve dış ticaret serbestolmalı, uluslararası ticarette korumacılıktan kaçınmalıdır. Bu yüzdenFransa’da tahıl ihracatının yasaklanıp, ithalatın serbest olmasına karşı çıkmışlardır.İhracatın kısıtlanması; tüketici lehine, üretici aleyhinedir. Bu da tarıma büyük ölçüdezarar verecektir. Hâlbuki kısıtlamalar kaldırılsa ihracat artacak ve tarım üreticilerinineline yüksek gelirler geçecektir. Fizyokratların istediği de budur.

Laissezfaire, laissezpasser:“Bırakınız yapsınlar,bırakınız geçsinler” şeklindeçevrilen Fransızca bu deyiş,serbest piyasa ekonomisiiçinde piyasalaramüdahalenin olmamasıgerekliliğini savunur.Dolayısıyla bireylerinekonomik faaliyetlerinedevletin karışmaması ilkesiüzerine kuruludur. İlk olarakFizyokrasi düşüncesindeortaya çıkmıştır.

KLASİK TEORİ VARSAYIMLARI

1) Ülke içinde ve ülkeler arasında ticaret, takas usulüyle yapılmaktadır. Buvarsayımın nedeni, karşılaştırmalı üstünlüklerin getirdiği kazancı (ya da kaybı)daha kolay ve açık görebilmektedir. Ancak varsayım klasik iktisatçılarınekonomide parayı yansız (nötr) görmeleri ve ekonomik büyüklükleri reelolarak ele almalarıyla da uyumludur.

2) Ticarete giren mallar iki tanedir. Ticaret iki ülke arasında yapılmaktadır.İkinci varsayım açıklamaları basitleştirmek için yapılmıştır. Ancak dünyaekonomilerini sanayi malları üreten ülkeler ve tarım (maden ve benzeri dahil)malları üreten ülkeler diye kabaca ikiye ayırırsak varsayımın gerçek hayattançok uzak olmadığı anlaşılır.

3) Ulaşım, sigorta vb. maliyetler sıfırdır. Bu varsayım da uluslararası ticaret sonucundaoluşan kazancı (ya da kaybı) net olarak elde edebilmek için yapılmıştır.

4) Emek-değer teorisi geçerlidir. Bir malın üretiminde sadece işgücü kullanılmaktadır ve o malın değeri de kullanılan işgücü miktarınca tayin edilir. Ayrıca, işgücünün homojen olduğu kabul edilmektedir.

5) Üretimde sabit maliyetler geçerlidir. Maliyetler üretim miktarına bağlı olarakdeğişmemekte, sabit kalmaktadır. Bu varsayım da basitleştiricidir. Ancakdaha sonraki analizlerde üretimde artan ve azalan maliyetler de ele alınacaktır.

6) Üretim faktörleri gerek ülke içinde, gerekse bölgeler itibariyle hareketliliğesahiptir. Üretim faktörlerinin ülkeler arasında hareketliliği (mobilitesi) yoktur.Bu yüzden malların işgücü maliyetleri ve bunlar arasındaki oranlar ülkelerarasında değişmektedir.

7) Mal ve üretim faktörü piyasalarında tam rekabet koşulları geçerlidir. Buvarsayım da aksak rekabet piyasalarının (monopol, oligopol vb.) uluslararasıticarete etkilerini bir an için görmezden gelmeyi ve rekabetin tam vemükemmel olduğu bir ortamda uluslararası ticaretten kazanç (ya da kayıpları)gözleme imkanı vermesi nedeniyle yapılmıştır.

8) Ticaret, gelir dağılımına etki etmemektedir. Ülkelerin ticaretten kazançlı çıkmaları(gelir dağılımını etkilemeyerek), ülkelerin toplam refahını arttıracaktır.

 

 

NOT: ViceVersa: “Söylenenlerintam tersi de doğrudur.”anlamında Latince sözdür.

Yukarıya Git