İşlem yapılıyor, lütfen bekleyin...

Hizmette 10+ Yıl ve binlerce müşteri memnuniyeti... | %100 doğru kaynak | %100 memnuniyet | %100 mezuniyet |

Netsorular.com
SOS105U-SOSYOLOJİDE ARAŞTIRMA YÖNTEM VE TEKNİKLERİ DERSİNİN 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ
SOS105U-SOSYOLOJİDE ARAŞTIRMA YÖNTEM VE TEKNİKLERİ DERSİNİN 1. ÜNİTE DERS ÖZETİ

1.ÜNİTE

SOSYOLOJİDE ARAŞTIRMA YÖNTEM VE TEKNİKLERİ 

 

FELSEFE VE BİLGİ

İnsanların etraflarında var olan şeylerle ilgili bilgi toplamalarında en önemli yollardan biri şüphesiz felsefedir. Kelime anlamıyla bilgelik sevgisi anlamına gelen felsefe (philia ve sophia), insanoğlunun doğal ve toplumsal varlıklar hakkında ge­çerli, güvenilir ve erdemli bilgilere ulaşma arzusunda olması demektir. Felsefe, en geniş anlamıyla öz­ne ile nesne arasındaki ilişkileri açıklamaya çalışan bir faaliyet alanıdır.

Varlık Felsefesi (Ontoloji):

Varlığı maddesel, zihinsel ve ruh­sal boyutlarıyla çözümlemeye çalışır; varlığın yapısını, özelliğini, varlığın özsel ve biçimsel niteliğini, varlık-yokluk problemini ve ruh-madde ilişkisini ele alır.

Bilgi Felsefesi (Epistemoloji):

Bilgiyi, bilen özne ile nesne ara­sındaki ilişkinin nasıl kurulduğunu, bilginin kaynağını, doğruluğunu, sınırlarını, ni­teliğini ve özelliğini inceleyen, "neyi bilebiliriz", "nasıl bilebiliriz" ve "hangi yol ve yöntemlerle biliriz" sorularını çözümlemeye çalışan bir felsefedir.

BİLİM, BİLİMSEL BİLGİ VE YÖNTEM

BİLİM;

  • Doğal ve toplumsal dünyayı açıklayan geçerli ve güvenilir bilgiler bü­tünüdür.
  • Doğal ve toplumsal olgu ve olaylar hakkında bilimsel yöntemlerle el­de edilen tutarlı ve düzenli bilgilerdir.
  • Bilimsel araştırma yöntem ve teknikleri kullanılarak doğal ve toplum­sal dünya hakkında elde edilen genel geçerli bilgilerdir.

BİLİMSEL BİLGİ VE YÖNTEM

Doğal ve toplumsal dünyanın sistematik bir şekilde incelenmesi sonucunda elde edilen bir bilgi türüdür. Bilim insanları tarafından gözlem, deney ve test etme yoluyla elde edilmesinin yanı sıra anlama, çözümleme ve yorumlamayla da elde edilmektedir. Olgusal ve mantıksaldır.

Yöntem ise bilimsel bilgiye hangi kuramsal bakış açısı ile ulaşılacağını, doğal ve top­lumsal olgu ve olayların nasıl ele alınacağını ve elde edilen verilerin nasıl çözüm­leneceğini ve yorumlanacağını belirleyen bilimsel kurallar bütünüdür.

AYDINLANMA DÜŞÜNCESİ

Aydınlanma, 17. ve 18. yüzyılda Batı Avrupa'da(özellikle Fransa) gelişen, birbirine bağlı felsefi, bi­limsel ve toplumsal alanlarda oluşan düşünce hareketidir.

Aydınlanma Düşünürleri:

Baron de Montesquieu (1689-1755)

 Voltaire (1694-1788)

 David Hume (1711-1776)

 Adam Ferguson (1723­1816)

J.J. Rousseau (1712-1778)

Aydınlanma Düşüncesinin Temel İlkeleri

  • Akıl
  • Ampirisizm: Bütün insanların duyu organla­rı aracılığıyla kavrayabildiği şeylere dayalı olduğu fikridir.
  • Bilim
  • Evrensellik
  • İlerleme
  • Bireycilik
  • Hoşgörü
  • Özgürlük
  • İnsan Doğasının Aynılığı
  • Sekülarizm: Aydınlanma'nın geleneksel ve dinî otorite karşısında, dinî açıdan doğru kabul edilen ve onaylanmış bilgiye karşı, bağımsız ve laik bilgi ihtiyacını vurgulamasıdır.

DEVRİMLER

 

Bu büyük dönüşümlerin altyapısını, temelleri 17. yüzyılda başlayan bilimsel çalış­malara dayalı Bilimsel Devrim oluşturmaktadır.

Bilimsel Devrim

Doğanın hareketi ve yasaları bilindikçe, doğayı bilmek ve doğanın gizlerini çözmek mümkün görülmektedir. Bilimsel Devrim'i Newton'un evrensel yer çekimi yasasını keşfederek başlattığı kabul edilmektedir.

Fransız Devrimi

Siyasal bir devrim olarak nitelenen 1789 Fransız Devrimi'nin hedefi, Avrupa'da aristokrasi ve kilisenin otoritesi ile yönetilen toplum düzenini yıkmak olmuştur. Bu geleneksel toplum düzeninin yerine evrensel özgürlük, eşitlik ve kardeşlik ilkele­rine dayanan yeni bir toplumsal düzen yaratmayı amaçlamışlardır.

Çağdaş devrimler içinde dünyayı kapsama niteliği taşıyan tek devrim olarak kabul edilmektedir. Eşitlik, özgürlük, güçlerin ayrılığı, hoşgörü gibi Aydınlanma'nın ilkelerini uygulamaya koymuştur.

Endüstri Devrimi

18. yüzyılın sonlarında İngiltere'de başlamış ve daha sonra bü­tün Batı Avrupa ve Birleşik Amerika'ya yayılarak bu ülkeleri de derinden etkilemiş­tir.

 

MODERNİTE VE MODERN TOPLUMLAR

Modernite ilerici, ekonomik ve yönetsel akılcılaştırmayı ve olgunun değerden, ahlaksal alanın kuramsal alandan ayrı tutulması gibi toplumsal dünyanın ayrımlaştırmasıdır.

Modern toplumlar;  yeni yönetim biçimi olarak, karasal sınırlar içinde tanım­lanan ulus-devlet ile onun egemenlik ve meşruluk anlayışının görüldüğü toplumlar olmuşlardır.

SOSYOLOJİNİN BİLİM OLARAK KURULMASI

18. yüzyılda Aydınlanma düşünürleri, önceki düşünürlerden daha sistematik ve tu­tarlı bir şekilde çalışmaya başlamışlardır. Çözümlemenin bilimsel ilkelerini insan, insan doğası ve topluma uygulayarak yöntemsel bir yol izlemişlerdir.

Henri de Saint Simon (1760-1825) ve Auguste Comte (1798-1857) önemli çalışmalarda bulunmuştur.

DOĞA BİLİMLERİ VE SOSYAL BİLİMLER

Ampirist bilgi anlayışını benimsemişlerdir.

Ampirist Doğa Bilimi Anlayışına göre:

  • Doğuştan bilgi yoktur.
  • Gerçek bir bilgi iddiası, gözlem veya deneyle sınanabilir.
  • Bilimsel yasalar; genel, tekrarlanan gözlem veya deney örüntüleri hakkında önermelerdir.
  • Bilimsel nesnellik, açık bir şekilde sınanabilir olgusal önermeler ile öznel değer yargıları ayrımına dayanır.

POZİTİVİZM

Bilim ve olgular, metafiziğin karşısında yer alarak, dinî inancın ve vahyin bilgi kaynakları olarak görülmesi reddedilmiştir.

Temel ilkeleri:

Ampiristtir.

Bilimi en üst ve hatta yegâne gerçek bilgi biçimi olarak görmek­tedir.

Bilimsel yöntemin, insanın zihinsel ve toplumsal hayatını araştı­racak, bu disiplinlerin 'sosyal bilimler' olarak kurulmasını sağlayacak biçim­de genişletilebileceğini ve genişletilmesi gerektiğini savunmaktadır.

Sosyal bilimlerin çalışma alanlarını belirlemek ve sorgulama yöntemini geliştir­mek için, doğa bilimlerini örnek almasından kaynaklanan iki temel koşulu yerine getirmesi gerekmektedir.

Bunlar; naturalizm (doğacılık) ve önyargının kontrolüdür.

 

TOPLUMSAL ARAŞTIRMA VE YÖNTEMLERİ

Toplumsal araştırma; bireyler, gruplar, kurumlar, formal ve enformal toplumsal yapılar, topluluklar kültürler ve bunların birbirleriyle olan iliş­kilerini incelemektedir.

Toplumsal araştırmaların temelde iki nedeni;

1 Kavramsal ya da kuramsal amaç taşıyan araş­tırmalar

2 Pragmatik ya da uygulama amacına yönelik olarak yapılan araştırmalardır.

Toplumsal kuram, toplumsal gerçekliği anlaşılır hale getiren bir kavramlar kü­mesidir.

Toplumsal kuramın parçalarını kavramlar, hipotezler ve varsayımlar oluştur­maktadır.

Kavramlar, kuramın yapı taşlarıdır.

Hipotez, "ampirik teste tabi tutulacak olan verili bir ilişkiler durumu hakkında­ki fikirler seti"dir.

Varsayımlar, gözlemlenebilir ya da test edilebilir olmayan şeylerin doğası hakkındaki ifadelerdir.

Toplumsal Araştırmanın Aşamaları

Belirli aşamaların uygu­lanması yoluyla gerçekleştirilmektir. Bunlar:

  •             Araştırma Konusunun Belirlenmesi
  • Araştırma Probleminin Belirlenmesi
  • Uygun Çalışma Türünün Seçilmesi
  • Örneklem Seçimi
  • Ölçme
  • Veri Toplama
  • Veri Analizi
  • Araştırma Bulguların Yorumlanması ve Rapor Yazımı
  • Araştırma Bulgularının Mevcut Çalışmalarla Bütünleştirilmesidir.
Yukarıya Git